İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye işte böyle bir yer…

İsmet Berkan

Bu topraklarda yaklaşık olarak bin yıldan beri hep birlikte kardeş gibi yaşıyoruz. Evet, arada bir aramızda arızalar çıkıyor ya da çıkartılıyor. Evet, zaman zaman birbirimize kıyıyoruz, öldürüyoruz. Ama bütün bunlara rağmen ne kadar güzel ki düşmanlıklar kalıcı olmuyor. Tek tek insanlar, tek tek aileler çoğu zaman o toplu çılgınlıkların arızalarını gidermenin yolunu buluyor, sonunda sevgi kazanıyor, barış kazanıyor.

Dünkü Yeni Şafak gazetesinde, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob 2 ile yapılmış bir söyleşi vardı. Fatma Durmuş’un yaptığı söyleşide Mesrob’un kendi ailesiyle ilgili anlattıkları beni çok etkiledi. O bölümü aynen aktarıyorum:

“Anneannem yarı Ermeni, yarı Rum’dur (gülüyor). Anneannemin babasının adı Boğos Karakaşyan, annesinin adı ise Olimpia’dır. Anneannemin kendi adı ise uzundu -Verjin Efzat Yeprakse Karakaşyan (yine gülüyor). Anneannemin ilk kocası Pera Palas’ın karşısındaki ünlü lakerda dükkânının sahibi Artin Balıkçıyan’dı. Bu evlilikten iki kızları olmuş: Benim büyük teyzem Azat ile annem Mari. Azat teyzem, Sivas’ın Zara ilçesinden Nışan Zaralı ile evlendi. Nışan dayım, Ermeni Hıristiyan’dı, Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda istirahatte. Annem Mari ise, Yeşilköy’de yaşayan İzmitli Onnik Mutafyan, yani babamla evlenmiş. Bu evlilikten üç çocukları olmuş -Minas, yani ben, ve kız kardeşlerim Peruz ve Azat. Mesrob, benim rahiplik adım, 1979’da Patrik Şınorhk tarafından takıldı. Büyükbabam Artin bey vefat ettikten sonra, anneannem Verjin hanım biçare kalmış ve çocuklarına bakamayacak duruma gelmiş.

Taksim, Çalgıcı Sokak’taki mahalle sakinleri çöpçatanlık ederek, Verjin hanımı, hayatını bir fabrikada şoförlük yaparak kazanan Arapgir doğumlu Mehmet Ali Varoler ile tanıştırmışlar. Böylece anneannem Verjin hanım, Mehmet Ali beyle belediye nikâhı ile 1944’te evlenmiş. Yani bey Müslüman, hanım da Hıristiyan kalır. Bu evlilikten de anneannem Verjin hanımın bir kız çocuğu olur -Sevim Varoler. Sevim teyzem, Mehmet Ali beyin kızı olduğu için Türk Müslüman’dır. Ailemizde bir ayrımcılık hiç olmamıştır. Sevim teyzem, Ersan Şenkan ile evlenerek birlikte Almanya’ya işçi olarak gittiler. Bu evlilikten bir kız çocukları oldu, yani benim yeğenim Nilgün Şenkan. Ben lise öğrenimimi Stuttgart Amerikan Lisesi’nde tamamlarken, Almanya’da bana Sevim teyzem ve Ersan eniştem baktılar. Yeğenim Nilgün’e gelince, o da 1995 Kastamonu doğumlu Ahmet Gürşen’le evlendi, bu evlilikten de bir kız çocuğu doğdu, yani benim tatlı küçük yeğenim Özde Gürşen. Gelelim babam Onnik’in ailesine. Büyükbabam Minas Mutafyan’ın büyükleri Adapazarlıymışlar. Askerlik görevini yaptıktan sonra büyükbabam Minas İzmit’e yerleşmiş, ekmek fabrikasında çalışmış, pişmaniye ustası olmuş. Daha sonra İstanbul-Yeşilköy’e göç etmek zorunda kalmış. Yeşilköy köyken, köyün ekmek fırınının sahibi olduğu söyleniyor. Yeşilköy’de fırıncılık yaparak geçinen büyükbabam Minas, aslen Yozgatlı olup Samatya’da yaşayan babaannem Aznif ile Samatya Surp Kevork Kilisesi’nde evlenmiş. Bu evlilikten iki çocukları olmuş -babam Onnik ve halam Mari. Onnik, annem Mari ile evlenmiş. Halam Mari ise İstanbul doğumlu Krikor Değirmencioğlu ile evlenmiş. Mari halam ile Krikor amcam vefat ettiler. Oğulları Aris ise halen bekâr. Büyükannelerim de, büyükbabalarım da Balıklı Ermeni Mezarlığı’ndalar.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: