İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeniler komisyonu yerden yere vuruyordu (1) + (2)

Amerikalı diplomat David Phillips’e göre Ermeni heyeti resmi olarak uzlaşma komisyonuna saldırıyor ancak gizli kapılar ardında destek veriyordu

12/3/2005

Özdem ve Gündüz kuralları yıktı

18 Kasım 2001 New York, ABD

* TARC’ın (Türk-ermeni Uzlaşma Komisyonu) dağılmadan önceki son buluşması New York’ta yapıldı. Uzun tartışmalardan sonra ICTJ’nin (Uluslararası Daimi Adalet Merkezi) konuyu incelemesi için talepte bulunmaya karar verdik. Kendi aramızda kararı medyadan saklamayı seçtiğimiz halde Andranik’i toplantı biter bitmez Radio Free Europe ile telefonda konuşurken bulduk.

* Bunun ardından Özdem ve Gündüz’ün bize söylemeden ICTJ ile ilişkiye girmesi de kuralları yerle bir etti. Özdem’in ICTJ’ye yazdığı mektupta, taleple ilgili tüm komisyon üyelerinin hemfikir olmadığı söyleniyordu. ICTJ bu mektubu bana verince ben de tüm TARC üyelerine dağıttım. Özdem’in Gündüz dışında hiçbir Türk üyeye danışmadığı ortaya çıktı.

* ICTJ ermeni ve Türk tarafının ortak arzusu olmadan incelemeye başlamayacağını açıkladı. Bunun üzerine gelişen olaylardan sonra medyada “TARC öldü” başlıkları atıldı. (ICTJ’nin araştırması yalnızca bir hukuki analizdi, yaptırımı olması sözkonusu değildi.)

ermeniler gizli destek veriyordu

11 Aralık 2001 Erivan

* TARC çökmek üzereydi. Ancak Boğaziçi Üniversitesi’nin eski rektörü Üstün Ergüder TARC’ın kurtarılabileceğini söylüyordu. ABD’deki ermeni lobisinin en güçlü ismi Van da birçok ermeni’den destek mektubu almıştı. ermenilerin resmi olarak TARC’a bu kadar saldırıp gizli kapılar ardında destek vermiş olması beni her zaman çok şaşırttı.

* TARC’ı tekrar canlandırma çalışmaları için iki taraf da birer temsilci seçti. Van ermeniler’i, İlter de Türkler’i temsil edecekti.

Gündüz olmadığı kadar nazikti

10 Eylül 2002 New York

* İlter ve Van ile benim şehir dışındaki evime gittik. TARC’ın bu haliyle devam etmesi imkansızdı. TARC’ın yapısını değiştirerek devam etmesine karar verdik. Her şey gizli kalacaktı, İlter ve Van da koordinatör olarak çalışacaktı.

* İstanbul’a giderek yeni bir kadro için görüşmelere başladım. Gündüz dışında herkes toplantıya geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan aldığı destekle her şeyi vetolarıyla bozar hale gelmişti. Üstün Ergüder sonradan “Dışişleri ile yalnızca Gündüz’ün ilişki kurmasına izin vererek hata yaptık” dedi.

* 2002 yılında Bodrum’da tekrar buluştuk. ICTJ temsilcileri de oradaydı. Gündüz bu kez eşiyle gelmişti ve tam bir centilmendi. Hiç olmadığı kadar da nazikti. Uzun tartışmalardan sonra ICTJ’nin konvansiyonun uygulanabilirliğini incelemesine karar verildi.

* Gündüz son sunumda bana çok endişeli olduğunu söyledi. ICTJ’nin adil olacağım söylediğimde “Ben de zaten bundan korkuyorum” dedi.

* Gündüz Ankara’ya döner dönmez herkese saldırmaya başladı. Sonucun kendi istediği gibi olmayabileceğini görünce suçu İlter’e atarak gardını almaya çalıştı. Köşesinde benim tarafsızlığımı sorguladı. Başta Gündüz’ün TARC’a girmiş olması organizasyonun güvenilirliğini gösteriyordu. Ancak varlığı her gecen gün ödenecek bir borç haline geldi. İlter ise Gündüz’ün hiçbir dayanağı olmayan suçlamalarından sonra ayrılacağını söyledi. Onu zor vazgeçirdik.

Tarc nasıl dağıldı?

Şubat 2003: ICTJ 4 Şubat 2003’te raporunu açıkladı. Rapor konvansiyonun geriye dönük uygulanamayacağını söylüyor ancak ermeniler’in soykırıma uğradığına değiniyordu. Türkler ICTJ’nin sınırlarını ve görevini aşarak ermeni soykırımına değinmesine kızdı. İngiltere’de buluştuğumuzda Gündüz kendini sonuçlardan resmen soyutlayan tek kişi oldu. Ancak ermeni üyelerden Alex Arzoumanian “Merak etme, Irak Savaşı’nın endişesi senin eleştiriden kurtulmanı sağlar” dedi.

Ağustos 2003: Ankara bu süreçte Ermenistan’la sınırı açmak üzereydi. Ancak o sırada Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev hastalandı. Ağustos ayında İlter Türkmen’le Bodrum’da bir restoranda buluştuk. Sınırın açılması konusunda karamsardı.

Nisan 2004: TARC birkaç kez daha buluştuktan sonra 14 Nisan 2004’te Moskova’da, dağıldığını resmen açıkladı. Türk ve Ermeni hükümetlerine birer siyasi reçete yolladılar. Tavsiyelerin başında sınırın açılması geliyordu.

Ermeniler yan çizdi

* Birçok Ermeni başta TARC’a onay vermişken sonlara doğru geri adım attı. Ermeni Hükümeti ve Dışişleri Bakanlığı bile bunların içindeydi. 13 Temmuz 2001’de Dışişleri Bakanlığı “Bakanlığın uzlaşma komisyonu ile hiçbir ilgisi yoktur” açıklamasını yaptı. Ancak komisyonun tüm Ermeni üyeleri dışişlerinin bilgisi dahilinde hareket ettiklerini söylüyordu.

ABD’ye fazla güven

* ABD Dışişleri Bakanlığı TARC’ın masraflarını Amerikan Üniversitesi yoluyla karşıladı. Fon verildikten sonra yetkililerin tek ilgilendiği ilerlemeydi. Ancak ABD’nin çıkarları başka yönde olduğunda desteğini kaybettik. ABD’nin desteğine çok fazla güvendik.

Phillips Türk diplomatları kızdırdı

İlter Türkmen: Ermeniler’le görüş alışverişi imkansızdı
Türk Ermeni Uzlaşma Komisyonu çalışmaları zor geçti ve başarı gösteremedi. Ermeniler her dakika soykırımı gündeme getirdiler. Konuşulması, görüş alışverişinde bulunulması imkansızdı. Tek faydalı yanı 1921 Kars antlaşmasının iki ülke tarafından teyid edilmesinin olumlu sonuçlar verebileceği tavsiyesiydi. Dönemin Hükümetine bu öneriyi yaptık. Sınırların açılmasının Ermenistan ile bazı konuların mazide bırakılmasını sağlayacaktı. Ancak ne yazık ki olmadı. Doğrusunu isterseniz böyle bir komisyonun kurulmasını ABD teşvik etti.’En azından sivil toplum harekete geçti’ diyerek konuyu bertaraf etmek için. Bence soykırım meselesini çözmek gerekmiyor, aşmak ve geride bırakmak lazım Ermeni tarihçiler katiyen soykırım olmadığına yanaşmıyorlar.

Özdem Sanberk: Devlet yetkililerini değil eşimi arıyordum

Kitabın magazin tarafı ağır basıyor. David Phillips takdir ettiğim bir kişidir, komisyonda çok çalıştı. Ama bu, imkansız bir davayı imkanlı hale getirmek için sarfedilmiş bir gayretti. Ermeni partnerlerimizden özellikte David, Alex ve Van çok değerli insanlardır. Gerçekten büyük bir özveriyle bu işe katıldılar. Kendilerine çok saygı duyarım. “Devletten bağımsız hareket etmiyordu” iddialarına gelince… Ben 35-40 sene devlete hizmet ettim. Elbette görüşlerim 40 senedir savunduğum görüşlerle paralellik gösteriyor. Ancak bunları daima en yapıcı biçimde ortaya koymaya çalıştım. Ben komisyonun görüşmelerinden sonra devlet yetkililerini değil eşimi arıyordum.

Gündüz Aktan: Phillips bu iş için yanlıştı bizi hiç doğru tanımamış

Bu gayri ciddi bir kitap. Zaten bu kitabı muhtemelen David Phillips yazmadı, bir Ermeni’ye yazdırdı. Ama bu kitap yüzünden Ermeniler’i suçlamanın anlamı yok. Çok zor bir iş yaptılar. Van Krikorian komisyona girdiği için ölümle tehdit edildi, çoluğunu çocuğunu başka yerlere taşımak zorunda kaldı. Çok ciddi bir hastalık geçirdi. Bunlar, işlerin onlar açısından ne kadar zor olduğunu açıkça gösteriyor. Devletten talimat alıdğını söyleniyor. Böyle bir komisyonda çalışmak için kimsenin talimatına ihtiyacım yok. Ne yazık ki David Philips bu iş için doğru kişi olamadı. Kendisinden çok daha tecrübeli, daha yaşlı birisinin komisyonu yönetmesi sonucun belki daha başarılı olmasını sağlayabilirdi. Kendisi bizi hiç doğru tanımamış.

Haber : Pınar ERSOY

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: