İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Didim’den dünyaya barış çağrısı

Yalçın Bayer

‘SELANİK’ten, Bulgaristan’dan geldik, Güneydoğu’dan göç aldık.

Sonra İstanbul’dan, Ankara’dan. Rize’den, Afyon’dan. Hepimiz doğduğumuz yerden koptuk, doyduğumuz yerli, Didimli olduk. Biz bir mozaiğiyiz, Didim’in Ege’nin kültürünü oluşturuyoruz. Bölgemiz bütün medeniyetlerin beşiği, kültür ve sanat buradan başlıyor. Biz savaşa karşı barış diye haykırıyoruz: Barışın kaybedeni olmaz, savaş olur.’

Didim Belediye Başkanı, CHP’li Mümin Kamacı, Barış Şenlikleri’nin açılışını yaptığı Didim’e 10 km uzaklıktaki Akköy meydanında kurulu ‘Barış Kürsüsü’nden böyle sesleniyordu.

Akköy, antikçağdaki Milet’ten gelip Didim’e ulaşan ‘Kutsal Yol’ üzerinde kuruluÖ

Didim, pırıl pırıl kumu ve denizi, nem oranı düşük, oksijeni bol havası sayesinde son yıllarda turistlerin büyük ilgisini çeken bir kent; özellikle de İngilizlerin.

Bunun yanında antik dünyanın ‘kehanet’ (bilicilik) merkezi sayılan Apollon Tapınağı ve yakın çevresindeki bilim, sanat ve kültür merkezi. A.Semih Tulay ve Hasibe Akat, ‘Zamanın Öyküsü’nde bu yöreyi şöyle anlatıyorlar:

‘Filozoflar kenti Milet, Hippodamos, planlı kent Priene, Heraklea, Karina, Doğanbey gibi tarih ve kültür mirasları, Bafa Gölü, Menderes Deltası-Kuş Cenneti gibi zenginlikleri ile de bir ‘turizm bölgesi’ olanaklarının ve gereksinimlerinin büyük bölümünün mirasçısı durumundadırlar.’

(Bu mirasın nasıl rezil edilmekte olduğu bir başka yazının konusudur.)

Binlerce yıl öncesinden günümüze iyiliği, güzelliği, dostluğu taşıyan, insanın ilk kez gerçekten insan olduğu bu coğrafyada 10. yılına giren Barış Festivali bu nedenle ayrı bir önem taşıyor.

Her yerde ‘Barış Kültürü’nün yerleşmesi, savaşların son bulması yönünde bütün dilekler.

3 Eylül akşamına kadar sürecek festivalde, barış güvercinleri uçuruluyor, barış meşaleleri yakılıyor, barış yürüyüşleri yapılıyor. Başkan Kamacı, kadınlara tek tek gül dağıtıyor. Bugünlerde Didim’de her şey barış için. Didim Belediyesi savaşa karşı barış bayrağını yalnız ulusal değil, uluslararası boyutta da yükseltiyor.

KİMLER GELDİ

Suriye’den Zeyneb Nubbh (yazar), Ürdün’den Nidal Mahani, Yunanistan’dan İona Sotirhu (gazeteci, yazar), İsrail’den Haya Shalom (akademisyen), Filistin’den Hana Ahmed Muhammed (müzisyen), Ermenistan’dan Dzovinar Lokmagözyan (yazar), Didim’de yaşayan İngiliz gazeteci Jiil Erer ve Türkiye’den barış yanlısı kadınlar savaşın yol açtığı eşitsizlik, adaletsizlik ve haksızlıklara karşı dünyaya barış çağrısı yapıyorlar:

‘Savaşa ve işgal hareketlerine karşı en önemli cevap bu etkinliklerdir. Dünyayı sanat ve kültür kurtaracaktır. Barış ve huzur istiyoruz. Önce barış, sonra barış, hep barış.’

Almanya’dan gelen konuk Ingred Şentürk, ‘Ben barışı Mustafa Kemal’den öğrendim; o da yurtta barış, dünyada barış’ diyor.

Önceki akşam Apollon Tapınağı’nın büyüleyeceği atmosferinde Erkan Oğur ile İsmail Hakkı Demircioğlu’nun muhteşem bir konseri vardı. Öylesine ilgi gördü ki bu konser, değil oturacak, ayakta duracak yer bile yoktu. Festivalin en enerjik grubu, Filistinli sanatçılardan oluşan ‘Ülkeye Dönüş’tü. Dün Altınkum’dan Aytepe’ye yapılan ‘Barış Yürüyüşü’nün en ilginç yanı, yabancı konukların katılımı ile barış sözcüğünün orada hazırlanan mermerlere dünyanın bütün dillerinde yazılmasıydı. Altınkum plajında son etkinlik Suavi’nin konseriydi. Böylece gündüzleri dolu olan o güzelim plaj, bütün gece boyunca da tıklım tıklımdı.

CHP Genel Başkanı Baykal’ı bırakın, Aydın’ın CHP’li üç milletvekili davetli oldukları halde kendi belediyelerinin etkinliğinde yoktular. CHP’yi, bugünkü ‘Yeni Dünya Düzeni ve Şiddet’ paneline katılacak olan Onur Öymen ve Güldal Okuducu temsil edilmiş olacak bir yerde.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: