İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mehmetçik´le omuz omuza

İmparatorluğun öteki çocukları, Osmanlı’yla aynı kaderi paylaştı. Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen 315 sağlıkçı subayın 100’ü gayrimüslim Türk askeri


İmparatorluğun öteki çocukları

Gayrimüslim vatan şehitleri – 1

Mehmet Gündem


Türkiye’de bugün 2500 Rum, 25 bin Musevi, 65 bin Ermeni ve 15 bin kadar Süryani vatandaşımız var. “İmparatorluğun öteki çocukları, Gayrimüslim Vatan Şehitleri” yazı dizisi, yüzyıllar önce bu topraklarda büyük bir başarıyla gerçekleştirilen barışı bugün ve yarın da yaşatmaya dair fotoğraflara vurgu yapıyor.
Tarihin farklı sayfalarında, bu topraklar için ‘şehit’ düşen, gazi olan gayrimüslimler de var..

İmparatorluğun çocukları

Çanakkale’de, Filistin’de, Şark Kafkas cephele-rinde, Irak’ta, Galiçya’da, Romanya’da, Yanya’da, Sırp Karadağ’da… Mehmetçik’le omuz omuza çarpışan, aynı siperde ruhunu teslim eden İsak, İlya, Simon, Mihail, Yuala, Murdaray, Nesim, Kasapyan, Yanko, Kostanti, Yorgi, Yakup, Agop, Bedros, Dimitri, Esteban, Liyon, Kirkor, Berho, Hıristo, Mişon, Sarafyan, Lahdo, Savme…
İmparatorluğun öteki çocukları, Osmanlı’yla aynı kaderi paylaştılar. Savaştılar. Öldüler. Bu arada yanlış yapan, başka saflarda yer alanlar olmadı değil. Bazı gayrimüslimlerin yanlış yaptığı gerçeği asla hepsini kuşatıcı değil. ‘Her’ ve ‘bazı’ ayrımını iyi yapmak gerekiyor.


Uzayan şehit listeleri

Cephede şehit düşüp aynı mezara gömülen Ahmet, Agop, Hristo, Simon, Yako’un bıraktığı fotoğraf bugün bizim bütün unsurlarımızla birlikte yaşamamızı kader haline getiriyor. Birlikteliğin zirvesini işaret eden bir ‘final fotoğrafı’, ‘en iyi kare’ olarak duruyor, cepheden kalan renksiz son fotoğraf olarak.
Albay Adnan Ataç, 1997’de “20. yüzyılda şehit olan Türk sağlık subayları” adlı bir kitap yayımladı. Daha doğrusu Balkan Savaşı’nda, I. Dünya Savaşı’nda, Kurtuluş Savaşında şehit olanların listesi. 315 şehidin 100’ü gayrimüslim Türk askeri.
1918’e kadar askeri hekim olarak görev yapan Mazhar Osman’ın da Harbiye Nezareti Sıhhiye Dairesi İstatistik Şubesi’nden aldığını belirttiği listedeki 215 şehidin 82’si gayrimüslim. Bir tıp kongresinde Mahzar Osman şu cümlelerin ardından listeyi okuyor:

Fedakâr isimler

“Aziz meslektaşlarım ve muhterem efendiler, Bugün mevsim münasebetiyle müsamerelerimize fasıla veriyoruz. Beşeriyetin başına gelen felaketlerin en büyüğü olan bu harp esnasında vazifeyi tıbbiyesini ifa ederken birçok kahraman etıbba (tıpçılar) arkadaşlarımız mahv ve helak oldu. Onların şayan-ı tebcil (Yükseltmeye layık) olan büyük namlarının müsameremiz tarihinde kemal-i teessürle zikir edilmesini hepimiz samimi kalple arzu ederiz. Her yerde her vesile ile yaşamaya layık olan o fedakâr isimlerin, onların en ziyade acıyan, hatıraları ile en ziyade yaşayan siz efendilerimin huzurunda tekrarı farzdır… Listeyi işte kemal-i teessürle (üzüntüyle) okuyorum. Şüheda-yı müşarün ileyhimin (adı geçen şehitler) hatıralarını tazimen ayağa kalkmanızı rica ederim.”

Osmanlı ve gayrimüslimler

Osmanlı da tebaasını kucaklamış bir sistem vardı. Meclis’i Mebusan’ın 1/3’ü gayrimüslimdi. 1856 Tanzimat’ın ilanı dahil o dönemde ne Avusturya, ne Avrupa ve ne de Rusya’da böyle bir parlamento yoktu. Bütün vilayetlerdeki idari meclis üyeleri, mahkemeler ve devlet bürokrasisi karmaydı. Osmanlı, tebaasının diline, dinine, ibadetine ve ticaretine karışmıyordu. Tebaa, merkezi yönetimin otoritesini kabul ettiği sürece her topluluk kendi içinde gelişmeye ve ilerlemeye açıktı. Bir imparatorluktu Osmanlı. Başarılı olanlar üst seviyelere çıkabiliyorlardı. Bir zamanlar ‘kalemiye’ çevresinde tercüman ve diplomat olarak çalışan sadece birkaç Rum varken, 1876’ya gelinceye kadar Hıristiyan memurun bulunmadığı devlet dairesi kalmamıştı.
Tarihçi İlber Ortaylı’nın da belirttiği gibi 19. yüzyılda ne Avrupa da, ne de Rusya da hâkim ulusun dışında herhangi bir dini-etnik gruptan devlet adamına rastlanılmazken, Osmanlı İmparatorluğu’nda Hıristiyan ve Musevi nazırlar, sefirler, valiler hatta uluslararası konferans ve barış antlaşmalarına gönderilen gayrimüslim murahhaslara sıkça rastlanıyordu.

Süryaniler

Süryaniler, bugün de yoğun olarak Mardin il merkezi ve ilçe köylerinde yaşıyorlar. Diyarbakır, Hatay, Elazığ ve Adıyaman’da da küçük Süryani toplulukları var. Son 50 yıl içinde İstanbul’da da bir Süryani topluluğu oluştu. Bugün 2500’ü güneydoğuda, 10 bini İstanbul’da olmak üzere Süryani nüfusu 15 bin civarındadır. Süryaniler de “gayrimüslim vatan şehitleri” tablosunda yerlerini alıyorlar. 1911’de Midyat’ın Alagöz köyünden 19 kişi askere alınıyor ve cepheye sevk ediliyor. Birkaç yıl sonra giden 19 kişiden, yalnızca 3 kişi köyüne dönüyor. 16 kişi şehit düşüyor cephede. Ne yazık ki, bugün onlardan sadece beşinin ismi biliniyor: Lahdo Kate, Savme Abdalla, Şaobo Slivo, İşıh Hannıko, Gevriye Bahat.
Süryanilerden de Kore gazileri var, örneğin Melke Aslan.

Ermeniler

28 Ekim 1927’de yapılan ilk nüfus sayımına göre Türkiye’nin nüfusu 13.648.270’tir. İstanbul’un nüfusu da 690.735’tir. İstanbul’daki Ermeni sayısı ise 52.675’tir. Anadolu’da da aynı tarihte 27.809 Ermeni vardır. Osmanlı döneminde Ermeniler siyaset sahnesinde yoğun olarak görülmekteydi. 1876 Meşrutiyet meclisinde 9, 1908 II. Meşrutiyet ve 1914 meclislerinde 11’er milletvekili vardı.

Rumlar

1914-18 arası, pek çok Rum, Anadolu’yu terk etmek zorunda kaldı. Çoğu İstanbul ve İzmir’e geldi. 1920’lerde İstanbul’un Rum nüfusu 150 bine yakındı. 1923’ten sonra hem kendiliğinden gidenler hem de mübadil kabul edilenlerle birlikte sayı 100 binlere düştü. Zaman içinde Rum nüfus iyice azaldı.

Museviler

Osmanlı sistemi içinde görev yapan Museviler, saray doktoru, hükümet tabibi ve askeri hekimler, hariciye mensupları, öğretim üyeleri gibi sınıflandırılır.

Sanki cephede yoktular…

Bizde “Mehmetçik” kavramının çağrıştırdığı isimler Ahmet, Mehmet, Ali, Mustafa olmuştur. Bu ülkede yüzyıllardır birlikte yaşadığımız gayrimüslimler var. Osmanlı’da paşa konumuna kadar yükseldiklerini, padişahların özel iltifatlarına mazhar olduklarını biliriz, ama onların isimlerini biz “Mehmetçik” içinde saymıyoruz. Sanki savaş zamanı bu insanlar cepheye hiç uğramamış, aniden ortalıktan kaybolmuş gibi bir kanaat oluşmuş. Gerçek öyle değil. Mehmetçik’le aynı cephede omuz omuza bu vatan için düşmanla savaşan gayrimüslimler de var.


Başka Yüzbaşı Sokrat’lar da var

Emekli Albay İsmail Özdilek, askerliğin yanında tarih ve sinemayla da ilgili. Kurtuluş dizisi ve bazı filmlerde askeri danışman olarak görev aldı. I. Ordu’nun Dünü ve Bugünü, Depremde Askerlerimiz, Geçmişten Günümüze Türk askeri adlı belgesel filmleri TRT ile birlikte yaptı. Özdilek’in çalıştığı Gelibolu film projesi, Azerbaycan’da Türk izleri, 18. yüzyıl Osmanlı mimarisi, Papa Roncall, Nuh’un Gemisi, Dünü ve Bugünü ile Kırım tarihi, Yurtiçi ve yurtdışı kışlalarımız, Türkmenistan belgeseli gibi birçok proje de hayat bulmayı bekliyor. “Gayrimüslim Vatan Şehitleri” de Özdilek’in çekmek istediği belgesellerden. Özdilek, Gelibolu film projesini yaparken Rum asıllı yüzbaşı Sokrat İncesu’nun hatıratı dikkatini çeker. Sokrat, Çanakkale, Süveyş harplerine katılmış ve cesaretinden dolayı madalyayla ödüllendirilmiş. Başka yüzbaşı Sokrat’lar da var mı diye araştırmaya koyulmuş Özdilek. Görmüş ki, I. Dünya Savaşı’nda, İstiklal Harbi’nde, Kore Savaşı’nda, hatta PKK ile yapılan mücadelede şehit olan gayrimüslimler var.

I. Dünya Savaşı’nda şehit olan gayrimüslim sağlık subayları
Rütbesi Adı Baba adı Memleketi Görev yeri Ölüm tarihi
Gayri mükellef Anagastos Efendi Todori İzmir Balıkesir Harp Hastanesi 14 Mayıs 322
Mükellef yüzbaşı Anastas Efendi Yorgi Ankara Alay 8. depo 31 Aralık 331
Mükellef yüzbaşı Andon Efendi 32. sıhhiye bölüğü operatörü 22 Mart 331
Mükellef yüzbaşı Armenak Efendi Haçadur Amasya Seyyar jandarma taburu 18 Mart 331
Tabip Aron Efendi İlya İzmir K 11 Sıhhiye Böl. 17 Ocak 332
Gayri mükellef yüzbaşı Aşil Anceli Efendi Şam Hastanesi 31 Aralık 331
Yüzbaşı Avram Efendi Haim Dersaadet Fırka 3 seyyar hastane 23 Nisan 332
Tabip mükellef yüzbaşı Avram Elbir Efendi Dersaadet Menzil 3 Hastanesi’nden 24 Mart 333
Mükellef yüzbaşı Avram Kohen Efendi Eyüp Sultan Gelibolu Menzil Hastanesi 17 Şubat 331
Tabip mükellef yüzbaşı Avram Yuda Efendi David Bergama İkinci menzilde müstahdem 04 Aralık 332
Tabip mükellef yüzbaşı Corci Sem’an Cebeli Lübnan Hayfa Hastanesi 18 Nisan 332
Tabip mükellef yüzbaşı Çatalas Efendi Yorgi Merfete Ağa Hamami Hastanesi 17 Nisan 332
Tabip mükellef yüzbaşı Dikran Efendi Nazret Kabadibi Sıhhiye istasyonu tabibi
Mükellef yüzbaşı Dikran Kasabyan 3. Cephane Taburu
Mükellef yüzbaşı Dimitri Anderyakodi

YARIN

1909 öncesi Meclis-i Mebusan’da gayrimüslimlerin askerlik tartışmaları

Cephelerden örnekler

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: