İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Oktay EKŞİ: Önümüzdeki kábus… – Hurriyet

BİZ mutad üzere yumurtanın
kapıya dayanmasını
beklediğimiz için görmezden geliyoruz ama her gün bir
takvim sayfası düşüyor…

Bu yıl biliyorsunuz önümüzde Ermenilerin ‘soykırım günü’ saydıkları 24
Nisan 1915
’in 90’ıncı yıldönümü var. Ve o gün yaklaştıkça bizi
bekleyen bir sürü iddia, suçlama ve karar da teker teker karşımıza çıkacak…

Geçenlerde Auschwitz Toplama
Kampı’nın Nazilerden kurtarılmasının 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla
yapılan bir törende konuşan Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan
Oskanyan
’ın sözleri Ermenilerin bu amaçla yoğun bir hazırlık içinde
olduklarını ortaya koymaya yetiyordu.

Oskanyan’ı dinleyenler eminiz zannetmişlerdir ki Ermeniler masum
masum otururken Türkler gelip hepsini kesmiş.

İşte o nedenle önümüzdeki 24 Nisan’ı, olabildiğince tüm dünya ile ağız
birliği halinde Türkiye’yi lanetlemek ve ‘Masum Ermenileri biz bile
bile öldürdük. Şimdi hepsinden özür diliyoruz’
demeye zorlamak için
kullanacaklar.

Buna karşı bizim yaptığımız ne?

Türk ve Ermeni tarihçilerin belirli aralarla Viyana’da
buluşarak kendilerindeki belgeleri öteki tarafa vermelerini öngören toplantıdan
Ermeniler çekilmişler diye sevindik.

Bir de Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun son
zamanlarda yükselen sesini duyuyoruz… ‘Soykırım iddialarının üzerine büyük
bir hamleyle yürüyelim’
diyor. Ermeni Araştırmalar Merkezi Başkanı
Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in de böyle bir çıkış yapmaya hazır
olduğu haberleri geliyor.

Oysa Ermeniler böyle bireysel bazda çalışmıyorlar. Bize güven
veren bir kaynağa göre, soykırım iddialarına dünyayı inandırabilmek için yılda
30 bin etkinlik yapıyor ve bunun için yılda 50 milyon dolar
harcıyorlar.

Sadece sokaktaki Türklerin değil diplomatlarımızın da bu ‘soykırım’
konusundaki cehaletinden utanan bir dostumuz (daha açık söyleyelim,
Kanada’nın seçkin diplomatlarından birinin eşi) ‘Türk diplomatları neden bu
konuda 5-6 aylık bir kurstan geçirilmez, anlamıyorum?’
diyordu.

Yumurta gerçekten kapıya geldi… Önümüzdeki 24 Nisan’da Bush
yönetimi Kongre’den ‘soykırımı tanıma’ kararı çıkartırsa
şaşmayalım. Onu İngiltere, Almanya, İsviçre ve ötekiler izlerse ‘Bu
baraj nasıl çöktü?’
demeyelim.

O zaman Fransızlar karşımıza dikilip ‘Siz de Almanların Yahudilerden
özür dilemesi gibi Ermenilerden özür dilemedikçe, AB’ye giremezsiniz’

diyecekler. Onu öteki ülkeler izleyecek.

Derken sıra ‘Yahudilere Almanların ödediği gibi siz de Ermenilere tazminat
ödeyin’
taleplerine gelecek.

Ve… Eğer orada duramazlarsa ‘Ermenistan’a ait olan toprakları geri verin’
diyerek Anadolu’nun yarısını istemeye kalkacaklar.

Bu ihtimaller -bizim gibi- sizi de rahatsız mı ediyor?

O zaman daha fazla gecikmeden ayağa kalkalım.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: