İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KARABAĞ SORUNU ÇÖZÜMLENİYOR MU ?

Son günlerde yabancı basında ve özellikle Ermeni basınında yer alan haberlere göre Karabağ sorunun çözümü yönünde Ermenistan ve Azerbaycan arasında bazı önemli noktalarda ilke mutabakatına varılmış bulunmaktadır.

Anımsanacağı gibi, Sovyetler Birliğinin dağılma sürecinde, Azerbaycan’a bağlı özerk bir bölge olan ve nüfusunun çoğunluğu Ermenilerden oluşan Karabağ Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a bağlanmak istemiş, bu nedenle çıkan silahlı çatışmalarda Azerbaycan önce Karabağ üzerindeki kontrolünü kaybetmiş sonra da bu bölgeyi çevreleyen yedi Azerbaycan rayonu Ermenilerce işgal edilmişti. (Rayon Sovyetler Birliğinin bir idari birimidir. İlçeden büyük, ilden küçüktür.)

Varılan mutabakata göre Ermenistan sözkonusu yedi Azeri rayonunun beşinden (Kubatlı, Zengilan, Cebrail, Füzuli ve Agdam) çekilmeyi kabul etmiştir. Buna karşılık Ermenistan ile Karabağ arasında bir tür köprü oluşturan Laçin rayonu Ermenistan’da kalacaktır. Kelbecer rayonun da, bir süre için olsun, Ermeni kontrolünde kalacağı anlaşılmaktadır.

Karabağ’da 10 veya 15 yıl sonra yapılacak bir referandumla bu bölgenin bağımsız mı olacağı, Ermenistan’a mı katılacağı veya Azerbaycan’a bağlı kalmaya devam mı edeceği kararlaştırılacaktır.

Halen sayıları bir milyon kadar olduğu belirtilen Azeri kaçkınlar (mülteciler) Ermenilerin çekildiği rayonlardaki evlerine döneceklerdir. İade edilmeyen iki rayon ile Karabağ bölgesinden kaçan Azerilerin yerlerine dönüp dönemeyecekleri hususu henüz belirsizdir.

Bu bölgeye bir uluslararası barış gücü yerleştirilecektir. Minsk Grubu üyeleri bu güce asker vermeyecektir. Azerbaycan kurulacak barış gücü içinde Rus askerlerinin bulunmamasını istemektedir. Ermenistan’da bu güç içinde Türk askeri olmamasını talep etmektedir. Minsk Grubu üyelerinin barış gücüne asker vermemesi formülüyle iki tarafın istekleri yerine getirilmiş olmaktadır. Ancak bu formül, ABD ve Fransa gibi Minsk Grubun diğer üyelerini de barış gücünün dışında bırakmaktadır. Bu arada Rusya’nın Ermenistan’da bir askeri üssü olduğunu, ayrıca Ermenistan sınırlarının Rus askerlerince korunduğu hatırlandığında sözkonusu barış gücü içinde Rus askerlerinin bulunmamasının fazla bir önemi olmadığı görülmektedir.

Mutabakat noktalarından b iri de Ermenistan ve Azerbaycan arasında kesin anlaşmaya varılmasından sonra Türkiye ve Azerbaycan Ermenistan ile olan kara sınır kapılarını açmalarıdır.

Önemli bir nokta Nahcivan Bölgesi’nin Azerbaycan’a bir yol ile bağlanacak olmasıdır. Bu yol Nahcivan şehrinden sonra Ermenistan’daki Goris kasabasına, oradan hukuken Azerbaycan toprağı olan Laçin şehrine, oradan da Karabağ’ın Hankendi (Stapanakert) ve Suşa (Şuşi) şehirlerinden geçtikten sonra Azerbaycan’ın Akdam şehrine ulaşacaktır. Bu yol uluslararası barış gücü tarafından kontrol edilecektir. Daha önce Nahcivan ve Azerbaycan’ı birleştirmek üzere düşünülen, güneyde, İran sınırındaki Megri’den geçen yol önerisinden vazgeçildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda değindiğimiz gibi bunlar sadece üzerinde mutabakat olan bazı noktalardır. İki ülkenin devlet başkanları 27 Ağustos’ta Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin Kazan şehrindeki bir toplantısı münasebetiyle bir araya gelecekler ve bu konuyu da ele alacaklardır. Ancak basın haberlerine göre, tarafların Azerbaycan seçimlerinden, hatta yıl sonundan önce nihai bir anlaşmaya varmaları beklenmemektedir. Yukarıda açıklanan önerilerin Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye üzerinde ne gibi etkileri olacağı konusuna yarın değineceğiz.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: