İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TEK ENGEL AĞRI DAĞI DEĞİL

YILDA 130 MİLYON DOLARLIK BİR TİCARET HACMİNE SAHİP OLAN TÜRKİYE VE ERMENİSTAN, MEVCUT SİYASİ SORUNLARA RAĞMEN BU HACMİ ARTIRMANIN YOLLARINI ARIYOR. TÜRK-ERMENİ İŞ GELİŞTİRME KONSEYİ BAŞKAN YARDIMCISI NOYAN SOYAK, ERMENİSTAN SINIRININ AÇILMASI HALİNDE BU HACMİN ÜÇ KATINA ÇIKACAĞINI DÜŞÜNÜYOR.

Türkiye ve Ermenistan… Yıllardır bilinen nedenlerle yıldızı bir türlü barışmayan, belki de hiç barışmayacak iki ülke… Oysa madalyonun öteki yüzünü çevirdiğimiz zaman karşımıza 130 milyon dolarlık büyüklüğe sahip olan bir ticaret hacmi çıkıyor. Politik engeller ortadan kalkıp da Türkiye ve Ermenistan arasındaki sınır açıldığı zaman, bu hacmin en az üç katına çıkacağı vurgulanıyor. 1997 yılında kurulan Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi, oldukça zor şartlar altında ticaret hacmini geliştirmek için çaba sarf ediyor. Ancak, konsey klasik bir iş geliştirme konseyinden farklı projeler geliştiriyor. Özellikle konseyin Türkiye tarafı, her iki ülkede oluşan imajı ortadan kaldırmak için yoğun bir çaba sarfediyor. 1997 yılında kurulan Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi’nin Türk eş başkanlığı Kaan Soyak, Ermenistan eş başkanlığını ise Arsen Ghazarian yapıyor. Ghazarian aynı zamanda Ermenistan İşadamları Derneği’nin de başkanlığını yapıyor. Türk- Ermeni İş Geliştirme Konseyi Başkan Yardımcısı Noyan Soyak, Kaan Soyak’ın kardeşi. Alyans Gemi Kiralama ve Denizcilik A.Ş.’nın ortaklarindan olan Kaan ve Noyan Soyak, aynı zamanda Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi’ni de ilk kuran isimler Noyan Soyak’a göre iki ülke arasındaki ticari hacmi daha da artırmak için tek yapılması gereken şey, Ermenistan’ı Türkiye’ye bağlayan sınır kapılarının açılması. Soyak bunun, hem Ermenistan ile ilişkileri normalleştireceğini hem de Türkiye’nin Kafkas bölgesine açılmasına neden olacağını söylüyor. Soyak, ” Biz konsey olarak sadece Ermenistan ile değil bu bölge ile ilişkilerin geliştirilmesi ve bölgedeki potansiyelin kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu da Ermenistan ile bizi ayıran ve adeta bölgeye vurulan kilit konumundaki sınır kapılarının açılmasıyla olacak. Bölgede önemli bir güç olan Türkiye’nin uzun bir süre daha bu bölgeye kapalı kalması mümkün değil” şeklinde konuşuyor. Soyak, özellikle Kars Dogukapi’da bulunan ve 1993 yılında Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgali üzerine kapatılan demiryolunun önemine vurguluyor: “Türkmenistan ve Tacikistan gibi ülkelerde proje kovalayan inşaat firmaları için bu yol çok önemli” diyen Soyak, “Bu firmalara sorduğunuz zaman en önemli gider kalemleri arasında ilk sırada lojistik yada ulaşımı söyleyeceklerdir. Bizim hesaplamalarımıza göre buradaki demiryolunun kullanılması Türk firmalarına yüzde 35’e varan bir kazanç sağlayacaktır.” dedi. Diğer taraftan sınırların kapalı olmasının en büyük vebalini özellikle Kars ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan halkın çektiğini söyleyen Soyak, “Sınırlar açılırsa buradaki halk nefes alacak” dedi.

130 MİLYON DOLARLIK TİCARET… Hiçbir diplomatik ilişki olmamasına rağmen Ermenistan ile küçümsenmeyecek ticari bir ilişki ağı kurulduğunu söyleyen Soyak, “Biz çalışmalarımıza başladığımız yıllarda 25-30 milyon dolar olan ticaret hacminin şu anda 130 milyon dolarlara çıktığını görüyoruz. Üstelik bu rakamlar, Gürcistan ve İran üzerinden dolaylı olarak yapılan ticaret hacmini yansıtıyor. Sadece bu da değil, iş adamlarının uçak seferleriyle yaptıkları bavul ticareti var. Onun değerinin ise net olmamakla birlikte yılda 12 milyon dolar olduğunu düşünüyoruz” dedi. Şu anda Ermenistan’a Fly Air ve Ermeni firması Armavia tarafından ayrı ayrı haftada iki uçuş programı bulunuyor. Soyak’a göre kapılar açılırsa, Ermenilerle ozellikle insaat ,arıcılık, seracılık, tarım ve mandıra konularında ortak çalışmalar yürütülebilir. Soyak, bugüne dek yapılan çalışmalarda her iki tarafın sahip olduğu potansiyelleri ve eksikliklerini tespit ettiklerini buna göre; sınıra yakın Türk bölgelerinde, sebze ve meyvenin az olduğunu, Ermeni tarafında ise tahıl ürünlerinin çok pahalı olduğunu söyledi. Soyak, ayrıca Türkiye’nin, Ermenilerin diasporası nedeniyle dünya üzerinde kurduğu geniş ticaret ağını kullanabileceğini de ekliyor. Ermenistan’da daha çok gıda, inşaat malzemeleri, deri ve konfeksiyon, pastane, lokanta gibi alanlarda çalışan 12 civarında Türk firması olduğu söyleyen Soyak, bu firmaların köken olarak daha çok Doğu ve Karadeniz bölgelerinden olduğunu, İstanbul kökenli firma sayısının ise 2-3 adet olduğunu belirtiyor. Ermenistan’ın en büyük ticari partneri Belçika. Ermenistan ile Rusya arasında yapılan anlaşmaya göre, Rusya’da çıkarılan kıymetli taşlar, Ermenistan’da işleniyor ve daha sonra Belçika’ya gönderiliyor. Belçika’nın yanı sıra Rusya, Fransa, Almanya, ABD ve İran, Ermenistan’ın diğer önemli ticari partnerleri.

ÖZVERİ GEREKİYOR.. İlişkilerinin normalleşmesi açısından her iki tarafın da özverili davranması gerektiğini söyleyen Soyak, “Bu bir müzakeredir. Türkiye bölgedeki gücünün farkına varmalı ve bölgede daha aktif davranarak, buradaki ülkelerin ticaret ve refah düzeylerini artıracak girişimlerde bulunmalı. Soyak’a göre, geliştirilecek Türkiye- Ermenistan ilişkilerinin Azerbaycan’a zarar vereceğinin düşünülmemesi gerekiyor: “Bu konuda Azerbaycan iyi bir adım attı ve Ermenistan ile sorununu Birleşmiş Milletler’e yani uluslararası platforma taşıdı. Henüz bir gelişme olmasa da bu önemli bir adımdır.” Soyak, zor bir dönemi geride bırakmış aslında. Türk-Ermenistan İş Konseyi’nin başında olmak Türkiye’deki en zor pozisyonlardan birisi. Noyan Soyak, her iki ülkedeki milliyetçi kesimlerden ve dönem dönem Azerilerden tepki aldıklarını vurguluyor. Ancak, halka inildiğinde çok büyük sorunlar olmadığını düşünüyor. “Her iki tarafın da tek istediği iddiaların doğru olup olmadığının ortaya çıkması ve soru işaretlerinin yanıtlanması” diyen Noyan Soyak , Türk firmaları için Ermenistan’da çok büyük potansiyel olduğunu ancak mevcut siyasi riskler nedeniyle çekingen kaldıklarını söylüyor. Aslında aynı durum Ermeni tarafı için de geçerli. Noyan Soyak’ın verdiği bilgilere göre, ülkedeki kamu ihalelerinde Türk firmalarına pek olumlu bakılmıyor. Zaten Türk firmaları da “Nasıl olsa kazanamayız” diye düşündükleri için bu ihalelere katılmıyorlar.

TÜRK VE ERMENİ SANATÇILARDAN ORTAK CD

Bugüne dek sadece ekonomik değil birçok önemli kültürel etkinliklere de imza attıklarını söyleyen Noyan Soyak, son olarak, tüm dünyada dağıtılmak üzere Türk ve Ermeni Müzisyenlerin ortak çıkaracağı bir CD çalışmaları bulunduğunu söyüyor. Soyak, “Daha önce de Arto Tunçboyacıyan ve Aydın Esen ile benzer bir CD çalışmamız olmuştu. Bu ikinci olacak” diyor. Kültür çalışmaları hakkında bilgi veren Soyak, 1999 yılında ilk kez Ankara’dan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü’nün Ermenistan’da konser verdiğini ve bunun bir ilk olduğunu vurguluyor. Soyak, diğer çalışmalar hakkında ise şu bilgileri veriyor: “TRT Istanbul Radyosunda ‘de Lalezar isimli Klasik Turk Muzigi toplulugu, Ermeni Ud Ustası Hırant’ın doğumunun 100’üncü yılında, Amerika’da yaşayan Ermeni Udi Richard Hagopyan birlikte Istanbul ve Erivan’da konser verdi. Bunun dışında Ingiliz Sivil Toplum Örgütü ”International Alert” ile birlikte bir de kitap çalışmamız oldu. Azeri, Ermeni, Türk, Gürcü, Abaza, Kuzey Osetya ve Nahçıvanlı işadamlarının ve bazı akademisyenlerin kaleme aldığı kitap tüm dünyada dağıtıldı.”-O-

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: