İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Demokratik gözaltı!

Emin Pazarcı

Sadece ve sadece düşündüklerini, inandıklarını ve doğru bildiklerini söyledi. “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” ifadesini kullandı.

Bu söyledikleri “suç” oldu…

Polis tarafından ” gözaltına” alınıp, savcının karşısına çıkarıldı.

İsviçre’deki Wintertuhr Savcısı Rolf Jaeger, kendisine önce bir tavsiyede bulundu:

– Fikirlerini koruma hakkın var. Ancak, bunu söylememen ve susman gerekir.

“Düşünebilirsin, ama konuşamazsın” demek istedi! Ardından da İsviçre Parlamentosu’nun aldığı, “Ermeni soykırımını inkar etmek suçtur” kararını savunmaya başladı. Cahilce bir soru sordu:

– Siz, Türkiye’de “Ermeni soykırımı yapıldı” diyebiliyor musunuz? İ.P Genel Başkanı Doğu Perinçek de cevabını verdi:

– Türkiye’de bu fikri her gün söyleyenler var. Hiç kimse de bu yüzden İsviçre’de olduğu gibi savcılığa götürülüp sorgulanmıyor. Türkiye, İsviçre’den çok daha özgürdür! Doğu Perinçek’in sorgusu tam 3,5 saat sürdü…

Sonunda serbest bırakıldı.

***

İşte size İsviçre demokrasisinden bir örnek.

Tam bir engizisyon mantığı!

“Yargısız infaz” dedikleri bu olsa gerek. Hiç bir araştırma yapmadan parlamentolarında bir karar alıyorlar. Kimseye konuşma ve savunma hakkı vermiyorlar . “Türkler, Ermenilere karşı soykırım uyguladı” deyip, hüküm veriyorlar:

– Bunu inkar etmek suçtur!

Sonuç ortada:

Doğu Perinçek “hayır” diyor:

– Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır.

İsviçre’ye gider gitmez gözaltına alıp, sorguluyorlar.

Ve bu ülkede “demokrasi” uygulandığı söyleniyor!

Doğu Perinçek, yerden göğe kadar haklı. Eğer, “özgürlük” ve “demokrasi” dedikleri buysa , Türkiye, İsviçre’den çok daha özgür ve demokratik bir ülke.

***

İsviçre, örnekler içinden sadece biri… Batıda kafalar hep aynı çalışıyor.

Türk ve İslam düşmanlığı dört bir yanı sarmış durumda. Konu Türkiye olduğunda bütün değerler rafa kaldırılıyor. Çok farklı bir standart ortaya konuluyor. Batı, bizim ülkemize hâlâ Ortaçağ gözlüğü ile bakıyor.

Kendilerine benzememizi ve değerlerini kabul etmemizi istiyorlar…

Bizi eğip bükmek için uğraşıyorlar. Teslim almaya çalışıyorlar. Bu amaçla, siyasi ve ekonomik her türlü silahı kullanıyorlar. Üzerimize yüklendikçe yükleniyorlar. Sürekli bir saldırı halindeler!

***

Çağdaşlıkmış, demokrasiymiş, insan haklarıymış…

Hepsi hikaye! Düşünün…

İsviçre’nin yaptığının binde birini biz yapsaydık. Parlamentomuzdan benzeri bir karar çıkarsaydık. Bu karara uymayanları da savcının karşısına dikseydik…

Hiç şüpheniz olmasın ki, yer yerinden oynardı.

Ama, onlar yapınca oluyor!

. . . . . . . . . .

Bizim de onlara “olmadığını” göstermemiz gerekiyor…

Tıpkı Doğu Perinçek gibi. Gitti, İsviçre’nin göbeğinde İsviçre Parlamentosu’nun kararını tanımadığını söyledi. “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” deyip, meydan okudu. Adamların gözlerinin içine baka baka, “Biz sizden daha özgür bir ülkede yaşıyoruz” sözlerini söyledi.

Söyledi de ne oldu? Ne olacak, hiç! İfadesine başvurup, serbest bırakmak zorunda kaldılar.

Demek ki… Problem biraz da bizden kaynaklanıyor. Hep susuyor ve sesimizi çıkarmıyoruz.

“Uyumlu ve uslu Türkiye” görüntüsü verdikçe, daha fazla üzerimize geliyorlar.

Biraz da hakkımızı aramaya çalışsak, görüntü herhalde çok farklı olacak.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: