İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osmanlı arşivi

Derya Sazak

Sultanahmet’teki tarihi bina, 1848’de Mustafa Reşit Paşa tarafından inşa edilmiş. Osmanlı’nın 620 yıllık arşivi, ‘Hazine-i Evrak’ belgeleri günümüzde Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne ait yeni binada korunuyor, 100 milyondan fazla belgeden tasnif edilenler, araştırmacıların hizmetine sunuluyor.

24 Nisan öncesi Ermeni soykırım iddialarının güncelleşmesi üzerine, geçen hafta Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu ile birlikte bu arşivlere girdik. Osmanlı Arşivleri Daire Başkanı Önder Bayır ve Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Mustafa Budak’ın rehberliğinde gerçekten bir ‘hazine’ olan, özel ısıtmalı odalarda va kasalarda korunan ‘Müzehhep Fermanları ile andlaşmaları’ gördük.

Osmanlı arşivi Ermeni tartışmaları nedeniyle Özal döneminde açılmıştı.

1990’dan bu yana 13 bin yerli, 2 bin 700 yabancı araştırmacı Osmanlı arşivinde çalışmış. Ermeni sorunuyla ilgili Sadaret Evrakı, Zaptiye Nezareti, İradeler Tasnifi, Yıldız Sarayı Evrakı, Meclis-i Vükela Mazbataları, Şûra-yı Devlet, Dahiliye Nezareti, Hariciye Nezareti’ne ait fonların tasnifleri büyük ölçüde tamamlanmış.

Ermeni araştırması yapmak isteyen yerli ve yabancı uzmanlara arşivler sonuna kadar açık. Ancak arşivi, tarihi görkemine uygun bir mekâna taşımak şart.

Türk Tarih Kurumu ve Genelkurmay Askeri Arşivi’nde de 24 Nisan öncesi bir dizi çalışma yapılıyor. 1915 Ermeni olaylarına ilişkin Birinci Dünya Savaşı belgelerinin Genelkurmay tarafından 4. cilt halinde yayımlanacağı belirtiliyor.

Prof. Yusuf Halaçoğlu’nun bu hafta Milliyet’teki söyleşisinde özetlemek zorunda kaldığımız sözleri arasında çarpıcı bir bölüm vardı. Suriye’ye sürülen Ermenilerin Osmanlı’nın ‘Geri Dönüş’ kararnamesi üzerine ne kadarının Anadolu’ya döndüğünü sormuştuk. Halaçoğlu şu bilgiyi verdi: “Savaş, 1917’den sonra Süveyş cephesinde Osmanlı’nın aleyhinde sonuçlandığından oralar İngilizlerin işgali altında kalıyor. Ermenilere ne oldu diye soracak olursanız… Kadın ve çocuklardan başka kimse kalmamış. İngiliz belgelerinde, ‘erkekleri askere aldık’ kaydı geçiyor. Osmanlı Devleti de bir tebligat yayımlamış, Babıâli evrak odası, numara 341/055, isteyen Ermeniler evlerine dönecek deniyor.”

Suriye’ye sürülen Ermenilerin Osmanlı’ya karşı askere alındığı ve muhtemelen büyük kısmının savaşta yaşamını yitirdiğine ilişkin belgeyi Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırmaları Başkanı Prof. Hikmet Özdemir bulmuş. Aslında bu tür belgeleri ortaya çıkarmak, Toynbee’nin ‘Mavi Kitap’ını çürütmekten çok daha etkin bir uğraş. Özdemir, Osmanlı’nın Ermenileri ‘imha’ etmeye çalışmadığını gösterecek, salgın hastalıklara ilişkin çalışmasını tamamlamış. Halil Berktay’ı ‘etnik temizlik’ iddiasını tarihi belgeler ışığında tartışmaya çağırıyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: