İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BENİM TUVALLERİMDE HAYAT DEVAM ETMEKTE

Paris’te yaşayan tanınmış abstrakt ressam Dikran Dadryan’ı Ermenistan’da az insan tanımakta. Ancak onun yapıtları dünyanın farklı köşelerinde 1957 yılından bu yana sergilenmekte. 29 Ekim 1929’da Beyrut’ta doğan sanatçı, burada Paleğyan Okuluna ve 1943 yılında da, orta öğrenimi için Kıbrıs Nikosya Melkonyan Okuluna gitti. Dönüşünde Zahle mahali okulunda ders vermeye başlayan Dadryan’ın hayatı Fransız elçiliğinde rastladığı ressam Jorj Sirin’le, Fransız Kültür Merkezinde ortaklaşa düzenlediği “Suriyeli Çocuk Resimleri” sergisi sonrasında değişti. 1953 yılında Paris’e yerleşen sanatçı, burada “Güzel Sanatlar akademisi”, “Ransun” Akademisi, Grand Şomyer Galerisi ve en nihayet “Geytsi” Akademisine kabul edildi. Burada Tutujyan, Brayen, Le Moal, Vleyra de Silva gibi zamnaının önemli sanatçılarıyla tanıştı. 1958 yılında Bom’da ilk sergisini açan sanatçı,1974 yılında Fransız Hükümetince sipariş edilen Triptih (3 resim) sonrasında oldukça şöhret kazandı.

1983 yılında Geyts Akademisi profesorü ve aynı yıl Akademinin idaresi ona bırakıldı ve Akademi “Geyts-Dadryan Akademisi” ismini aldı.

Eserlerinde Doğu müziği ritimlerinin yer aldığı Dadryan için Kandinski şunları yazmakta: “Abstaraksiyonizm bir müziktir. Dadryan’ın eserleri, doğu müziğinin ritmlerine benzemekte. Yumuşak tınılar ve ani kesintiler. Sonra tekrar başlama. Sonsuzluğa götüren, zaman içinde gerginleşen hissiyat. Ben Beyrut’ta Dikran Dadryan’a rastladım.”

Mareda Magaryan

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: