İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni enstitüsü kuruluyor

Ümit Özdağ

Sayın Yalçın Bayer’in Hürriyet Gazetesi’nde 18 Mart 2005 tarihli köşesinde İstanbul Üniversitesi rektörü Sayın Prof.Dr. Mesut Parlak’ın İstanbul Üniversitesi’nin Türkiye’deki ilk Ermeni Araştırmaları Enstitüsü’nü kuracağına dair bir açıklaması var. Sayın Parlak, ‘Türkiye’de ilk kez uluslararası bir Ermeni Enstitüsü kurmak üzere çalışmaya başlıyoruz’ açıklamasını yapmış.

İstanbul Üniversitesi’nin bir Ermeni Araştırmaları Enstitüsü kurma kararı alması sevindirici. Ancak bu enstitü ilk değil. Çünkü Ankara’da Avrasya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne bağlı Ermeni Araştırmaları Enstitüsü (EREN) dördüncü çalışma yılına girmiş durumda.

ASAM Başkanı olduğum dönemde İngiltere’de doktorasını tamamlamak üzere olan birisi devletler hukukçusu, ikisi uluslararası ilişkiler uzmanı genç akademisyen ile görüşerek ASAM’a bağlı olarak kurulacak EREN’de çalışmaları konusunda görüştüm. Daha sonra YÖK Başkanı ve YÖK Yönetim Kurulu Üyesi E. Korgeneral Erdoğan Öznal’ın olağanüstü desteğiyle bu üç akademisyen üniversitelerinde hiç görev yapmadan EREN’e atandılar.

Başka üniversitelerden de genç tarihçi akademisyenler EREN’e atandı. Azerbaycan’dan Ermenice bilen bir akademisyende EREN’de çalışmaya başladı. EREN’in başına ASALA suikastlerinin başlamasından sonra kurulan Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Genel Müdürlüğü’nü kuran e.Büyükelçi Ömer Lütem Enstitü Müdürü olarak geçti.

Sayın Lütem’in engin deneyimi ve genç, dinamik EREN kadrosunun etkin çalışmaları ile EREN kısa zamanda yurtiçi ve yurtdışında ismini duyurdu. EREN, birisi İngilizce diğeri Türkçe olarak iki üç aylık dergi çıkarmaya başladı. Bu dergiler hala yayınlanmaya devam etmektedirler. EREN uzmanları YÖK ile ortak çalışmalar yaparak kitaplar hazırladılar ve Türkiye’nin değişik üniversitelerinde konferanslar verdiler.

EREN iki kez 2002 ve 2004’te Birinci ve İkinci Ermeni Araştırmaları Kongrelerini gerçekleştirdi. Bu toplantılar ile Türkiye’de Ermeni meselesini çalışan bütün akademisyen ve araştırmacıları bir araya getiren EREN toplantılarda sunulan tebliğleri altı cilt kitap olarak yayınladı. İkinci kongre uluslararası nitelik kazandı. Dünyanın değişik yerlerinden toplantıya bilim adamları katıldı. EREN araştırmacıları dünyanın her yerinde Ermeni meselesiyle ilgili düzenlenen toplantılara katılarak Türk tezini ortaya koydular.

EREN bir araştırma merkezi olarak da örgütlendi. Her gün dünyada Ermenistan ve Ermenilerle ilgili olarak yayınlanan her şeyi bulan EREN araştırmacıları bunu dört seneden bu yana günlük bülten olarak yayınlıyorlar. Ayrıca, Ermeni meselesiyle ilgili bütün dünya üniversitelerinden toplanan yüzbinlerce sayfa mikro film EREN’de araştırmacıların hizmetine sunulmuş durumda. EREN, Ermeni meselesiyle ilgili araştırmaları ve genç araştırmacıları teşvik etmek üzere her sene ödüllü yarışmalar da düzenlemektedir.

EREN’deki aktif görevinden bir süre kitap çalışmalarını tamamlamak üzere ayrılan e.Büyükelçi Ömer Lütem tekrar EREN başkanlığına dönmüştür. EREN, dört seneden bu yana sürdürdüğü etkin çalışmalarına devam edecektir. İstanbul Üniversitesi Ermeni Araştırmaları Enstitüsü’nü kurarken EREN’in dört sene içinde oluşturduğu çok boyutlu bilgi birikimi ve deneyimden istifade etmeyi düşünmelidir.

Hiçbir şeye sıfırdan başlamaya gerek yoktur. Bilgi ve deneyim paylaşıldıkça küçülmez aksine hızla büyür. Türkiye’nin bütün kaynaklarını birleştirmeye ve 2015 senesine yoğun bir şekilde hazırlanmaya ihtiyacı vardır. İstanbul Üniversitesi EREN’in yapamadığı bir şeyi yaparak, Ermeni araştırmalarında muhakkak yüksek lisans derecesi vermelidir. Bu programın bazı genç akademisyenlerimizi bu alana yönelmesini sağlayabilir. İstanbul Üniversitesi’nin bu girişimi ancak selamlanacak bir girişimdir. Hayırlı ve kutlu olsun.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: