İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

zaman: Kadife devrim derman mı oluyor?

Mırza Çetinkaya

Azerbaycan, biraz doğal yöntemlerle de olsa yönetimde yumuşak bir geçiş yaparak kısmen rahatladı.

Kısa süre sonra Tiflis sokaklarındaki ‘kadife devrim’, bir zamanların kudretli SSCB’sinin popüler Dışişleri Bakanı Eduard Şevardnadze idaresini bir anda temizlemişti. Güney Kafkasya’daki üçgenin son ayağı Ermenistan. İddialara göre Batı, bölgedeki sorunların çözümünde fazlaca muhafazakâr davranan Robert Koçaryan için de bir nöbet değişikliği planlamış durumda. Yugoslavya devrik lideri Slobodan Miloseviç’le başlayan ve artık klasik hale gelen çalgılı-eğlenceli gösterilerin, Koçaryan’ın tahtını sallandırma şiddetini bir devrim eşiğine ne zaman ulaştıracağının hesapları yapılıyor bugünlerde. Başkana yönelik güvenoyu referandumu isteyen muhalefet, başkent Erivan’da yabancı misyon şefliklerinin bulunduğu Bagramyan bulvarını mekan tutuyor. Dostların görmesi faydalı tabii ki… Koçaryan’ın, Ermenistan’ın Gürcistan’a hiç de benzemediği tehdidine polis, halka karşı gerçekleştirdiği ölçüsüz şiddetle destek veriyor.

Rusya’daki Ermeni diasporasının geliştirdiği, ‘Erivan Havaalanı’ndan son çıkan, ışıkları söndürmeyi unutmasın’ şeklindeki hayali tabelayı dikkate almayan Karabağ hakimiyeti, şiddetle özdeşleşmekten çekinmiyor. Erivan’daki olaylar, esas itibarıyla Karabağ sorununun yansıması ile Karabağ ve Erivan kökenlilerin hakimiyet mücadelesi olarak cereyan ediyor öncelikle. İlginçtir ki; Azeriler ve Ermeniler Moskova’da çok iyi geçiniyor. Sıcak dostluklara tanık oluyorum hemen her gün. Orta Asya’da da böyle. Lakin, mekan değişince millet şaşıyor nedense. Azeriler Türkiye’de, Ermeniler ise Batı’da geleneksel düşmanlık sarasına tutuluyor.

Koçaryan yönetimi değişir mi? Değişirse yeni yönetim kangren hale gelen problemlerin çözümüne ne derecede muktedir olabilecek? Bunu zaman gösterecek. Ancak, birilerinin de artık bıkkınlık veren sorunlar yumağını yeni yaklaşımlarla kurcalaması gerekiyor. Aslında pek çok post Sovyet lideri, ‘kadife devrim’ sözünden titriyor. Zaman zaman sıranın kendilerine de gelebileceği evhamına kaplıyor, huzurları berheva oluyor. Zorbacı diktatörler, kudretli generaller ve ömürlük liderler, SSCB mirasında da azapta. Yabancı imalat olması sebebiyle yerel unsurlar, hazımda zorluk çekerse de ‘kadife devrim’ liberal demokrasiye yönelmenin ilk adımı görevini üstleniyor galiba.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: