İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ara Güler fotoğraf editörü oluyor

Kemal Yılmaz

Herkes gibi ben de pazar kalvaltılarına pek bir önem veririm. Fırsat buldukça da İstanbul’un farklı yerlerine giderim. Geçen pazar aldım gazeteleri koltuğumun altına rahmetli Çelik Gülersoy’un dişiyle tırnağıyla yarattığı Turing’in işlettiği, Fenerbahçe Parkındaki Yeşilbahçe’ye gittim. Şöyle kahvaltı yaparken ruhum Türk sanat musikisiyle coşsun diye. Bilenler bilir, yazar, oyuncu, araştırmacı, taş plak koleksiyoneri Cemal Ünlü kahvaltı sırasında taş plak dinletisi yapıyor.

Ben kahvaltıya oturunca Cemal Ünlü geldi. Gramofonunu kurup başladı taş plaklarını çalmaya. Ünlü’nün gramofonuyla bir Kalamış’a gidiyoruz, oradan Heybeli’ye geçiyoz, Üsküdar’a uğruyoruz, anlayacağınız pazar günü İstanbul’u dolaşıyoruz. Taa ki sahneye ak saçlı bir akordeoncu çıkana kadar bu huzur seansı sürdü gitti. Adam geldi Cemal Ünlü’yle tartışmaya başladı. Huzur kaçıran akordeoncu bey ve arkadaşları meğer düzenli olarak Yeşilbahçe’de çalıyormuş. Tabii tanımıyor Cemal Ünlü’yü. Artık ekmeğimizi elimizden alacak mı zanneti nedir resmen Cemal Ünlü’ye ‘posta koymaya’ başladı. Cemal Ünlü bir taraftan ne olduğunu anlamaya çalışıyor bir taraftan da dinletisini sürdürüyor. Ama adamın “Şurdan bana sandalye versene” demesi üzerine Ünlü çileden çıktı. Tabii bir İstanbul beyfendisi olduğu için sadece “Ben burada çalışmıyorum beyfendi, lütfen kendiniz alın” demekle yetinde. Ama bizim ak saçlı akordeoncumuzu durdurana aşk olsun. Birden “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” demez mi!

Tabii bunlar olurken Turing’den bir yetkili çıkıp da ‘Yav be adam ne yapıyorsun, Cemal Bey dinleti yapıyor’ demiyor akordeoncu. Şaştım kaldım. Bütün bunlar kültüre sanata ömrünü adayan Çelik Gülersoy’un mekânında oluyor. Neyse duyduğuma göre etkinliği düzenleyen Yapı Kredi Kültür Sanat’taki arkadaşlar da duruma çok bozulmuşlar. Yeşilbahçe’deki diğer taş plak dinletilerini iptal etmişler.

* * *

Ara Güler uzun zamandır kulvarı gençlere bırakmıştı. Belli ki tepesi atmış olacak. Çünkü yakında çıkacak bir fotoğraf dergisinin editörü olacakmış. Efendim geçenlerde ustanın mekânında bir kahve içeyim dedim. Bir baktım Ara Güler, İpekyolu seyyahı fotoğrafçı Arif Aşçı (ayrıca ‘Uzak’ta olduğu gibi Nuri Bilge Ceylan’ın ‘İklimler’ filminde de rol aldığını hemen belirteyim) Fotoğrafevi’nden Hasan bey ve Fransız olduğundan şüphelendiğim bir adam oturuyor. Hemen yan masaya çöreklendim.

Ara Güler, “Yav Bruno şu çocuklara bir foto-röportaj ver” diyor. Bruno gelip Ara Güler’le birlikteyse kesin ünlü bir fotoğrafçıdır dedim ve araştırdım. Bruno, MAGNUM’nun ünlü fotoğrafçılarından Brono Barbey çıkmasın mı! Anlayacağınız yeni dergi gayet sağlam geliyor. Tabii işin başında Ara Güler varsa, neler neler olur o dergide bir düşünün.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: