İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

hürriyet: Tarih Dersleri 4

Özdemir İnce

Justin McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabının 233.sayfasında yazılanları aktarıyorum:

“Fransız Doğu Lejyonu topluğunun bir parçası olan Ermeni Lejyonu, 4 tabura bölünmüş yaklaşık 5 000 askerle subaylarından oluşuyordu ve bunlar Mısır’da birliğe yazımlanmışlardı. Birlikteki askerler; Anadolu’dan gelme Ermeni sığınmacılar, Yakın Doğu’nun diğer bölgelerindeki Ermeniler ve Avrupa’dan hatta Amerika’dan [gönüllü] gelmiş Ermenilerdi. Daha işin başından beri, Lejyon’un amacı açıktı. Ermeni subayların belirttiği üzere, Lejyon mensupları, düzenli Fransız ordusunun birliklerindeki askerler gibi [Fransa’yı her düşmana karşı savunmak için] değil, özellikle Türklere karşı savaşmak için ve yalnız bunun için kendine özgü bir topluluk olarak askere yazımlanmışlardı.”

***

Ermeni hareketinin önderlerinden, Mısırlı bir zengin olan Bogos Nubar Paşa, yukarda sözü edilen ve bu yazı dizisinin yazılmasına neden olan Ermeni Lejyonu’nun [Doğu Lejyonu’nun] kuruluş amacını 26 Aralık 1920 tarihli yazısında şöyle açıklıyor:

1.Doğu Lejyonu’nun kurulmasının amacı, Ermenilerin, kendi anavatanlarının kurtarılmasına ve böylece kendi ulusal amaçlarını gerçekleştirmek konusundaki haklarının gereğinin yapılmasına katkıda bulunabilmesini sağlamaktır.

2.Ermeni Lejyonu sadece Türklere karşı ve sadece kendi anavatanının toprağında çarpışacaktır.

3.Ermeni Lejyonu, gelecekteki Ermeni devletine bağlı gelecekteki Ermeni ordusunun çekirdeğini oluşturacaktır. (S.233)

***

Okurların bir bölümü, “Günümüz Ermenistan’ına sınır komşusu olan doğu illerinden bazılarının da Ermenistan’ın parçası sayıldığı ve bu Anadolu parçası üzerinde hak iddia edildiğini biliyorduk, ama Kilikia bölgesinde Ermenilerin işi ne, oralar da mı Ermeni toprakları?” diye sorabilirler.

Şu anda kesin bir tarih veremeyeceğim ama Bizans İmparatorluğu’na bağlı olarak yaşayan Ermeniler isyan çıkarınca, dönemin imparatoru tarafından kitle halinde Kilikia bölgesine sürgün (techir) edilmişlerdi.

Ermenilerin Mersin, Tarsus, Adana, Hatay ve Maraş bölgesinde bulunmalarının nedeni bu tehcir hareketidir.

***

Ermeni Lejyonu’nun maceralarını Justin McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabının 234.sayfasından aktarıyorum:

“1918 yılının Kasımında, Ermeni Lejyonu Beyrut’ta polisle çatıştı ve Fransızları pek utandırdı. Ermeniler, Beyrut’taki rezaletten sonra hemen, Türkiye topraklarını işgal etmek için kuzeye gönderildiler. Kasımın sonuna doğru, İskenderun’a vardılar. Bazısı orada kaldı, diğerleri Aralık sonuna doğru Adana Vilâyetini işgal etmeye gönderildiler. İskenderun, Baylan ve Dörtyol’da bunların gelişi üzerine karışıklıklar çıktı. Dörtyol bölgesinde, Ermeni köylülerle Ermeni askerler bir olup müslüman köylerine saldırdılar. Türk köylüler dağlara çekildi. Arkada bıraktıkları mal mülk talan edildi. Fransızlar, müslüman evlerine yapılan saldırıları bastırmaya çabaladığında, Baylan’daki Ermeni askerler kazan kaldırdı…”

“Ermeni Lejyonu İskenderun’a girer girmez müslüman evlerini bastı; sözde, Türklerce alınıp kapatma edinilmiş Ermeni kızlarını arıyorlardı. Bu gibi etkinlikler sırasında bazı ırza geçmeler de oldu; ayrıca, Ermeniler tarafından [Ermeni kızı bulduk, kurtarıyoruz diye] alınıp götürülen kadınların pek azı aslında Ermeni kökenliydi.”

(Devamı çarşambaya).

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: