İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Misyonerlerden İstanbul´da bir gazeteye altı kurşun

Hasan Demir

Tam da, “Her misyoner faaliyet bir terör eylemidir” diye yazdığımız günlerde ilginç bir olay oldu, İstanbul”da yayımlanan Üsküdar Gazetesi”nin bürosuna girildi, bilgisayarları alındı ve bilgisayarlardan boşalan yere haç şekli verilmiş 6 kurşun bırakılıverdi. Niçin 6 kurşun bırakılmıştı ve bu kurşunlar niçin haç şeklinde dizilmişti? Gazetenin kurucusu ve sahibi Adnan Ocakçı Bey, Ulusal Kanal muhabirine, “6 muhabirimiz var, kurşun sayısının 6 olması herhalde onun için” diyordu.

İyi de, niçin “muhabirler” hedef alınmıştı ve niçin “misyonerlerden” şüpheleniliyordu? Çünkü, Üsküdar gazetesi en son dört beş yıldır Üsküdar çevresindeki misyoner faaliyetleri yani misyonerlerin arazi ve ev alımlarını, kilise ve okul açmalarını okurlarına duyuruyordu.

Gazetenin bürosuna girilip bilgisayarlarının çalındığı ve yerine haç işareti şeklinde dizilmiş altı kurşun bırakıldığı gün ise, Üsküdar gazetesinin misyonerlerin son faaliyetleri konusunda yeni bir yazı dizisine başlamasına iki gün kalmıştı. Yine Adnan Ocakçı Beyin açıklamalarından öğrendiğimize göre Üsküdar ve çevresinde 12 civarında kilise var.

Ayrıca ev kiliseler de var.

Misyonerler Üsküdar”da 10 okul açmış durumdalar.

Bunların başında Amerikan Koleji geliyormuş.

Üsküdar ve Burhaniye”de son dönemlerde 48 mülk satıl almış misyonerler.

Hazırlanan yazı dizisi de işte misyonerlerin bu son faaliyetlerini konu almaktaymış.

“Burhaniye Mahallesi”nde yeni bir okul açmışlar, 600 öğrencileri var” diyor Üsküdar gazetesinin sahibi Adnan Ocakçı ve ekliyor: “Bu okul Başbakan Erdoğan”ın evine 220 metre mesafede.” İşte Türkiye 2005”ten bir fotoğraf. Bu fotoğrafta İstanbul”da misyonerlerin gizli-açık toprak alması ve okul ve kilise açmasından rahatsız olan bir yiğit gazete ve o gazetenin misyonerlerin yeni faaliyetlerini duyurmasına iki gün kala bürosuna girilmesi, bilgisayarlarının alınması, yerine 6 muhabirine karşılık 6 kurşun bırakılması ve misyoner faaliyetlerle ilgilenmemesi için mesaj olmak üzere kurşunların haç şeklinde bilgisayarlardan kalan boşluğa dizilmesi var. Elbette misyonerler “Bunu biz yapmadık” diyeceklerdir.

Nitekim gazetenin sahibi Adnan Ocakçı da, “Elimizde delil olmadığı için illâ da misyonerler yaptı” diyemeyiz, diyor.

Belki de misyonerler üzerinden para kazanan bir çetenin işidir bu.

Çünkü Başbakan Erdoğan”ın evinin bulunduğu Burhaniye ve Üsküdar”da misyonerler sürekli ev, işyeri ve arazi almak için emlak komisyoncuları ve bazı kişileri seferber etmiş durumdalar. İşte Üsküdar Gazetesi bu tekere çomak sokuyor.

Millet uyanıyor, ben misyonere, ben Haçlıya ev satmam, dükkan satmam, okul açtırmam tepkisi veriyor.

Bu tepki misyonerlerin Üsküdar ve Burhaniye”deki işlerini zorlaştırıyor, Şyatları yükseltiyor, belki de misyonerler adına hareket eden komisyoncuların kazancını törpülüyor. Ama Üsküdar Gazetesi ve çalışanları kendilerini asla yalnız hissetmesin.

Burası Türkiye, yok öyle yağma.

Bugün bir hırsız gibi milli direnişin Üsküdar”daki kalesine girip haç şeklinde kurşun dökenler hak ettikleri karşılığı en kısa sürede bulmazlarsa yarın Türk”ün kanını dökmekten asla çekinmezler. Bunlar Osmanlı”yı bu tür faaliyetlerle darmadağın ettiler. İşte bu tür başlangıçlarla açtıkları her koleji, her kiliseyi Türk”e isyanın komuta kârargâhı haline getirdiler.

Türkiye”deki hiçbir misyoner faaliyetin din özgürlüğü, inanç hürriyeti ile uzak yakın bir irtibatı yoktur.

Bu faaliyetler tamamen Türk”ü Anadolu”dan söküp atma, Müslüman Türk”ü Hıristiyanlaştırarak Atatürk”ten nefret ettirme, Venizelos”ları sevdirme faaliyetleridir. Bugün Türkiye”de yayımlanan gazetelerin yazar ve yöneticileri arasında bir anket yaptığınızda Yunan kültürüne hayranların sayısının Türk kültürünü sevenlerin sayısını en az yirmiye katladığını görürsünüz. Öyle olduğu içindir ki Üsküdar gazetesine yapılan 6 kurşunlu saldırı o gazetelerde, o gazetelerin sahibi olduğu televizyonlarda yer almaz ve fakat misyonerler, Yahudiler Türkiye”den toprak satın alıyor diyenler o gazete ve o televizyonlarda “paranoyak”lıkla suçlanır. Bunlar, Tevfik Fikret”in günümüz versiyonlarıdır. İsterseniz yarın Tevfik Fikret”ten bahsedelim.

Çünkü Fikret”in o günkü hali ile, bugünkü Fikret”lerin hal ve tavırları çok güzel örtüşüyor.

İstikbali görmek ve hali anlamak için arada bir maziye uzanmakta fayda var dostlar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: