İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rahşan Hanım gavurlara karşı!..

Mehmet Ocaktan

Vah Rahşan Hanım vah, halinize çok üzülüyorum doğrusu. Tam muhterem kocanız, Türk halkının yıllarca sırtında taşımaktan yorulduğu ve de doğal seleksiyon yoluyla tekaüte ayrılmış bulunan Bülent Ecevit’le başbaşa kalıp geçmişinize, şiirsel yolculuklara çıkacağınız bir dönemde, başınıza bir de “Avrupa Birliği” diye bir dert çıktı.

Şahsınız ve Türk siyasetinin otoriter geleneğinin öncülerinden tekaüt başbakanımız Bülent Ecevit adına ne büyük bir talihsizlik ama… Nedir bu sizin başınıza gelenler Allahaşkına… O muhteşem ifadelerinizle, “AB’ye gireceğiz derken din elden gidiyor” durup dururken… Şu gavurların yaptığına bakar mısınız, şimdi de dinimize göz diktiler. Böyledir bu ecnebiler. Zaten geçmişte de dilimizi karıştırmışlardı. Mesela, o güzelim “anlopedi” kelimesini bile “ansiklopedi”ye dönüştürmüşlerdi!..

Bence Rahşan Hanım, mevzuya son derece vakıf ve bu ecnebilerin memleketimizde ne haltlar karıştırdığını gördükçe de tepesi atıyor!..

Mesela, 12 Eylül darbesiyle siyasi partileri kapattıklarını, bütün sivil oluşumları susturduklarının farkında. Yine aynı Avrupa Birliği yöneticilerinin, 28 Şubat “postmodern darbesi”yle Türkiye’nin en büyük partisini kapattığını, Kur’an kurslarının kapısına kilit vurduğunu, İmam-Hatip liselerinin önünü kestiğini, gazozcuları, lahmacuncuları bile “irticacı” kapsamına aldığını çok iyi biliyor.

Ayrıca Rahşan Hanım bir başka gerçeği daha biliyor. Ecnebi çocuklarının oluşturduğu bu Avrupa Birliği var ya, bunların yatacak yeri yok. Bilmem hatırlar mısınız, hani başörtülü milletvekili Merve Kavakçı Meclis’e girdiğinde bir Avrupa Birliği komiseri, Kavakçı’ya dönerek vekillere şöyle haykırmıştı, “Bu kadına haddini bildirin.”

Evet işte Rahşan Hanım, AB’nin bu tür yüz kızartıcı tutumlarını ve antidemokratik davranışlarını da biliyor. Bu yüzden de şimdi feryad ediyor Rahşan Hanım.

Çok haklısınız Rahşan Hanım, hani bir başbakanımız vardı bir zamanlar hatırlar mısınız? Neydi onun adı? Galiba adı Bülent Ecevit’ti, sanıyorum siz daha iyi hatırlarsınız… İşte o başbakanımız döneminde, Brüksel’deki AB yöneticileri işlerini güçlerini bırakıp Türkiye’ye gelmişler, İslam’ı hayattan, sokaktan, devletten, parktan, bahçeden kovan yasalar çıkartmışlardı. Hatta tesbihi, takkeyi bile suç aleti olarak tanımlamışlardı.

Pardon Rahşan Hanım, yoksa ben yanlış mı hatırlıyorum. Galiba ben de, muhterem eşiniz gibi karıştırmaya başladım… Tabii ya, bak şimdi hatırlamaya başladım. Bu ülkenin, değerlerine ve dini hassasiyetlerine karşı mücadele başlatan, Kur’an kurslarını kapatan, “irtica” yaygarasıyla cadı avları sürdüren sizin o muhterem eşiniz Bülent Ecevit’ti.

Vay, vay, vay… Demek din elden gidiyor, ortalıkta misyonerler cirit atıyor ha… Ama şimdi bunda üzülecek ne var Rahşan Hanım? İslami değerleri yok ederseniz, yerini mutlaka bir şeyler dolduracaktır. Biliyorsunuz, tabiat boşluk kabul etmez. Anlaşılan siz de, muhterem eşiniz gibi karıştırmaya başlamışsınız…

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: