İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ntv: Azerbaycan’daki Kıbrıs heyecanı

Aliyev’in Türkiye’de yaptığı “Kıbrıs açıklaması” doğrultusunda Bakü’nün tutumu, gerekirse atacağı adımların, ne olacağı büyük merak konusu.

Yukarı Kabarağ sorunundan dolayı uluslararası arenadaki adımlarında son derece hassas olması gereken Azerbaycan, bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik “içindeki” desteği uzun süredir açık ifade edemiyordu.

Bir tek rahmetli Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, 1992’de Nahçıvan meclis başkanıyken, özerk cumhuriyet parlamentosu böyle bir yetkisinin olmamasına rağmen, KKTC’nin tanınmasına ilişkin karar almıştı.

Kararın hukuki bir geçerliliği olmasa da, bölgenin, hatta bir anlamda tüm Azerbaycan halkının iradesinin ortaya konulması açısından önemliydi. Ayaz Muttalibov’un Cumhurbaşkanlığı dönemiydi ve merkezi hükümet bu karara, içinden geçse bile, katılamazdı. Haydar Aliyev Cumhurbaşkanlığına seçildi ve aynı kararın Azerbaycan parlamentosu adına alınmaması Türkiye tarafından da anlayışla karşılanıyordu. Azerbaycan, iç istikrarın sağlanması, Ermenistan ile savaşın durdurulması peşindeydi, Türkiye’nin ise Bakü’den öncelikli beklentisi Bakü-Ceyhan boru hattıydı. En son bir sene önce Haydar Aliyev’in Türkiye ziyareti sırasında Ankara KKTC’nin Azerbaycan tarafından tanınması konusunu gündeme getirmişti ve bu girişimden ciddi bir sonuç elde edilememişti.

“BİR MİLLET … ÜÇ DEVLET”

Ancak KKTC tamamen de unutulmuş değildi. Bakü’de, resmi diplomatik statü verilmese de, KKTC’nin temsilciliği açıldı. Zaman zaman KKTC’den Rauf Denktaş’ın Danışmanları, özel temsilcileri, bakanlar, milletvekilleri, sanatçılar düzeyinde heyetler Bakü’ye geliyor, Azerbaycan’dan parlamento üyeleri ve gazetecilerin KKTC’ye zayaretleri düzenleniyordu. KKTC’nin Mili Günü dolayısıyla Bakü’de verilen resepsiyonlara Yunanistan ve diğer ülkeler ile diplomatik krize yol açmamak için devletten katılım orta düzeyin bile altında oluyor, ancak Azerbaycanlı aydınlar, sanatçılar, siyasi parti liderleri ise bu tür törenlere özel ilgi göstererek, kendi deyimleri ile “kardeş halkın mücadelesine desteklerini” ifade ediyorlardı. Bu resepsiyonlarda en çok kullanılan ifade ise “Biz bir millet, iki değil, üç devletiz”.

ALİYEV OLAY YARATTI

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Aliyev’in 13-15 tarihlerindeki Türkiye ziyaretinden bu tür ziyaretler için geleneksel olan gelişmelerle bekleniyordu. Geleneksel dediğimizde, bu ziyaretleri izleyen meslektaşlarımın özellikle iyi bildiği “Cumhubaşkanı geldi – karşılandı – görüşmeler – imza töreni – basın toplanstısı – v.s – ülkesine döndü” şeklinte devam eden standart protokolü kastediyorum. Türkiye’nin Ermenistan ile sınırlarını açabileceği yolundaki haberlerin Aliyev’in Ankara’daki temaslarında gündeme geleceği beklentisi ziyarete biraz renk katıyordu. Ancak, haber başka yerden çıktı. İlham Aliyev’in İstanbul’da, “KKTC’den “evet”, Rum kesiminden “hayır” çıkarsa oluşacak yeni durumda atılacak adımlarda Azerbaycan’ın ön sırada yer alacağını” söylemesi olay oldu.

Önce muhalefet şaşırdı. Bu cephedeki politikacılar, “Kıbrıs’ın politika malzemesi olarak kullanılması için yola çıkan treni” kaçırdıklarını anlayarak, peşinden koşarak yetişmeye çalıştılar. Muhalefet basını İlham Aliyev’in açıklamasından çok Rauf Denktaş’ın “Zamanında yapsaydılar” ve Serdar Denktaş’ın “Bir birimizi kandırmayalım” şeklindeki tepkilerini ön plana çıkararak, Cumhurbaşkanının açıklamasının önemini mümkün kadar düşürmeye çalıştı.

Bazı muhalefet gazeteleri, hatta Aliyev’in, bu açıkama ile Avrupa’yı karşısına alacağını, Ermenistan’a koz vereceğini iddia ederek, Cumhurbaşkanını eleştirdiler. Ancak açıklamanın ciddi yankı bulduğunu gören muhalefet liderleri İlham Aliyev’in doğru bir adım attığını itiraf etmek zorunda kaldılar.

MUHALEFET ALİYEV’E KATILIYOR

“Musavat” partisi lideri İsa Gamber İlham Aliyev’in bu konudaki tutumu doğru bulduğunu söyledi. Aliyev’in en sert muhalifi olan Gambar, kendisinin de ifade ettiği gibi, iktidarın attığı adımları doğru bulduğunda bunu itiraf eden bir politikacı imajına sahip. Ancak Azerbaycan’da iktidar ile muhalefet arasında bu tür fikir birliğinin sergilenmesi çok nadir durumlarda rastlanır. Tutumunun iktidara destek olarak anlaşılmamasını isteyen Gamber, İlham Aliyev’in adımlarını değil, Kırbıs Türklerinin hakları ve Azerbaycan-Türkiye müttefikliğinin güçlenmesini desteklediğini söyledi. Diğer muhalif liderler, bağımsız politikacılar, İlham Aliyev’in açıklamasına katıldıklarını ifade ettiler.

YUNANİSTAN VE ERMENİSTAN’IN TEPKİSİ

İlham Aliyev’in Kıbrıs konusundaki açıklamasına Atina ve Erivan’dan da beklenen tepki geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanı Petros Moliviatis’in Aliyev’in açıklamasının sorulması üzerine, bir Yunan gazetesine “Referandumdan sonra hiçbir ülke Kuzey Kıbrıs’ı tanıyamaz, bu yönde girişimde bulunan istenilen ülke karşısında Avrupa Birliği’ni bulur” dedi. Tasos Papadopulos da sert tepki gösterdi. Erivan ise, beklendiği gibi, bu gelişmelerden yararlanmaya çalıştı. Ermenistan Dışişleri Bakanı Vardan Oskanyan, Azerbaycan’ın KKTC’yı tanıması Yukarı Karabağ’ın da bir devlet olarak tanınması için bir zemin oluşturacağını savundu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: