İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

DÜRÜST BİYOGRAFİK FİLM

Viktor APALAÇİ

“SON SOSYALİST MİTTERAND” bir başkanın iktidarının ve ömrünün son günlerini anlatıyor.

Ermeni asıllı solcu yönetmen Robert Guediguian, korku ve şüphe dolu bir devlet başkanının, kendisi hakkında bir kitap hazırlayan genç bir gazeteciyle yaptığı uzun mülakatlardan oluşan filminde, yakın tarihe damgasını vurmnuş ilginç bir kişiliği tanıtıyor. Çağına tanıklık eden sinemanın öğretici işlevine örnek olan bu mükemmel çalışma, soğuk, mağrur, mesafeli Metterand’a oldukça sempatik, sıcak ve insani bir boyut katıyor. Mükemmel bir makyajla, fiziksel bakımdan Mitterand’a benzetilmiş, eski tüfeklerden Michel Bouquet, rafine ve etkileyici performansıyla bir oyunculuk şöleni sunuyor

Fransız sinemasının Ken Loach’u sayılan, kariyeri boyunca Marsilya’nın işçi sınıfından küçük insanlarının sorunlarını perdeye taşıyan, Ermeni asıllı solcu yönetmen Robert Guediguian’ın, Fransa’nın son sosyalist başkanı Mitterand üzerine bir film yapması şaşırtıcı.

Ancak bu son derece dürüst biyografik film, sinemanın öğretici işlevine örnek olan, çağına tanıklık eden sinema sanatının açıldığı ufukları sergileyen mükemmel bir çalışma.

İktidarının ve ömrünün son günlerini yaşayan, korku ve şüphe dolu bir devlet başkanının, kendisi hakkında bir kitap hazırlayan genç bir gazeteciyle yaptığı uzun mülakatlardan oluşan “Son sosyalist Mitterand” – “Le Dernier Mitterand” yakın tarihe damgasını vurmuş ilginç bir kişiliği tanıtıyor.

Üst üste 2 kez başkan seçilen, soğuk, mağrur, mesafeli bir politikacı olarak bilenen Mitterand’ı film, evlilik dışı bir ilişki yaşadığını ve bu ilişkiden yıllar sonra bir kızı olduğunu kabullenen bir insan olarakk takdim ediyor.

Yönetmen Gediguian Başkanı pohpohlayıp yücelterek azizleştirmeyen, kendini yavaş yavaş ölümüne hazırlayan, gururlu bir insan olarak gösterip, Mitterand’a oldukça sempatik, sıcak ve insani bir kişilik kazandırıyor.

Dünyada sosyalizm çökerken, Fransa’da sosyalizmin devam edeceği olasılığını içinde yaşatan, hasta haliyle, kendisine “üçüncü kez adaylığınızı koyarmısınız?” sorusuna “istemem, yan cebime koy” cevabını verebilen kurt bir politikacı portresi çizen filmden alınacak dersler var.

Mükemmel bir makyaj ile fiziksel bakımdan Mitterand’a neredeyse tıpatıp benzetilmiş, Fransız sinemasının eski tüfeklerinden, deneyimli oyuncu Michel Bouquet son derece rafine ve etkileyici performansıyla, tam bir oyunculuk şöleni sunarken, Guediguian’ın başarısına destek oluyor.

Sadece Fransa tarihinde değil, dünya tarihinde de iz bırakan politikacılardan biri olan Mitterand’ı film anılarını yazmaya yardım eden (hayali bir kişilik olan) genç bir yazar ile yaptığı söyleşilerle anlatıyor.

İŞBİRLİKÇİ GEÇMİŞİNİ REDDEDEN BAŞKAN

Yıllarca sosyalizm rüyasını sürdüren bu ilginç kişiliği, politik görüşlerinin yanısıra, en gizli anlarını açıklayan, hayatının bir özetini veren, biyografik izler taşıyan bir filmde tanıyoruz. Ölümü sorgulayan cesur, güçlü ve inançlı bir politikacıyı film, ustalığıyla öne çıkan nefis diyaloglar eşliğinde anlatıyor.

İşgal altındaki Fransa’da, Vichy hükümetiyle olan karanlık ilişkileri konusunda sorulan soruları kıvrak manevralarıyla geçiştiren, kendini temize çıkarma peşindeki Mitterand’ı film, Fransız Yahudilerinin Velodrom’da toplanmasındaki katkısı için akıllarda bir soru işareti bırakıyor.

Çocukluğu ağır Katolik ve tutucu bir çevrede geçen Mitterand, aşırı milliyetçi ve Hitler yanlısı “Vichy hükümeti”nde yer almıştı. Savaşın seyri yavaş yavaş değişmeye başlayınca, direnişçiler safına geçen Mitterand, siyasi kariyeri boyunca “işbirlikçi” geçmişini asla kabul etmek istemedi ve Yahudi kuruluşlarıyla asla barışamadı.

Sıcak ve samimi bir mizah içeren filmleri ve hümanist tavrıyla öne çıkan solcu yönetmen Robert Guediguian’ı, Mitterand hakkında bir film yapmaya iten en önemli etken, bence başkanın sosyalist fikirleri.

Bu çok tartışılan siyaset adamı hakkındaki film, ABD başkanlarını konu eden abartılı Hollywood yapımlarına hiç benzemiyor.

Yönetmen Guediguian’ın (filmin senaryo yazarlarından) Georges Marc Benamon’un Mitterand’la yaptığı görüşmeleri kaleme Mitterand’ın aldığı anı kitabından uyarladığı filmde, Antoine Moreau karakteri başkanın son günlerinin canlı tanığı oluyor.

14 yıllık başkanlık dönemi ve yaşamı, yakalandığı prostat kanseri yüzünden son günlerini yaşamaktadır. Film ağır temposuna rağmen, başarılı dekor ve olağanüstü set tasarımı ile teknik yönden kusursuz.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: