İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

türkiyegazetesi: Ermeni yalanı

Hasan Mesut Hazar

24 Nisan’da Kanada Avam Kamarası soykırımı anma gününde 68’e karşı 153 oyla Türklerin soykırım yaptıklarını kabul etmiştir. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığımız Kanada’nın Ankara Büyükelçisi Michel Leor’u Bakanlığa davet edip sözlü olarak uyarmıştır. Bakanlık tarih bilgisinden yoksun önyargının arkasında bulunan bu kararın Türkiye’de üzüntü ve hassasiyet oluşturduğunu vurgulamıştır. Kanada’da marjinal grupların Parlamentoyu yanlış bir karara götürme girişimlerine karşı Türk makamlarının en üst düzeyde yaptığı girişimlerin yeterli derecede dikkate alınmamasından duyulan üzüntü de Büyükelçiye bildirilmiştir.

Ermenilerin büyük göç dedikleri; Kuzey Doğu Anadolu’da savunmasız Türklere ve Kürtlere karşı vahşet yapan Ermeni çeteler sebebiyle buradan 750.000 Ermeninin bir Türk eyaleti olan Lübnan’a sürülmesidir. Bu Ermeni çetelerin Türklere yaptığı vahşet Alman Dışişleri Bakanlığı Arşivindeki 28 Şubat 1918 tarihli bir belgede açık surette görülmektedir. Bucshe isimli Alman diplomat Sivas’taki Alman Konsolosluğundan gelen bilgi notunu bakanlığın kayıtlarına şu cümle ile geçiriyor: “Ermeni çeteciler Esindscian’da (Erzincan) çok büyük boyutta tahribat yaptılar. Tam anlamıyla köylerde yaşayan halkın kökünü kazıdılar.” Belge Alman İmparatorluğu Dışişleri Bakanlığı arşivinde “190 dosya” ve “Türkiye 41” ülke numarasıyla kayıtlı. Günümüz Alman Dışişleri Bakanlığındaki kayıt numarası ise R 22345. (*)

Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı sonunda kurdukları hükümetin, Fransız Dışişlerine verdiği belgede Göçe tabi 750.000 kişinin olduğu bunun 400.000’inin Lübnan’a vardığı bildirilmektedir. Demek ki zayiat 350.000 kişi. Halbuki daha sonraki yıllar bu şişirilmiş 2.5 milyona yükseltilmiştir. 1919’da Ermeni delegasyonu tarafından Paris Barış Konferansına verilen bir muhtıraya göre 1914’te Kuzey Doğu Anadolu’da 1.535.000 Ermeni vardı. (**)

Göç 1915’te olmuştur. Ondan bir yıl önce göçe tabi Ermenilerin sayısı 1.5 milyonken, göçte 2.5 milyon Ermeni nasıl ölür? Yine Ermeniler 1.5 milyon Ermeniden 650.000’inin öldüğünü kalan 850.000’inin Türkiye’nin hemen her yerine göç ettiğini bildirmişlerdir. (Pallis, adı geçen eser, s.32)

Pallis Ermenistan’ın Türk topraklarında kurulmasının Sevr Anlaşması’nın en zayıf noktası olduğunu yazmaktadır. Ermenistan ancak ABD’nin İstanbul ve Ermenistan için manda yönetimini üstlenmesi halinde düşünülebilinirdi. ABD Senatosu bunu reddetmiştir. Ermenistan’ı muhafaza için tam teçhizatlı beş ABD tümeni ve yönetim için de milyonlarca ABD doları lazımdı bunu da ABD halkı ödeyecekti.

Ermeniler bugünkü Ermenistan’da 1918-1920 arası bir Cumhuriyet kurdular ve ilk iş olarak da 24 Eylül 1920 sabahı Bardız cephesinden baskın tarzında umumi taarruzu başardılar. Ordumuz 28 Eylül sabahı ileri hakete geçti. Ermeniler tardoldular. 2 Aralık 1920 gecesi Gümrü Anlaşması imza oldu. Rusya, Ermenistan’ı işgal ettiğinden Gümrü Anlaşmasını Ermeni Meclisi onaylayamadı. Gümrü daha sonra 10 Mart 1921 Moskova anlaşması ile tasdik oldu.

…….

(*) 22 Nisan 2001 tarihli Hürriyet

(**) A.A Pallis, Greace Anatolin Adventure and After (1914-1921) London, 1932, s.32

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: