İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

azg: ERMENİ KUTSAL RESİMLERİ

Matenadaran Minyatür bölümü sorumlusu ve sanat doktoru Hravart Hagopyan’ın “Ermeni Kutsal Resimleri” isimli kitabı yayımlandı. Kutsal resimlere ilşkin ilginç bilgilerin yer aldığı kitaptan birkaç alıntı yapalım.

100 yıl kadar önce ermeni aydınlar ermeni kutsal resimleri konusunun araştırılmasının önemini ön plana çıkartmışlardı. Çünkü alışkanlık olduğu üzere; Bizans, Gürcü ve Rus kutsal resimleri arasında, Ermeni kutsal resmi pek anılmıyordu.

Hagopyan Ermeni kutsal resim anlayışının hep varolduğunu, ve Hristiyanlığı kabulden itibaren, kutsal resimlerin resmedildiğini belirtmekte.

Hatta 1-3 yy arasında Hristiyanlığı kabulden önce dahi Ermenilerin kutsal resimlere sahip olduklarına ilişkin şehadetler var. Vaspurakan Hakyats Manastırında Meryem Ana ve Oğul resmi olduğu, IX yy tarihçisi Aram Hor Virap’ta Meryem Ana ve Oğul resmini gördüğünü ifade etmekte. Ancak o dönem resimlerinde çizenin adı anılmamaktayd. Resmi sipariş eden kral, heyet veya ruhaninin adı yazılmaktaydı.

VII yy’dan itibaren Ermeni Kilisesi, ayin esnasında, Ortadoks ve Katolik diğer kiliselerden ayrı olmak üzere, Merkezi sunak üzerine “Terunakan haç” koymaktaydı. Bu Meryem Ana ve İsa’yı sembolize etmekteydi. VII yy’da Yezr Katoğikos ve daha sonra Vahan, Ana Adak masasına Kutsal resim koymaya başladılar, ancak halk ve ruhaniler Haç’a o kadar alışmışlardı ki Katoğikosu görevinden aldılar. Bu nedenle Ermeniler haçabaşd olarak anılmaktadır. Bu XVI yy’a kadar devam etti. Bu ermeni halkının kutsal resmi kabul etmediğini göstermemektedi, kutsal resimler fazla kullanılmamıştır.

XVII ve XVIII yy’da Kilise tüzüğünde yapılan değişiklikten sonra kutsal resim ve minyatürlerin kullanım sahası daha da genişledi.

Aida Arşakyan

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: