İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mustafa Kemal´in askeri Sokrat

Gayrimüslimler arasından bu topraklar için seve seve ölecek insanlar çıktı. Kahramanlık madalyası alan Yüzbaşı Sokrat onlardan sadece biriydi. Ruhani liderler de askerliklerini yaptı



İmparatorluğun öteki çocukları

Gayrimüslim vatan şehitleri – 2

Mehmet Gündem


Aram Andonyan, Balkan Savaşı tarihi konulu kitabında şunları anlatıyor: “Savaşın çeşitli cephelerinde ve Yanya’da olduğu gibi görevlerini fedakârane yerine getiren Ermeni askerler, aynı şekilde batı ordularında da bu görevlerini ifa ederek Türk komutanlar tarafından cesaret ve sadakatleri takdire şayan oldular”.
İstanbul’da yayımlanan Alman yayın organı Osmanischer Lloyd’un muhabiri şöyle yazmaktaydı: “Yanya savunmasında bulunan askerler arasındaki birkaç yüz Ermeni cesaretle savaştılar. Ermeni askerlerden biri subayını selamladığı esnada o kadar yorgundu ki, ayakta durmakta zorlanıyordu. Zorlukla silahına dayanmış, dizleri titremekteydi.
– ‘Neyin var? Ayakta duramıyor musun?’ diye sordu subay.
– ‘Gücüm kalmadı, ancak önemi yok. Hiçbir acı çekmeden ölebilirim, yeter ki imparatorluğumuz, Osmanlı İmparatorluğu ayakta kalsın’ diye cevapladı.

Ermeni askerlere övgü

Askerliğinin 4. yılını ifa eden başka bir Ermeni asker de, 4 yıl daha memnuniyetle askerlik yapabileceğini söylüyordu, yeter ki Osmanlı kılıcı sürekli parlasın.”
Aram Andonyan’ın anlattığına göre, Yanya’da ünlü olan Ermeni subaylarından biri de Eskişehirli Dikran Efendi’dir. Delvino’nun kuvvetlerinde görevliyken, savaşın başlarında Vizani çevresinde Arnavut güçlerini 2. mülazım olarak komuta eder. Gösterdiği cesaret ve başarıdan dolayı Esat Paşa kendisini herkesin önünde överek, doğrudan savaş alanında kendisine Mülazım-ı Evvel görevini tevdi eder.

Yüzbaşı kucakladı

Yüzbaşı Baba Zühtü, Yanya’da, Vizani taraflarında savaşan Eskişehirli 2 Ermeni askerin kahramanlıklarını anlatıyordu. Bu askerler ateş altında yılmayıp Arnavut arkadaşlarına güzel birer örnek olmuşlardı. Yüzbaşı, “Ermeni soyunun sadakatine ve fedakârlığına çok şey borçluyuz” diyordu. Kendisini dinleyenler arasında 2 Ermeni’nin bulunduğunu görünce yüzbaşı onları kucaklayarak öptü.

‘Seni de mi kaybettik!’

Yüzbaşı Sokrat İncesu 1964’te “I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale-Arıburnu Hatıralarım” kitabını yayımladı. Rum olan İncesu, kitaba şu cümlelerle başlıyor: “Kafkasya’da, Filistin’de, Arabistan çöllerinde ve nihayet -dünyayı yenenlerin yenildiği yer- olarak tarihe geçen Çanakkale’deki harplere iştirak etmiş, değerli silah arkadaşlarımla sevinçli ve elemli günler yaşamış bir Türk zabiti olarak, hatıralarımı bu minik eserimde toplayıp nazarlarınıza arz etmeyi zevkli bir vazife telakki etmekteyim.”
Sokrat İncesu, savaşın bütün dramlarına tanık oldu. Gözünün önünde binlerce Türk askeri şehit düştü. İncesu, pek çok cephede savaştı. Kirte cephesinde yaralandı. Sıhhiye erleri tarafından cephe gerisine getirildiğinde Kaymakam Ali Rıza Bey’in ‘Vah yavrum, evladım Sokrat’ım. Seni de mi kaybettik’ sesi hayal gibi geliyordu. Ancak 3 gün sonra gözlerini açtı. İncesu, ölümü cephe gerisine erteleyenlerden olarak savaştı. Cemal Paşa’nın teftişinden geçti. Kendini ‘Makineli tüfek kumandanı Sokrat’ diye takdim etti. Filistin cephesinde 23. Piyade Alayı’nın 12. Makineli Bölüğü’nü kumanda ederken Mustafa Kemal’i gördü, onun askeri olma mutluluğunu yaşadı. Komutanlarından takdir gördü. Bir teftiş esnasında Enver Paşa, Mülazım Tahsin Efendi ve Yüzbaşı Sokrat’ı çağırdı: “Kahraman evlatlarım; bilhassa son harekâtta göstermiş olduğunuz fedakârlıktan dolayı ordu sizi harp madalyasıyla taltif etmiştir” diyerek madalyaları takıp gözlerinden öptü.

‘Düşman ilerlemesin’

Kitapta, 8. Bölük Kumandanı Sokrat Efendi’ye gönderilen bir emir şöyle: “Mevzilerinizi sıkı tutunuz, bulunduğunuz ara siperin yanlarına siper kazarak askeri bu siperlere yerleştiriniz. Düşmanın bir adım ileri atmasına eldeki tüm kuvvetle karşı koyunuz. Sizi Allah’a emanet ederim. Tabur kumandanı Mithat.”
İncesu, kitabı şu sözlerle bitiriyor: “Çanakkale, Gelibolu, Kanlısırt, Arıburnu, Kitre, Seddülbahir ve I. Dünya Savaşı’na sahne olan Çanakkale harp sahalarını gezmek ve binlerce isimsiz vatan şehidinin yattığı bu mübarek toprakları ziyaret ederek ruhlarına bir Fatiha okumak her Türk’ün bir vecibesi ve yurt vazifesi olmalıdır.”

Vatanperver gayrimüslimler

Osmanlı Teşkilatı Mahsusası’nın başında bulunan Eşref Kuşcubaşı der ki: Şu gerçeği tarih önünde tekrarlamak isterim; Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içinde yaşayan bütün Rumlar, Ermeniler, Yahudiler asla hain değillerdir. Aralarında öz ve halis Türk kadar bu topraklara bağlı, hatta bu topraklar için seve seve ölecek insanlar çıkmıştır. En nazik ve buhranlı günlerde birçok Ermeni ve Rum vatandaşlarımızdan, en vatanperver Türkleri gıpta ettirecek yakınlık görmüşüzdür… Bu, ahlak sahibi kadirşinas insanlar bizlerle beraber gülmüş, beraber ağlamışlardır. Malta sürgünleri içinde Rumlar, Ermeniler, Yahudiler vardır.

Atatürk ne dedi?

“Unsur-u hakim olan Türklerle tevhid-i mukadderat (kader birliği) etmiş sadık bazı unsurlarımız vardır ki, bilhassa Museviler, bu millete ve bu vatana sadakatlerini ispat ettiklerinden, şimdiye kadar müreffehen imrar-ı hayat (hayat sürmek) etmişler ve bundan böyle de refah ve saadet içinde yaşayacaklardır.” (İzmir İktisat Kongresi, 2 Şubat 1923) Serdarı Ekrem ve Harbiye Nazırı İzzet Paşa: “Her hususta Yahudi askerlerimizden fevkalade memnun olduk.”


Galatasaraylı şehitler

Galatasaray Lisesi’nin içinde “Vatan Uğruna Şehitlerimiz” diye bir bölüm var. Mermer bir kitabe üzerine isimler yazılmış. Kitabenin sağ ve solunda ise şehitlerin fotoğrafları var. Galatasaraylı bu şehitlerin içinde gayrimüslimler de var.
Abdurrahman Robenson: Türkiye’de izcilik hareketinin kurucusu. Gönüllü olarak gittiği I. Dünya Savaşı’nda, 11 Nisan 1915’te Erzurum’da şehit oldu. Galatasaraylı futbolcu olan Robenson cepheye sevk edilirken Ali Sami Yen’e yazdığı mektupta, göğsünde Galatasaray flaması taşıdığını, ölürse onunla gömülmek istediğini söyler.
Yakup Robenson: Gönüllü olarak I. Dünya Savaşı’na katıldı. Abisi Abdurrahman Robenson’un cephede ölümünden bir yıl sonra, 16 Aralık 1916’da Sina Çölü’nde şehit düştü.
Mıgırdiç Dikranyan: Mekteb-i Sultani II. sınıf talebesi ve kulübün I. takım futbolcularından olduğu halde I. Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katılır. Temmuz 1916’da Bitlis’te şehit olur.
Agop Elmasyan: 1880 Mekteb-i Sultani mezunudur. 60 yaşında olmasına rağmen I. Dünya Savaşı’na gönüllü doktor olarak katılır. Çanakkale’de yaralıları tedavi ettiği sırada, bombardıman sonucu 23 Şubat 1918’de şehit düşer.


Kurtuluş Savaşı’nda Yahudilerin tutumu

İspanya sürgününden kaçıp Osmanlı’ya sığınan Yahudiler, Osmanlı ve Cumhuriyet’le tevhid-i mukadderat (kader birliği) etmişler. Çanakkale Savaşı’nda olduğu gibi Kurtuluş Savaşı’nda da bunun birçok örneği var. İzmir’de Yunan ordusunun çektiği bayrağı indiren Yahudi genci Nesim Navaro’dur.
Yunan ordusunun İzmir’i işgalinden sonra bölgeye gelen Yunan Kralı Konstantin, dini cemaat heyetleriyle görüşür. Yahudilerden de ‘Yunan yönetiminden memnun olduklarını’ ifade eden bir beyan talep eder. Yahudi cemaati, baskılara rağmen bu isteği yerine getirmez.
İzmir’de, Boaz Efendi Menaşe, Bayındır’da Jak Uziyel, Bergama’da Benjamen Katan, Çeşme’de Salamon Tuvi, Aydın’da Behor İsak Halegua, Bursa’da David Saba, İstanbul’da Albert Kohen, Dr. Jak Behar ve Dr. Robert Behar, Becerano… Türklerin yanında yer alır, sürekli Türk tezini savunurlar.

Çanakkale Savaşı’ndaki gayrimüslim şehit erler
Adı Baba adı Birliği Memleketi Şehadet tarihi
Andon Hıristo 10 Alay. 2. Tabur 8. Bölük Tekirdağ 13 Temmuz 1915
Andon Nikola 13. Alay 3. Tabur 11. Bölük İstanbul 18 Mayıs 1915
Andon Panapot Balıkesir 25 Ağustos 1915
Andon Yorgi 14. Alay 3. Tabur 2. Bölük İstanbul 01 Mayıs 1915
Aristos Kostantin 12. Alay 3. Tabur 10. Bölük Çanakkale 18 Mayıs 1915
Apostol Paskal 13. Alay 1. Tabur 1. Bölük Edirne 11 Aralık 1915
Apostol Vasil 13. Alay 3. Tabur 12. Bölük İstanbul 13 Temmuz 1915
Apostol Yorgi 10. Alay 1. Tabur 1. Bölük Edirne 13 Temmuz 1915
Arakil Efendi Tefekçiyan Mengons Teğmen Burdur 11 Ağustos 1915
Aram Salamon Balıkesir 07 Ekim 1915
Arkir Dimitri 13. Alay 2. Tabur 6. Bölük Edirne 09 Eylül 1915
Abandi Horşi 13. Alay 3. Tabur 11. Bölük Edirne 18 Mayıs 1915
Ağabeydyan Mehmet 125. Alay 3. Tabur 1. Bölük Adana 26 Ekim 1915
Ador Estoral 33. Alay 3 Tabur Yozgat 24 Ağust
Agop Avanis 18. Alay 2. Tabur 4. Bölük Amasya 18 Eylül
Agop Bedrus Bilecik Aralık
Giragor Sinop
Kirkor
Manas

Tespit edebildiğimiz listede, Çanakkale Savaşı’nda Türk ordusu saflarında şehit olan 105 gayrimüslim erin ismi bulunuyor.

YARIN

Fedon’un şehit dedesi

Kore gazisi Hayati’nin hikâyesi

Rum ere Kurtuluş’ta devlet töreni

Artin Atatürk’ün elinden madalya aldı

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: