İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Selcan TAŞÇI: Soykırım tartışması lise sıralarına taşınıyor – YeniCag

Milli Eğitim Bakanığı, ders kitaplarının içeriklerini
oluştururken skandaldan Şre vermiyor.

Son olarak, Tarih Dersi Komisyon Başkanı Prof.Dr.Mustafa Saran, orta öğretim
tarih kitaplarında, dünyanın dört bir yanında hummalı çalışan Ermenilerin lobi
faaliyetleri doğrultusanda oluşan sözde soykırım meselesini tarafsız
değerlendireceklerini belirtti.

Saran”ın ifadesine göre, "Hem Türk, hem Ermeni iddia ve belgelerine yer
verilecek; hükmü öğrenci kendisi verecek.". Bakanlığın, az zamanda başardığı çok
iş!ten birkaç örnek vermek gerekirse; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarında
yer alan Hz.Muhammed tasvirleri, Vatandaşlık Bilgisi kitaplarına kapak resmi
olarak Amerikan özgürlük heykelinin seçilmesi, Talim Terbiye Kurulu Başkanı”nın
eğitimin Kemalizme dayandırılmaması gerektiğine dair açıklamaları, tüm din ve
inançlara eşit mesafedeki din dersi kitapları, İngilizce kitaplarındaki,
Atatürk”ün Türk Gençliği için en büyük lider olmadığını düşündüren diyalogları
kolayca hatırlamışsınızdır..

Bir hakimi sanığın cezasına ilişkin hükmünü vermeden önce,
sözkonusu suçla ilgili düzenlenen kanunlar yönlendirir, bir doktor tanı koymadan
önce belirtileri gözden geçirir…

Peki henüz ortaöğretim düzeyindeki bir öğrenci hükmü neye göre verecek? Ya,
varsa, konuya ilişkin pratiklerine, ya yazılı bilgilere, ya dünya görüşüne, ya
da tarih, sosyoloji, psikoloji, ekonomi gibi alanlardaki birikimine, kısaca
çevresinde bugüne kadar oluşmuş kültürel belirtilere yaslayac, vardığı sonucu.
Milli Eğitim Bakalığı "tanım"ı kendisi yapıyor, "yorum"u öğrenciye bırakıyor.

Bu Türkiye”nin geleceği için büyük bir risk! Sözde soykırımın üzerinden 90 yıl
geçtikten sonra, yeni yetişen Türk gençleri için kullanılmayı bekleyen kültürel
belirtileri; bir Ararat Şlmi, bir Hrant Dink ve arkasından alkış tutan sözüm ona
memeketim aydını, dünyaya hitap ederken ”soykırım” sözcüğünü telaffuz etmekten
çekinmeyen bir başbakan ve somut- gerçek bilgi, mutlak doğru sayılabilecek
öğretilerle dolu olduğunu farz ettikleri ders kitaları şekillendiriyor…

Net hatırımda değil, birkaç gün önce ya bir Avrupalı ya da Ermeni yetkili,
Türklerin Ermeni meselesine dair belleklerini yoklamaya ihtiyaçlarını olduğunu
buyurmuş..

Bu geriye dönüşü sağlamak, hafızada yüklü bilgiler arasında ayıklama yapabilmek
için önce bir bellek oluturabilmek gerek.

Günümüz Türk gençleri sakat bir bellek oluşum süreci ile eşzamanlı olarak, "eşitler"
olarak önlerine konan kişiler ve olaylardan ”birinci”yi seçmek durumunda
bırakılıyor….

CHP Kurutayı ve Kuzey Irak seçimleri ile dolu olan gündeme, konuyu taşıyan Öncü
Gençlik oldu.

Genel Başkan Tugay Şen yaptığı basın açıklaması ile, "AKP hükümetinin Milli
Eğitim Bakanlığı, tarihsel gerçekleri öğrencilerin "hükmüne bırakacaksa",
yakında Yunan işgaline karşı kurtuluş mücadelemiz ders kitaplarına kim bilir
nasıl konulacaktır.

Tarih kitaplarında Yunan iddialarına ve Türk iddialarına yer verip, öğrenciler
mi karar versin diyecekler? Bu hükümetten bu da beklenir.

Çünkü sözde Ermeni soykırımı iddialarına yer vererek, aslında Kurtuluş
Savaşımızı tartışmaya açmaktadırlar." Diyerek, Milli Eğitim Bakanlığı”nın
girişiminin hedefine yönelik değerlendirmesini kamuoyu ile paylaştı.

"Dünyanın hiçbir yerinde kurtuluş savaşı veren bir millet, öldürdüğü düşman
sayısıyla yargılanamaz" diyen Şen, gençlerin Ermeni meselesine bakışını da şu
cümlelerle özetledi: "Türkiye, 1914-1922 yılları arasında çağımızın ilk kurtuluş
savaşını vermiştir.

Yaşanan olaylar, İngiliz emperyalizmi, Fransız emperyalizmi ve Çarlık Rusyası
tarafından Türkiye”yi bölmek ve paylaşmak amacıyla ateşe sürülen çeşitli Ermeni
çetelerinin imha edilmesi veya cephe gerisinde isyan edenlerin bastırılması ve
isyanlara destek sağlayanların tehcire tabi tutulmalarıdır.

Bütün bunlar da Türk Milletinin vatan savunmasının bir gereğidir ve parçasıdır.

Hiçbir milletin vatanını ve bağımsızlığını savunma hakkı tartışma konusu
yapılamaz."…

”Eleştirel zeka”yı geliştireceğiz diye, Türk Milleti”nin, her biri aynı
zamanda ”mutlak doğrular” olan, şerefli tarihi, kültürel değerleri ve
inançları ortaokul-lise sıralarındaki çocukların tartışmasına açılacaksa,
Bakanlık, isminin önündeki "milli" sıfatını derhal kaldırmalıdır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: