İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

hürriyet: Tarih dersleri (6)

Özdemir İnce

Çarşamba günü yayınlanan yazım şu cümleyle sona eriyordu: “Bu yazı dizisini havaya ve suya yazdığımı biliyorum.

İkinci yazımdan sonra gelen tepkiler giderek azaldı ve neredeyse sustu. Ama birkaç ay sonra Çukurova’daki Ermeni Lejyonu’ndan söz edecek olsam gene yalan söylediğimi iddia edecekler. Olağanüstü bir zorunluluk olmazsa bu yazıların sonuncusunu Cuma günü yayınlayacağım.”

***

Şimdi, bu yazı dizisini yazmama neden olan gerekçeyi anımsayalım: Fransa gibi ülkelerin Ermeni Soykırımı iddialarını onaylamalarının kökeninde vicdan azabı bulunduğunu yazmış ve Türkiye’nin Çukurova (Kilikia) bölgesini işgal eden Fransa’nın bu bölgede bir özel Ermeni Lejyonu kurmasını tanık göstermiştim.

Bu tarihsel gerçeği kabul etmeyen, beni yalan yazmakla suçlayan Ermeniler ve yandaşları çıktı. Bu yazılar, itirazları mat etmek için değil, her gün bu türden iddia ve saldırılar karşısında bunalan, yurt dışında yaşayan gençlerimiz için yazdım.

***

Türkiye’nin bir bölgesini işgal eden, işgal ettiği bu bölgeyi Ermenilere yeni vatan olarak sunan, işgal durumunu güçlendirmek için Ermeni Lejyonu’nu örgütleyen ve bu lejyonun Ermeni askerlerinin yaptıklarına göz yuman Fransa, birkaç yıl önce, Savunma Bakanlığı’nın desteğiyle, Fransız üniforması altında ölen Ermenilerin anısına bir internet sitesi kurdu (http://www.armenweb,org/iaf/1914.htm). Aşağıya aktardığım, Fransız subaylarının beni doğrulayan satırları bu sitede yayınlanmıştır:

“Altı ay içinde, 28 Mart 1919’a kadar, Mersin’den Adana’ya bütün Kilikia Ermeni birlikleri tarafından temizlendi ve yeniden düzene sokuldu. Bunun üzerine Doğu Lejyonu 1
Şubat 1919 tarihinde Ermeni Lejyonu adını aldı.”

“Yiğitlik ve cesaretinizin anısını ömür boyu muhafaza edeceğim. Civanmert Fransa, coşkuyla kullandıkları süngüleri Ermenistan’ın evlatlarına emanet etmenin onurunu gururla anımsayacaktır. Dökülen kan ve ortak kahramanlık boşuna olmamıştır.”

Bu satırları 19 Ağustos 1920 günü herhangi bir Fransız zibidisi değil İşgal ordusu komutanı General Gouraud yazmış.

***

Ailelerin anlattığı tek taraflı katliam öyküleriyle büyümüş, kendini vatansız hisseden bir Ermeni gencin Türklere karşı hissettiği kin ve düşmanlığı anlıyorum. Ve zaman içinde tarihsel gerçek ve doğruları görmesini, kin ve düşmanlık hissettiği insanları anlamasını da temenni ediyorum. Hatta geçmişin intikamını almak isteyenleri bile anlamaya çalışıyorum.

Benim anlamadığım şu: Fransa gibi geçmişte yaşanan kötülüklerin baş aktörlerinin, hangi nedenle olursa olsun, hâlâ bu rollerini sürdürmeye çalışmaları ve şimdi vatandaşları olan, geçmişte oyuna getirdikleri insanları kandırmakta gösterdikleri inat.

***

Zor da olsa Fransa’yı da anlamaya çabalıyorum: Çünkü Ermeni halkına karşı kendisini sorumlu hissediyor. Haksız ve utanç verici de olsa kendisi açısından onurlu bir davranış…

İsviçreyi de anlıyorum. İşin içinde para dalaverası vardır. Kanada da Ermeni kökenli seçmenin bol olduğu ABD’yi taklit ediyor diyelim… Peki, yüzyıllar sonra bir başbakanını Türkiye ziyaretine gönderen İsveç’e ne oluyor?

Bu sorunun cevabını arıyorum: Demokrasi aşkı mı, insan hakları sevdası mı? Tarih’e saygı mı? Tarih’e saygısı olan ilkin onu öğrenir!

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: