İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Erdoğan, Şener, Yıldırım!

Hasan Cemal

Bir günlüğüne Erzurum’daydık geçen hafta. Doğan Yayın Holding’in Anadolu’daki Avrupa Toplantıları çerçevesinde bu kez Erzurum Buluşması gerçekleştirildi.

Vali’yle, Büyükşehir Belediye Başkanı’yla, Emniyet Müdürü’yle sohbet ederken yine aynı sorun ön plandaydı:

İşsizlik!

Aş ve iş sorunu yani.

Nasıl çözülecekti?

Çarelerden biri elbette ticaretti. Ermenistan’la sınır kapısının açılması, Erzurum’u ticari açıdan canlandıracak önemli bir gelişme olarak görülüyordu.

Biri şöyle dedi:

“Ermenistan’la sınır kapısı açılır, ticaret başlarsa, Erzurum çok rahatlar. Çünkü Orta Asya’yla ticaret hızlanır. İran, Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan kapısı olarak görünüyor. Ama İran bu ticareti fazlasıyla yavaşlatıyor. TIR’larımızın, kamyonlarımızın geçişini zorlaştırıyor, hep geciktiriyor. Ermenistan kapısı açılsa, bundan Erzurum özellikle yararlanacak.”

Erzurum Defterdarı da şöyle dedi:

“Ben yıllarca Iğdır’da da görev yaptım. Ermenistan sınır kapısının açılmasında çok gecikildi. 15 yıl önce açılmalıydı bu kapı… O zaman açılmış olsa, bu soykırım vesaire davaları buralara kadar gelmeyebilirdi. Erzurum’a da ticari bakımdan faydası olurdu.”

Daha sonra Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı dinledim. Türkiye’nin kalkınmasında ‘yabancı sermaye’nin önemli rolünü anlattı. Bu açıdan Türk Telekom’un özelleştirilmesinin altını çizdi. Türkiye’ye yabancı sermayenin, dış kaynak akışının hızlanması için üç noktanın vazgeçilmezliğini vurguladı:

Siyasal istikrar…

Ekonomik istikrar…

Hukuki istikrar…
Erzurum’da devletin yüksek bürokratları, bölgede aş ve iş sorununu çözmek için Ermenistan’la ilişkilerin normalleştirilmesinden, ticaretin geliştirilmesinden söz ederken, Ulaştırma Bakanı da Türkiye bağlamında yabancı sermayenin, dış yatırımların önemine dikkat çekiyordu.

Her ikisi de belli bir sorumluluk duygusunu yansıtan, Türkiye’yi gerçekten düşünen tavırlardı.

Peki ya Abdüllatif Şener’e ne demeli?

Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Şener dün gazetemizin manşetindeydi. Yabancı sermayeye yasal sınırlar getirilmesini savunuyordu Milliyet’e demecinde, (Ahmet Erhan Çelik’in haberi, s. 7).

Ne yapmak istiyor?..

Üyesi olduğu hükümetin Avrupa Birliği yolunda yürüdüğünü herhalde biliyor Sayın Şener. Yine Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için nasıl çalıştığının da farkında olmalı.

Peki o zaman?..

Bu durumda böyle bir hükümetin bir üyesi olarak nasıl oluyor da, yabancı sermayeye sınırlama isteyebiliyor?..

Belki de Erbakan Hoca’nın ruhu kendisini uzaktan da olsa etkilemeye devam ediyor. Hoca’nın devletçi, üçüncü dünyacı ve AB’ye karşı görüşleri belki de zaman zaman Abdüllatif Şener’de hâlâ nüksedebiliyor.

Bir başka ihtimal:

Bugün de böyle düşünüyor olabilir Başbakan Yardımcısı Şener… Eğer öyleyse, geçen hafta Erzurum’da dinlediğim Binali Yıldırım’dan çok farklı bir kafa yapısı…

Akla başka ihtimaller de gelmiyor değil. Acaba Abdüllatif Şener’in bu çıkışı, AKP içinde bir kavganın, Tayyip Erdoğan’a da ileride kafa tutabilecek parti içi mücadelenin bir sinyali de sayılabilir mi, bilemiyorum.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: