İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye, Ermenilere, hodri meydan diyor…

Mehmet Ali BİRAND

Ermenilerin Soykırım iddialarına karşı, Türk Tarih Kurumu üç yıllık çalışmasını tamamladı. Şubat’tan itibaren büyük bir karşı kampanya açlıyor. Soykırım iddialarına karşı ciltlerle belge yayınlanacak.

Prof. Hikmet Özdemir’i (Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırmaları Başkanı) dünkü MANŞET (CNN TÜRK’te hafta içi hergün 17:00’de) programında dinlerken, kendi kendime “Oh, nihayet birileri çıktı da, doğru dürüst bir yanıt hazırladı” diyebildim.

Ermenilerin 1918’den beri sürdürdükleri Soykırım kampanyaları, kendi tezlerimize ne kadar inanıyor olursak olalım yine de manevi bir baskı yaratmıştı. Uluslararası camia, seksen küsur yıldır sadece Ermenileri dinledi ve sonunda da inandı. Önce okul kitaplarına girdi, ardından üniversitelerde ve son aşamada da kamuoyunda “Ermeniler Soykırıma uğramışlardır ve bunu da Türkler yapmıştır” inancı yerleşti.

Prof. Özdemir, Osmanlı döneminden Atatürk’e, genç Cumhuriyet’ten bugüne kadar Türkiye’ye karşı Ermenilerin büyük bir kan davası güttüklerini anlattığı gibi, Türkiye’nin suçlu görülenleri de cezalandırdığını çok ilginç örnekler vererek açıkladı.

Türk Tarih Kurumu, 2001’den bu yana yürüttüğü hazırlıklarını artık tamamlamış durumda. Şubat’ta düğmeye basılacak.

4 cilt belge çıkarılmış durumda. Ermenilerin tüm iddiaları teker teker yanıtlanıyor.

Fransız Dışişleri Bakanı Barnier “Türkiye tarihi ile yüzleşmelidir” demişti ya, Prof. Özdemir işte bunu yanıtlıyor ve “Biz kendi tarihimizle yüzleşiyoruz, ancak Ermenileri kışkırtan diğerleri de kendi tarihleriyle yüzleşmeliler” diyor. Çalışmaların bir hedefi de bu zaten. Ermeni ayaklanmalarının arkasındakileri afişe etmek. Anlaşılan, Türkiye bu defa nezaketi bırakıp sesini arttıracak.

Sadece belge açıklamalarıyla da yetinilmeyecek. Örneğin, sembolik bir anlamı olsa dahi, Berlin’e de 1921 yılında Talat Paşa’yı öldüren Tehlerian’ın beraat ile sonuçlanan davasının yeniden görülmesi istenecek. Buna imkan var mı yok mu bilinmiyor, ancak bu davada kullanılan önemli bir belgenin sahte olduğu ispat edilecek.

Diğer bir yeni yaklaşım, Ermenilere meydan okumak ve karşılıklı tartışmalara, TV programlarına davet etmek.

Türkiye ilk defa HODRİ MEYDAN diyecek…

* * *

BUNLARI DÜNYA’YA NASIL ANLATACAĞIZ?

Ermeniler yaklaşık 75 yıldır Soykırım iddialarını sürdürüyorlar. Uluslararası kamuoyunun beynini yıkadılar. Kimi zaman yalan yanlış belgelerle, kimi zaman foto montaj resimlerle bu kampanyayı adeta bir kültüre dünüştürdüler.

Türkiye ise nedense, mahçup davrandı. Sanki kötü şeyler yapılmış ve karşı savunma yapmaktan utanıyormuşuz gibi davranıldı. Piyasayı boş bulan Ermenilerde istedikleri gibi hareket ettiler.

Şimdi işler değişecek. Geç dahi olsa, Türkiye karşı inisiyatifi eline aldı.

Ancak önemli olan sadece harika belgeler değildir. İşin asıl önemli yanı bunları Uluslararası kamuoyuna iyi duyurabilmek, iyi duyurmanın yanı sıra inandırıcı olabilmektir.

İşte beni düşündüren de bu…

Nasıl yapılıcak?

Şimdiye kadar ki çalışmalar öylesine cılız kaldı ki, Devlet bürokrasisinin bu defa mucizeler yaratması gerekiyor.

Olayın diğer bir yanı, belge ve tanıtma ile birlikte siyasi çalışmalar olacak. Zira sadece belge ve bilgi dağıtmak yetmez. Bütün hepsi bir araya geldiği taktirde sonuç alınabilir.

Prof. Hikmet Özdemir’in anlattıkları beni çok ümitlendirdi. Ancak koordinasyonun nasıl sağlanabileceği, kafamda hala büyük bir soru işareti. Türk Tarih kurumu ne kadar etkili bir çalışma yaparsa yapsın, bu çalışmalar Devletin tüm kurumları arasında uyumlu bir koordinasyon sağlanamazsa hiçbir işe yaramaz. Yine kendi kendimize konuşur, kendi kendimize propaganda yapmakla yetiniriz.

Oysa, Soykırım iddialarıyla ilgili olarak son maça çıkıyoruz. Hem e, bundan öncekilerden mağlup ayrıldığımız için, bu defa mutlaka yenmemiz gerektiğini bilerek sahaya çıkıyoruz. Hiçbir hata kabul etmeyen bir oyun oynamak zorundayız.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: