İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Korkma Azerbaycan! Bunlar blöf

Hasan Ünal

Azerbaycan KKTC”ye yönelik ambargoya karşı harekete geçen ilk ülke oldu. Azerbaycan”a da bu yakışırdı. KKTC”ye doğrudan uçuşları başlattı. Azerbaycan işadamları ve bir grup sanatçı, akademisyen Bakü”den Ercan”a kalkan ilk uçakla KKTC”yi ziyaret ettiler. Bu satırlar kaleme alınırken söz konusu heyetin Kuzey Kıbrıs temasları devam etmekteydi.

Azerbaycan”ın bu adımları atması ve Pakistan başta olmak üzere başka İslam ülkelerinin de muhtemelen bu doğrultuda hareket edeceğinin anlaşılması, Rum-Yunan ikilisinde ciddi kaygılara neden oluyor. Azerbaycan”ın bu girişimi, Başbakan Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Talat”ın geçen yıl yapılan referandumlardan bu yana ne kadar yanlış hareket ettiklerini göstermiş oldu.

Geçen yılki referandumların ardından KKTC”nin hem İslam ülkeleri hem de Türk Cumhuriyetleri tarafından tanınması yönünde yoğun bir kampanya yapılması lazımdı. Oysa bir yandan Talat öte yandan da Erdoğan-Gül ikilisi marifetmiş gibi ”biz KKTC”nin tanınmasını istemiyoruz” gibi açıklamalar yapmak suretiyle bu fırsatı kaçırdılar. Aslında benzeri fırsatlar vaktiyle 1980”li yıllarda da elimize geçmişti. Örneğin 1983 senesinde KKTC”nin ilanının ardından BM Genel Sekreteri bir çözüm planı ortaya koymuş ve 1984”den 1986 yılına kadar tartışılarak nihai hale getirilen bu planı Türk tarafı kabul etmiş; Rumlar ise reddetmişti. O zaman da KKTC”nin tanıtılması için uygun bir ortam doğmuş; ancak iyi kullanılamamıştı.

KKTC”nin tatıntılması işi hala da yapılabilir. İran ve Suriye gibi Amerika ile sorunlar yaşayan devletlerden başlamak üzere bir dizi diplomatik girişim yapılabilir. Ancak AKP hükümetinin bu tür girişimlere ne isteği ne de niyeti var. Bu arada Azerbaycan”ın başlattığı girişimlerin devam etmesi ve arkasının da getirilmesi gerekli. Ve Azerbaycan”ın bu adımlarından dolayı karşılaşacağı tehditlerden yılmaması, yıldırılmaması gerekiyor.

Karabağ sorunu Azerbaycan”ın yumuşak karnı gibi sunuluyor. Türkiye”nin Kıbrıs”a yaptığı çıkarma ile Ermenistan”ın Azerbaycan topraklarını işgali arasında her hangi bir hukuki veya siyasi benzerlik kurmak mümkün değildir. Türkiye 1974 yılında Kıbrıs”a uluslararası anlaşmalardan doğan hakları gereği asker çıkarmıştır. Oysa ne Karabağ”a ne de Karabağ dışındaki Azerbaycan topraklarına yönelik Ermeni saldırıları ve işgalinin her hangi bir hukuki veya siyasi alt yapısı yoktır.

Ermenistan yönetimi Karabağ”daki etnik çatışmalarda kendi ırkdaşı olan Ermenilere destek vermek zorunda kaldığını söyleyebilir. Ancak bunun tutarlı bir tarafı olamaz. Hele hele Karabağ dışındaki Azerbaycan topraklarının işgali konusunda Ermenistan”ın ne hukuki ne siyasi ne de ahlaki olarak söyleyebileceği her hangi bir şey yoktur. Ermenilerin kurdukları uyduruk Karabağ Cumhuriyeti”ni de kimse tanıyamaz. Böyle bir tanıma işlemi bölgede büyük bir kaosun başlangıcı olur ve bütün hukuki normların alt üst edilmesiyle sonuçlanır.

Dolayısıyla Azerbaycan şimdilerde Kıbrıs Rumlarının ve Yunanistan”ın Karabağ”daki işgal yönetimiyle ilişki kurabilecekleri yönündeki girişimlerinden katiyen korkmamalıdır. Ne Yunanistan ne de Rumlar böyle bir şey yapamazlar. Ayrıca Azerbaycan giderek güçlenen ve petrol gelirleriyle zenginleşen bir ülke olarak her halükarda işgal altındaki topraklarını geri alacak güç ve kabiliyettedir. Mesele bu işin sulh yoluyla mı yoksa savaşla mı olacağıdır. Her iki halde de Azerbaycan aciz değildir ve olmayacaktır.

Kısacası Azerbaycan Rum-Yunan girişimlerinden çekinmemeli. Tam tersine Ermenistan”ın işgalci tavrını Loizidou davası örneğinde olduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi”ne götürmenin hukuki yollarını aramalıdır. Türkiye de bu konuda kendilerine destek vermelidir. Kıbrıs”ta Loizidou adındaki Rum kadın kuzeydeki emlakini Türkiye”nin ”işgalinden” dolayı tasarruf edemediği için dava açmış ve AİHM de Türkiye”yi mahkum etmişti. Peki on yılı aşkın bir süredir ”kaçğın” hayatı yaşayan Azerbaycan Türkleri aynı kapsama grimiyor mu? Ermenistan da Avrupa Konseyi üyesi. Eğer AİHM”nin ilgili protokollerini imzalamışsa, onlar aleyhine bu içtihat üzerine dava açmak iyi fikir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: