İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Erivan: Kars Antlaşması’nı tanıyoruz
Ankara: Söz değil icraat bekliyoruz

Zaman’a konuşan Ermenistan Dışişleri Bakanı Oskanyan, Türkiye’nin şart koştuğu Kars Ant- laşması’nı tanıdıklarını söyledi.

Zaman’ın sorularını cevaplandıran Ermeni bakan, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın iki ülke arasındaki sınırı tayin eden Kars Antlaşması’yla ilgili açıklamasının kendileri için sürpriz olduğunu belirtti. Şimdiye kadar hiçbir Ermeni liderin, Erivan’ın bu antlaşmayı tanımadığı yönünde açıklama yapmadığını savunan Oskanyan, “Biz Sovyetler Birliği’nin devamı olan ülkelerdeniz. Sovyetler Birliği ile üçüncü ülkeler arasında yapılan tüm anlaşmalar yürürlüktedir.” diye konuştu.

Zaman’a konuşan üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Oskanyan’ın çıkışını “fırsatçılık kokan açıklama” diye niteledi. Türk diplomat, “Ermenistan Anayasası’nda ve Bağımsızlık Bildirgesi’nde Türkiye’nin doğusu için ‘Batı Ermenistan’ ifadesi kullanılıyor. Devlet armasında Ağrı Dağı var. Sözde soykırım konusunda diaspora yoluyla Türkiye’yi suçluyorlar. İşgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilmeye yönelik somut adıma yanaşmıyorlar. Uzlaşmadan bahsediyorsak, bu üç alanda somut adımlar atılsın.” diye konuştu. Başbakan Erdoğan, 12 Ocak’ta Moskova ziyareti dönüşü yaptığı açıklamada Türkiye’nin Ermenistan’la sınırını açması konusunda önce Erivan’ın adım atması gerektiğini belirterek, Kars Antlaşması’nı gündeme getirmişti.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan, Zaman’ın Kars Antlaşması’ndan, sözde soykırım iddialarına kadar çeşitli konulardaki sorularını şöyle cevaplandırdı:

Başbakan Erdoğan, Ermenistan’ın, Kars Antlaşması’nı tanımadığını ve bunun, ilişkilerin normalleşmesinin önündeki engellerden biri olduğunu söyledi. Neden bu anlaşmayı tanımıyorsunuz?

Başbakan’ın Kars Antlaşması’yla ilgili açıklaması benim için de sürpriz oldu. Şu ana kadar hiçbir Ermeni liderin Kars Antlaşması’nı tanımadığı yönünde bir açıklaması olmamıştır. Biz Sovyetler Birliği’nin devamı olan ülkelerdeniz. Sovyetler Birliği ile üçüncü ülkeler arasında yapılan anlaşmalar, bu anlaşmaları ortadan kaldıran yenileri imzalanmadıkça ya da bu anlaşmaların tanınmadığı yönünde bir açıklama yapılmadıkça yürürlüktedir.

Türkiye’nin, Azerbaycan topraklarında devam eden Ermeni işgalinin sona ermesi şartına bakışınız nedir?

Türkiye, Dağlık Karabağ sorununu, sadece toprak meselesi konusuna indirgeyemez. Konu çok kapsamlıdır; toprak konusu, mülteciler, güvenlik, istikrar gibi. Ama asıl konu statü sorunu. Azerbaycan’la Ermenistan arasında Karabağ sorunu çıkmadan önce hiçbir Azeri toprağı Ermeni kontrolü altında değildi. Bu toprakların Ermeni kontrolüne girmesi, Karabağ sorunundan sonra olmuştur. Türk tarafı sebep sonuç ilişkisi konusunda kafa karışıklığı yaşıyor. Bir sonucu sebepten ayırarak çözmeye çalışamazsınız. Sorun, Bakü’nün konuyu tartışmaya yanaşmamasından kaynaklanmakta. Dolayısıyla Türkiye toprak meselesini hiçbir şekilde ön şart olarak koşamaz. Sorunun çözülmesini istemiyor değiliz; ama olaya bütün olarak bakılmasını istiyoruz.

Türkiye’nin Karabağ konusunda arabulucu olmasına nasıl bakıyorsunuz?

Türkiye bir taraf olduğu için Karabağ sorununun çözümünde arabulucu olamaz. Mesela Rusya’nın herhangi bir ön şartı yok çözüm konusunda. Ve tarafsız. Türkiye ise taraf olduğunu her halükarda ortaya koyuyor. Türkiye, Ermenistan’la ilişkilerini gözden geçirip tam diplomatik ilişki kurarsa, o zaman Türkiye’nin arabuluculuğu çok etkin olur. Türkiye her zaman arabuluculuk öneriyor. Sürekli ikili toplantılar yapıyoruz. Bu konuda sorun yok; ama arabuluculuk meselesi farklı.

Rusya ile Türkiye’nin birlikte hareket etmeleri çözüme yardımcı olmaz

Ankara’nın Rusya ile Ermenistan konusunda işbirliği yapma konusunda anlaşması, çözümü nasıl etkiler?

Rusya ile Türkiye’nin konuyu konuşması bizim için sakınca teşkil etmiyor. Fakat iki ülkenin birlikte sorunu çözmek için harekete geçmesinin çözüme yardımcı olacağını sanmıyorum.

Azerbaycan topraklarının beşte biri Ermenistan’ın işgali altında. Bu işgale ne zaman son vereceksiniz?

Dağlık Karabağ daima Ermeni toprağı olmuştur. Diğer bölgelerin sorunu Karabağ ile Azerbaycan arasında bir sorundur. SSCB döneminde Karabağ, Azerbaycan topraklarına dahildi. Fakat Azerbaycan’la Karabağ arasında savaş çıkınca tabii ki Ermenistan, Karabağ’a yardım etti. Konunun Ermenistan ile Azerbaycan arasında görüşülmesinin sebebi, Azerilerin Karabağ’la müzakere yapmak istememesi.

Başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin de desteğini almaya çalıştığınız soykırım iddianızda asıl amacınız Türkiye’den toprak ya da tazminat almak mı?

Haritaya bir bakın. Türkiye’nin coğrafyası, ekonomisi, nüfusu ortada. Ermenistan ise küçük ve fakir bir ülke. Dış politikamızda toprak talebi ya da tazminat diye bir gündem yok. Sadece soykırımın uluslararası kamuoyu ve Türkiye tarafından tanınmasını sağlamak var. 1915’te yapılan çok açık bir soykırımdır. Türkler bu konuda farklı düşünceler taşıyor. Bırakalım insanlar bu konuda açıkça tartışsın. Bizler demokratik toplumlarız. Ermenilerin konuyu başka ülkelerde gündeme getirmelerinden endişe etmemeli. Türkler de aynı şekilde diğer ülkelerde lobi faaliyetleri yapabilir. Fakat Ermenistan hiçbir zaman ilişkilerin normalleştirilmesi için ‘Türkiye önce soykırımı tanımalı’ demedi. Sorunu diyalogla çözebiliriz. Eğer diplomatik ilişkiler olmazsa, nasıl çözeceğiz bu konuyu? Hükümetler düzeyinde konuyu çözemediğimiz için başka kanallarda çözüm arayışlarına giriliyor.

Türkiye’nin AB’ye girmek için bu iddiayı tanıyacağını mı düşünüyorsunuz?

Türkiye ile aramızda sınırın açılması ve soykırım iki önemli sorun. Soykırımın tanınması ön şart değil; ama sınırın açılması tabii ki bir ön şart, ilişkilerin normalleşmesi için. Hiç kimse sınırları kapalı iki ülke arasında normal bir ilişki olduğunu iddia edemez. Fakat iki ülke arasında soykırım tanınmadan da ilişkiler normalleştirilebilir. Biz bu sınır konusunu AB’nin gündemine getiriyoruz. Şu anda konu AB’nin gündemindedir. Soykırım ise daha ahlaki, daha genel bir konudur. AB, Türkiye’nin bu konuyu da bir noktada kabul etmesini istiyor. Bu konuların Türkiye ile bu yıl sonunda başlanacak müzakerelerde gündeme gelmesini umuyoruz. Fakat 10-15 yıl Türkiye’nin üyeliğe kabul edilmesini ve daha sonra bu konuda bir ilerleme sağlanmasını beklemeyeceğiz. Biz çok yakında Türkiye’nin sınır kapısını açacağını umuyoruz.

Türkiye’de yaşayan Ermeniler soykırım iddiaları yüzünden diaspora ile tartışıyor. Ermenistan bu tartışmanın neresinde?

Konunun diaspora Ermenileri tarafından daha fazla gündeme getirilmesi doğal. Çünkü onlar soykırım kurbanlarının çocukları. Ataları Suriye çöllerine, Arap ülkelerine gönderilmiş, kendileri buralardan Avrupa ve ABD’ye gitmişti. Büyüklerinden soykırım hikayeleri dinleyerek büyüdüler. Fakat bu konu sadece onların değil, Ermenistan’ın da konusu. İkisi arasında fark yoktur.

Tarihçilere tartışacak bir şey kalmadı

Konuyu önce tarihçiler tartışsa, çözüm daha kolay olmaz mı? İlla bu iddialar gündeme gelmeli mi?

Bu konuda artık söylenecek bir şey yok. Konuyla ilgili çok sayıda çalışma yapılmıştır ve 1915 yılında yapılanlar çok açık bir şekilde ortaya konmuştur. Akademisyenler masaya otursa kimsenin görüşü değişmeyecek. Akademisyenler artık kendi işini yaptı ve bitirdi. Bu noktada Türk hükümetinin artık devreye girmesi gerekiyor. Bu konuyu tartışmaktan neden korkuyorsunuz? Bugün dünyada buna benzer sorunlar yaşayan pek çok ülke var. Japonya-Güney Kore, Güney Kore-Çin, Japonya-ABD, ABD-Meksika ve daha başkaları. Bu ülkeler kendi aralarında tarihte vuku bulan olayları tartıştıkları gibi ilişkilerini de sürdürüyor. Ve çok da mükemmel ilişkileri bulunuyor.


25.01.2005

Cumali Önal – Süleyman Kurt

Kahire – Ankara

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: