İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kimden yana olduğunuzu gösterin: Ermenicilerden yana mı, Türklerden yana mı?

Arslan Tekin

Size geçen hafta haber vermiştim yazacağım diye: “Akşam”da yazan Yalçın Peşken diye bir gazeteci zırvalamış.

Hakkında “ş” ile başlayıp “l” ile biten, yazılı metinlerde fazla geçmeyen, bir kelime kullanacağım… Çünkü, Türkler bir milyon Ermeni”yi, 30 bin Kürdü öldürdü diyen “Türk düşmanı” kişi hakkında yazmış ve aklı sıra işi gargaraya getirip onu haklı çıkarmak istemiş. Sen de aynı sözleri söyle! Adamın arkasına sığınma! (Bu teklifim Pamukçugiller kervanına en son katılan Hasan Cemal”e ve gibilerinedir aynı zamanda… Hasan Cemal”in dedesi Tiflis”te Ermeni kurşunlarına hedef olmuştu.

Meseleleri daha iyi araştırması gerekir.

Bildiği varsa açık söylesin, Pamuk denen adamdan medet ummasın!) Kimse ortadan yürümemelidir.

Herkes yerini belli etmelidir… M.

Belge”nin, A.

İnsel”in, J.

Parla”nın, H.

Cemal”in, T.

Akyol”un yanına Y.

Pekşen”i de katıyorum.

Halk sizi hafızasına yazacak. Yer sıkıntım olmasa adamın gülünecek yazısını buraya alsam… Adamın yazdıklarına bakın… İlkokul talebesi bunları yazmaz! “Olayın tutulacak birçok tarafı var ve galiba en kolayı, bugüne kadar yapıldığı gibi yazarı ”vatan hainliği” ile suçlamak. Sonra şunları eklemek: – Nobel ödülünü almak için ülkesini satıyor. – Zaten yazdıkları beş para etmez.

Yabancıların hoşuna gidecek konuları seçiyor.

Türkiye”deki satış rakamları ise (rakamlar ortada olduğu için inkar edilemiyor) basının pompalaması yüzünden.

Kütüphanede olsun diye alınıyor ama okunmuyor. – Bırakalım da bu işe yazarlar değil, tarihçiler karar versin. (Bu savı ortaya atabilmek için, Sabancı Üniversitesi Tarih Profesörü Halil Berktay”ın yazdıklarından ya haberdar olmamak veya görmezden gelmek gerekiyor) .

Dediğim gibi işin tutulabilecek kolay yanları bunlar. Zor tarafları ise şunlar: -Türkiye”de Şkir özgürlüğü var mı, yok mu? diye sormak.

Ve ”Herkes resmi görüşü kabul etmek zorunda mı? diye eklemek… -PKK terörünün yaşandığı yıllarda her iki taraftan kaç kişinin öldüğünü araştırmak…

(Ortada ”30 bin ölü” lafı var, fakat bu rakam Türkleri işaret ediyor.

Peki hiç Kürt ölmedi mi?) -Ermenilerle yaşanan olayların aslı astarı nedir? Neden Ermeniler bu kadar yaygara yapıyorlar? diye düşünmek…

Neredeyse 90 yıldan beri sürdürülen itirazlara rağmen, neden hiçbir Türk bugüne kadar Ermeni arşivlerini araştırmaya gerek görmedi? şeklinde olayı kurcalamak…

( Akşam, 1 Mart 2005.) .

Ben de diyorum ki: “Nobel”i almak için ülkesini satıyor.”deniyormuş.

yalan mı? Bunu Yağmur Atsız çok güzel yazmıştı.

(Geçen cumartesi verdim.) “Zaten yazdıkları beş para etmez.” deniyormuş.

Yalan mı? Kitaplarını inceleyenler çarşaf çarşaf ortaya koydular.

“Bırakalım da bu işe yazarlar değil, tarihçiler karar versin.” deniyormuş.Yalan mı? Senin benim bilmediğimi tarihçiler biliyor.

Çünkü araştırıyorlar, delilleri topluyorlar ve bir hükme varıyorlar.

Halil Berktay”ı karşımıza tarihçi çıkarıyor Pekşen Bey… Taner Akçam de var… İkisi de Ermeni tezlerinin ateşli savunucusu… (Akçam”ın kitabını bir Ermeni kuruluşu yayınlamıştır.) H.

Berktay”ın adı köşemizde çok sık geçti bu sıra… Sabancılar, kendi üniversitelerinde Türk milletine kin kusan bu kişi hakkında açıklama yapana kadar daha çoook geçecek… Prof.

Dr.

Yusuf Halaçoğlu”ndan neden bahsetmiyorsunuz? Ermeniler üzerine araştıran, kitaplar yazan o.

Cibilliyetinize uymuyor değil mi! Çıksınlar Prof.

Dr.

Berktay da Prof.

Dr.

Halaçoğlu da bütün dünyanın önünde tartışsınlar! Halaçoğlu her zaman söylemiştir tartışalım diye… Berktaycılar (Yani Ermeni tezlerini savunanlar) kaç kişiyse gelsinler… İkinci bölüme geçelim: “Fikir özgürlüğü…” demekle kastınız nedir? Türk milletine kin kusma hakkı mı? Bu olmaz işte! Hiçbir millet kendisinin arkadan vurulmasına müsaade etmez ki, Türk milleti etsin.

Resmî görüşün kabulü mü? Resmî görüş müştekilerinin en başında gelenlerden biri de benim.

PKK ile Ermenicilerin yalanlarıyla mücadele resmî görüş değildir; halkın talebidir! “30 bin ölü…” meselesi… İnsan sizin bu satırınızı okuduktan sonra gazeteyi alır bir tarafa fırlatır..

Nerede yaşıyorsunuz siz! Bir dehlize kendinizi mi kapattınız; ne gözünüz, ne kulağınız açık… Türkiye”nin hakikatlerinden zerre kadar haberiniz yok! İnsan bu kadar şaşkın olmamalı Pekşen Bey! Emniyet Genel Müdürlüğüne sorsanız hemen size döküm verir.

(İmralı Kralı Abdullah Öcalan”a mektup yazsanız dahi, kimlerin nasıl öldüğünü bildirir.

İmralı duruşmalarında şehit yakınlarına dönerek aynen şunu demiştir: “TeCe de 25 bin PeKeKeli öldürdü!”) Bir zaman ben de bir çalışma için genel müdürlükten PKK saldırıları sırasında ölenlerin listesini istemiştim ve hemen fakslamışlardı… PKK 5 bin dolayında asker, polis ve sivil öldürmüş, güvenlik güçleri de 25 bin PKK militanını… Senin adamının İsviçre gazetesinde 30 bin Kürt demesi bu! Yahu Peşken Bey! 26 Şubat 1992”de Azerbaycan”da Hocalı”da Ermeniler ne yapmıştı? Mutlaka okumuşsunuzdur… Beni okumadıysanız eski gazeten “Hürriyet”te Oktay Ekşi”yi okumuşsunuzdur… Ermenilerin Azerbaycan”ın yüzde 20-25”ini işgal ettiğini ve bir milyon Türk”ü sürdüğünü de mutlaka biliyorsunuzdur. Yeni Ali Kemal”ler tezlerini gitsinler kendilerin bağırlarına basan ülkelerde savunsunlar.

Bizim ekmeğimizi yiyip bizi arkadan vuramazlar! .

Pamukçugiller ne kadar yazarsa ben de o kadar yazacağım.

Yarınki birinci yazımın başlığı: “Taha Bey! Cevap verebilir misiniz: ”Artin Kemal”le ”Ohennes Pamuk” arasında ne fark var?”.

.

Mumcu”nun dosyaları önüne konacak demiştim.

.

Ne demiştim… Parti kurmak için iki şart vardır: Bir: Paran olacak, iki: Türkiye”de partiye ihtiyaç duyulacak… İhtiyaç bile önemli değil… Paran olmalı… Genç Parti”ye Türkiye”nin ihtiyacı mı vardı! Parti Başkanı para babasıydı… İlk seçimde yüzde 7”nin üzerinde oyu çıktı.

AKP”nin şartları daha farklıydı.

Parti”nin bir numaralı kurucusu mazlum ve mağdurdu.

Para sahibi olduğunu söylemeye gerek yok.

Bunları Erkan Mumcu”nun Kültür ve Turizm Bakanlığından istifa etmesinden sonra yazmıştım.

Parti kuracağı söyleniyordu.

Daha bekleyin dosyalar konacak önüne, demiştim.

Dosyalar geliyor.

Bu defa dosyaları “Hürriyet”ten Emin Çölaşan”a göndermişler.

Mumcu”nun cevabını da göreceğiz.

Üç şirkete ihale verilmiş ve bu şirketler birbirine rakip gösterilirken aslında birbirlerini destekliyor ve birbirlerine yüklü miktarda para transfer ediyormuş.

İşin içinde Erkan Mumcu”nun kardeşi de varmış… Bunlar başlangıç… Arkası öyle bir gelecek ki… Mumcu parti kurmaya soyunmasına da pişman olacak.

Kendisini aklasa dahi şüpheleri gideremeyecek.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: