İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kilisenin çanları çalındı


İki gün arayla kiliseye giren hırsızlar, biri 100 diğeri 80 kiloluk çanları ayazmanın çatısından indirmiş. FOTOĞRAF: SERKAN TAYCAN

‘Türkiye’nin en güzel sesli çanı’ çalındı. Panayia Evangelstira Kilisesi’nin tarihi çanları, iki gün arayla ortadan kayboldu!

İBRAHİM GÜNEL

İSTANBUL – Dolapdere’deki Panayia Evangelistria (Meryem’in Müjdelenişi) Rum Ortodoks Kilisesi’nin tarihi iki çanı 1 Temmuz’da gece yarısı çalındı. Panayia Evangelistria Kilisesi Vakfı Başkanı Kozma Kozmaoğlu, çanlardan Rus yapımı olanın Türkiye’de sesi en güzel çan olduğuna dikkat çekerek, “Bu çan yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaydı. 110 yıl önce Rusya’da dökülüp getirilmişti. Diğer çan ise 80 kilogram ağırlığında ve 80 yıl önce Türkiye’de dökülmüştü. Bu çanı ancak Patrik kilisemizi ziyaret ettiğinde çalıyorduk” dedi.

Çanların kilisenin yan sokağındaki fırının arkasına merdiven koyarak indirildiğini belirten Kozmaoğlu, şöyle konuştu: “Çanlar iki gün arayla çalındı. Saat kulesinin içinde komando merdiveni var. Onu kullanarak yandaki ayazmanın çatısından indirmişler. Ayazmanın çatısındaki 25 kiremit kırılmıştı. Ayazmanın çatısındaki kurşun kaplama oluktaki yırtık ilk gün 30 santimetre, ikinci gün ise kırık 1 metreye ulaşmıştı. O iki gece sokaktaki elektrik direklerinin elektriği de kesilmiş. Çanların içine yapım aşamasında sesinin güzel olması için kıymetli metaller de katılmış. Çanlar tunçla kızıl karışımı (bakırçinko-kalay alaşımı). Döküm aşamasında içine altın ve gümüş gibi kıymetli metaller de katılıyor. Yalnız bu çanı eritirken çok yüksek sıcaklık gerektiği için, içindeki kıymetli metaller yok oluyor. Çanları bulanlara ödül vereceğiz. Çalınma olayından sonra Beyoğlu Emniyet Amirliği’ne başvurduk. Parmak izi aldılar ama bugüne kadar hiçbir haber alamadık. Bana göre sipariş üzerine yapılmış bir iş. İkisini de bulana 2 bin YTL ödül vereceğim. Her pazar ayin yapıyoruz. Yalnız kadrolu olmadığı için Patrikane bize her pazar bir papaz gönderiyor. Cemati de 20-25 kişi kaldı ama kutsal bir kilise olduğu için her yerden ziyarete gelen var. Ayrıca her gün aşevimizden 20 kişiye yemek veriyoruz.”

‘Metali değil sesi değerli’

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Metalurji Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İsmail Duman ise, “Çanların metal değeri en fazla 400 dolar eder. Hurdacıya satılsa 200 dolara ancak satılır. Ancak özellikle Rusya’da yapılanın o tınıyı vermesi için çok özel teknikle yapıldığı için değeri çok yüksek. Bu tınıyı sağlamak için yapımında ayin yapar gibi çok özel teknikler kullanıyorlar. Çanları döktükten sonra da çeşikli otların özsuları ile soğutma işlemi yapılıyor. Dünyada bu işi yapan artık yalnızca 3-5 kişi kaldı. Tekniğini de söylemezler. Böyle bir çanı 100 bin dolar verseniz alamazsınız. Örneğin, Zilciyan zilinin metal değeri çok düşüktür ama tını ve teknik açısından çok yüksek değere satılır. Bütün ünlü gruplar da bu zilleri kullanır” diye konuştu.

1893’te inşa edildi

Taksim’den Dolapdere’ye inen yokuşun sonunda karşınıza çıkan kilise, Osmanlı döneminde Tanzimat ve Islahat fermanları ile sağlanan yeni kilise inşa edebilme hakkı doğrultusunda 1893’te inşa edildi. Yapımı 16 yıl süren kilisenin ithaf edildiği Panayia, İsa’nın annesi Meryem’in Doğu kiliselerinde kullanılan adı. Davud sülalesinden İoakim ve Anna’nın çocuğu olan Meryem, uzun zaman çocuk sahibi olamayan ebeveynleri tarafından, Tanrı’ya şükran ifadesi olarak küçük yaşta tapınağa sunuldu. 14 yaşında Nasıralı Yusuf ile nişanlandırılan Meryem’e Tanrı katında kutsandığı bildirilerek, evlenmeden bir çocuk doğuracağı ve adının İsa olacağı melek tarafından söylenir. İsa’nın sonsuza dek ‘Tanrının Oğlu’ olarak bilineceği de kendisine müjdelenir. Kilise de ‘Meryem’in Müjdelenişi’ne (Panayia Evangelistria) ithaf edilmiş durumda. Rus mimari stilinde inşa edilen, yapımında Malta taşı kullanılan kilisenin girişinin yanında da Theotokos Ayazması (kutsal su) bulunuyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: