İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermenistan´ın demiryolu telaşı

Semih İdiz

Türkiye’nin AB ile üyelik müzakerelerini başlatacağı 3 Ekim tarihi yaklaşırken Erivan’ı yeni bir telaş sardı. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının hayata geçmesiyle bölgenin en önemli projesinin dışında kalan, bu nedenle de ekonomik izolasyonu daha da derinleşen Ermenistan, diasporasının da yardımıyla, bu kez tüm enerjisini Kars-Ahılkelek demiryolu projesini engellemeye yöneltiyor.

Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı için Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan devlet başkanlarının katılımıyla mayıs ayında yapılan açılış töreni sırasında tekrar gündeme getirilen Kars-Ahılkelek demiryolu projesi, gerçekleşmesi halinde, bu üç ülkeyi Ermenistan’ı by-pass ederek Avrupa ile bağlayacak.

Ermenistan Ulaştırma Bakanı Andranik Margaryan, Ermeni basınına geçen günlerde verdiği bir demeçte, bu projenin gerçekleşmesi halinde ülkesine karşı uygulanan ekonomik kuşatmanın tamamlanacağını söyledi. Margaryan, bu nedenle, söz konusu projeyi engellemek için var güçleriyle çalıştıklarını belirtti.

Engelleme atağı

Projenin 600 milyon dolar gibi yüksek bir maliyeti olması ise Ermenistan’ı bu konuda cesaretlendirmiş bulunuyor. Zira, hem Erivan’da, hem de diaspora önderliği arasında yapılan hesaplara göre, bu projenin gerçekleşmesi için mutlaka dış finansmana ihtiyaç olacak. Bunu aslında Türk yetkilileri de doğruluyor.

Margaryan, bu nedenle, AB’li karşıtlarıyla yaptığı temaslarda konuyu sürekli gündeme getiriyor ve bunun ülkesini hedef alan “kötü niyetli” bir proje olduğu konusunda kendilerini ikna etmeye çalışıyor. Ermeni argümanının temel dayanağı ise Kars ile Ermeni topraklarında bulunan Gümrü arasında bir demiryolunun zaten bulunması. Ermenistan, Kars-Gümrü demiryolunun son 15 yıldır atıl kalmasının nedeninin “Türkiye’nin düşmanca tavrı” olduğunu öne sürerek, AB ülkelerine bunun “iyi komşuluk” anlayışına ters düştüğünü anlatmaya çalışıyor.

Bu arada AB’nin, TRASECA diye bilinen ve Kafkaslar ile Avrupa’yı demiryolu ile bağlamayı öngören projesinin, birkaç yıldır gündemde olan Kars-Ahılkelek demiryolu projesinden hiç bahsetmemesi, buna karşın Kars-Gümrü demiryolundan söz etmesi de Ermeni tarafını cesaretlendirmiş bulunuyor.

AB cesaretlendirdi

Bu Ermeni atağının, Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan bazı AB üyelerinin, Türk-AB Müzakere Çerçeve Belgesi’ne Türk-Ermeni sınırının açılması koşulunu sokmaya çalıştıkları bir döneme rastlaması ise elbette ki tesadüf değil. Aynı şekilde, Ermeni lobisinin ABD Kongresi’ndeki önde gelen isimlerinden Joe Knollenberg, Frank Pallone ve George Radanovich’in Temsilciler Meclisi’ne tam şu sıralarda bu konuda bir tasarı sunması da tesadüf değil.

Söz konusu temsilciler, ilgili ülkelerin Kars-Ahılkelek demiryolu hattının finansmanı için Washington’a dönecekleri varsayımından hareketle, ABD’nin, Ermenistan’ı by-pass edecek bu projeye herhangi bir finansman sağlamasını engelleyecek bir yasa çıkarmaya çalışıyorlar. Onların argümanı da, Kars-Gümrü demiryolunun atıl olarak durduğu bir sırada yeni ve pahalı bir projenin finanse edilmesinin mantıklı olmadığı temeline dayanıyor.

Hep zararlı çıkıyorlar

Şimdi sıra ABD ile AB’nin Ermeni tarafının bu girişimlerine prim verip vermeyeceğini görmeye geldi. Ermeni soykırımı konusunda her zaman sesli davranan ABD ve AB’nin geçmişte kendi ekonomik çıkarlarına ağırlık verdikleri ve bu konuyu arka plana ittikleri sık sık görüldü. Nitekim, Ermenistan ve Ermeni diasporasının Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattını engellemeye yönelik tüm çabaları boşa çıkmıştı.

Kars-Ahılkelek demiryolu konusunda da aynısının olması mümkün. Sonuçta büyük çıkarlar, küçük çıkarları her zaman yutar. Ermenistan işte bu gerçeği ısrarla görmezlikten geliyor ve sürekli zararlı çıkıyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: