İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Olli Rehn, Pamuk´un izinde Kars´a gidecek

Meral Tamer

Dün sabah güne, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu yeni Komiseri Finlandiyalı Olli Rehn’le tanışarak başladım. İstanbul’da TÜSİAD’ın ev sahipliğinde TİSK, YASED, İKV ve TÜRKKONFED’in yetkilileriyle bir araya gelen Rehn’i, Türkiye’ye bu ilk resmi ziyaretinde tanıma fırsatı bulduğuma memnunum. Zira Günter Verheugen’in halefi Rehn, bundan böyle sık sık hayatımızın içinde olacak.

Nitekim Rehn Ankara’ya adımını atar atmaz, Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle kendisini “şoke etmeyi” başardık. Rehn, dün İstanbul’daki konuşmasının hemen başında da, polisin genç kadınları tekmelediği utanç görüntülerinin yanı sıra Orhan Pamuk’a özellikle sahip çıktı. Hem de şu imalı sözlerle: “Kar romanını okuduktan sonra, Kars’a gitme hevesi uyandı içimde. Ama Kars’a kar olmadığı zaman gitmeyi uygun buluyorum, zira hava karlıyken belki ben de karlar altında kalabilirim!”

Yanlış start mı?

Rehn, Türkiye’ye ilk kez 2004 ekiminde Avrupalı Yeşiller’in 3 günlük genel kurulu için gelmiş. (68 kuşağının yakından tanıdığı Kızıl Dany’nin (Daniel Cohn Bendit) başkanı olduğu Avrupalı Yeşiller, geçen yılki genel kurullarını Türkiye’ye destek için ilk kez AB dışında bir ülkede toplamışlardı.) Olli Rehn, “yanlış start” diye niteledi o ilk gelişini… Avrupalı Yeşiller’in toplantısını ilgiyle izlemiş ve köşesinde geniş yer vermiş olan bendeniz ise, Türkiye’nin değişik renkleriyle tanışma açısından Rehn için “çok isabetli bir start” olduğunu düşünüyorum.

Pazarlamacı Erdoğan

Toplantının açılışında mükemmel ingilizcesiyle etkileyici bir konuşma yapan TÜSİAD Başkan Vekili Pekin Baran, Türkiye’ye diğer aday ülkelerden daha zor koşullar getirilmesinden duyduğumuz rahatsızlığın altını çizdi. Rehn ise cevaben Türkiye’nin kolay yutulur lokma olmadığını hatırlattı. Ama hemen ardından da AB’ye uyum konusunda 17 Aralık’a kadar büyük ilerleme kaydedilmekle birlikte, Türkiye’nin atması gereken daha pek çok adım olduğunun altını çizdi ve dedi ki:

“Avrupa Birliği bir gül bahçesi değil, ben de sizin pazarlamacınız değilim. Türkiye’yi pazarlamak sizin göreviniz. Halkınızla, işadamlarınızla, sivil toplum örgütlerinizle… Pazarlamacınız da Başbakan Tayyip Erdoğan! Ben ise hakem ve teknik direktör rolü oynayabilirim. Hakem olarak rolüm, Türkiye’ye diğer ülkelerle eşit şartlar uygulanmasını sağlamaktır. Teknik direktör olarak rolüm ise, sizin uyum konusundaki olumlu çabalarınızı finansal, siyasi ve hukuki açıdan desteklemektir. Ama maçı kazanacak olan sizlersiniz.”

Tek şart protokol

Pekiyi ilk olarak ne yapmamız lazım?

Rehn net konuştu: “Ankara Antlaşması uyum protokolünü imzalamanız lazım.”

Ne zamana kadar?

Rehn’in yanıtı: “Avrupa Birliği Komisyonu’nun müzakere çerçeve belgesi ve sivil toplum örgütleriyle diyaloğu düzenleyecek AB belgesi haziran sonu açıklanacak. Bu tarihten önce. Zira üye ülkeler, Komisyon’un müzakere çerçeve belgesini açıkladığı gün Türkiye’nin imzasını görmek isteyeceklerdir.”

Rehn, müzakerelerin başlaması için tek şart bulunduğunun, bunun da protokol imzası olduğunun ve 3 Ekim’de hem taramanın, hem de müzakerelerin başlayacağının özellikle altını çizdi.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: