İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Moskova’da Ermeni-Azeri savaşı

Yalçın Tahiroğlu / Bakü

Ermenistan ve Azerbaycan’ın şampiyon futbol kulüpleri arasında Moskova’da oynanan karşılaşma öncesindeki tansiyon, 1998 yılındaki dünya birinciliğinde İran-ABD maçı öncesindeki tansiyonun çok ötesindeydi.

NTV-MSNBC

23 Ocak 2005— İki ülke arasındaki Yukarı Karabağ sorununun etkisi maç ve karşılaşmadan sonraki gelişmelere de iyice yansıdı.

Herşey Bağımsız Devletler Birliği şampiyonlarının katılımıyla Moskova’da geleneksel olarak yapılan “Birlik Kupası” yarışmalarında Bakü’nün “Neftçi” ve Ermenistan’ın “Pyunik” kulüplerinin kendi gruplarının galipleri olarak çeyrek finalde eşleşeceğinin belirlenmesi ile başladı. Azerbaycan ve bu ülkenin topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutan Ermenistan’nın futbol takımları arasındaki maçın normal bir spor yarışması sınırlarını çok aşacağı kuşkusuzdu. Üstelik, maçın oynanacağı tarih 19 Ocak.

KANLI OCAK GECESİ

15 yıl önce 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece, Azerbaycan’da milli bağımsızlık harekatının bastırılması ve komünist rejimin korunması amacıyla Mihail Gorbaçov başkanlığındaki eski SSCB yönetiminin emriyle Bakü’ye giren 35 binlik kızılordu birliklerinin yaptıkları vahşetin acı faturası; 20’si kadın ve çocuk olmak üzere 131 ölü, 700’den fazla yaralı ve sakat, 200’ün üzerinde de kayıp oldu. Ermenistan ile Azerbaycan arasında sorun olmasına rağmen, Bakü’deki kaddar operasyon için kızılordu askerleri arasında Ermenilerin de gönderildiği ve en büyük zulmü yapanlar arasında da Ermeni kökenli askerlerin olduğu ortaya çıktı. Azerbaycan, her yıl olduğu gibi facianın 15’inci yılında da 20 Ocak şehitlerini milletçe anmaya hazırlanırken, Moskova’daki maç 19 Ocak’a denk geldi.

“Neftçi” kulübünün teknik direktörü Ağaselim Mircevadov’un maçtan bir gün önce yaptığı açıklamada, “böyle bir günde Ermeni oyuncuların elini sıkmayacaklarını” söylemesi de, tarafların bu karşılaşmaya hangi psikolojik durumda geldiğini ortaya koyuyordu.

AZERBAYCAN’IN NABZI MOSKOVA’DA VURUYORDU

Moskova polisi Ermeni-Azeri ilişkilerinin gerginliğini gözönüne alarak, yoğun güvenlik önlemleri almıştı. Ancak buna rağmen, stattaki taraftarlar arasında gergin anlar yaşandı. Ermeniler Azeri taraftarların bayrağının önünü kapatmaya çalışırken, Azerilerin sert tepkisi üzerine sorun çıktı, ancak polisin müdahalesi sonucu olayların büyümesine izin verilmedi. Maçın büyük ilgi çekmesine karşın, Azerbaycan’daki televizyon kanalları naklen yayın yapamadı. Ancak herkes televizyonun başında haber bültenlerinden skoru öğrenmeye çalışıyordu. Azerbaycan’ın nabzı o akşam Moskova’da vuruyordu.

MAÇ BAŞLADI

İlk yarıda Bakü takımı daha baskılı bir futbol sergilese de skor değişmedi. Ermeni oyuncular sahada zaman zaman sert hareketler yapıyordu, bunun sonucunda futbolcular arasında sürtüşmeler yaşanıyordu. İkinci yarı: dakika 67, “Neftçi”nin sol kanattan gelişen atağı ve top Gürcü kökenli forvet Georgi Adamiya’da, Adamiya, vuruş ve gol. Azerilerin gol coşkusunun ardından maç devam ediyor. Azerilerin atakları devam ediyor. Dakika 73, bu kez merkezden gelişen bir atak, Kurban Kurbanov’un pası ve Vidadi Rzayev skoru 2-0 yapıyor. Maçta başka gol olmayınca, 90 dakikalık mücadelenin ardından Bakü’de Azeriler sokağa döküldü. Arabaların korna sesi, bayraklar, coşkulu kutlamalar Bakü’nün merkezi meydanlarında devam etti.

90 DAKİKADAN SONRAKİ MÜCADELE

Hakemin final düdüğünün ardından Azerbaycan takımı sahada ayrı bir önem verdiği ve hakettiği zaferin sevincini yaşarken, Ermenistan temsilcileri tüm suç hakemdeymiş gibi bir hava yaratmaya çalışarak, hakemin üzerine yürüyor, tartaklamaya çalışıyordu. Ancak bununla da bitmedi. Moskova’daki Ermeni-Azeri savaşı otelde devam etti. Ermeni futbolcuların saygısızlık göstermesi üzerine iki takım arasında başlayan kavga sırasında bir Azeri futbolcudan yumruk yiyen “Pyunik” kaptanı hastanelik oldu.

“Pyunik” oyuncuları, “Biz maçı bir eğlence olarak görüyorduk. “Neftçi” tam ciddiyetle hazırlanmış” demekle durumu düzeltmeye çalışıyor, Ermeni basını ise takımlarının çok genç olduğunu yazıyordu. “Neftçi” futbolcuları, galibiyeti şehitlerin mukaddes ruhuna adadıklarını, ellerindeki imkanlarla intikamlarını aldıklarını söylüyordu. Azerbaycan basını da, “Tarihi zafer”, “Ermenileri yendik, şimdilik futbol sahasında…” gibi başlıklar kullanarak, yeşil sahadaki zaferin savaş meydanlarında tekrarlanması gerektiğine işaret ediyordu.

DESTAN YAZDILAR

Bu arada, yeşil meydandaki zafer bununla kalmadı, yarıfinalde Ukrayna’nın meşhur “Dinamo” Kiyev takımını da 2-1 yenen “Neftçi” finale yükselerek, destan yazdı.

Azerbaycan’da 20-21 Ocak tarihleri farklı anlamlar taşıyan ve birbiri ile ilgisi olmayan günlerdi: 20 Ocak milli matem, şehitleri anma günü. Azeriler, 1991’de ulaştıkları bağımsızlıklarının temelinin 20 Ocak’ta şehitlerin kanıyla atıldığını ve bu tarihin anma günü ile birlikte kahramanlık günü olarak kabul edildiğini söylüyor. 21 Ocak ise Azerbaycan’da bu sene Kurban Bayramı’nın kutlandığı gün (Azerbaycan’da Kurban Bayramı tek gün kutlanıyor). Moskova’da 19 Ocak’ta kazanılan zafer her iki tarihi etkiledi: kahramanlık gününe kahramanlık, bayrama bayram kattı.

20 Ocak’ta Şehitliğe gelen yüzbinlerce insanın kalbinde ağır kayıpların acısı ile birlikte maç tesellisi ve bunun zaferlerin başlangıcı olacağı umudu vardı. 21 Ocak’ta ise herkes birbirini Kurban bayramı ile birlikte Moskova’daki zafer dolayısıyla da kutluyordu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: