İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

yög: Nişanyanlar Ankara´da

İZMİR – İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı eski bir Rum köyü olan Şirince’de 5 evden oluşan turistik tesislerinin jandarma tarafından mühürlenmesine tepki gösteren Sevan Nişanyan, Turizm Bakanı ile görüşmek üzere Ankara’ya gitti.

8 Ocak 2004 tarihinde evleri mühürlemeye gelen Selçuk Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler 3 çocuğu ile birlikte oturdukları evi de mühürleyince Nişanyan Ailesi, dondurucu kış günü sokakta kaldı. Evlerin kapatılması nedeniyle 19 kişi de işsiz kaldı. Bu durumun ortadan kalkması için yetkililerle görüşmek üzere Ankara’ya hareket etmeden önce yaşadıkları ile ilgili konuşan Nişanyan, İstanbul’daki konutların yüzde 70’inin kaçak olduğunu söyledi.

Turistlik beldelerin de topyekün kaçak olduğunu söyleyen Nişanyan “Çürümüş, tıkanmış bir bürokratik prosedürün boğduğu bir ülkede yaşam ister istemez ‘kaçak’ olarak devam ediyor” diye konuştu.

Şirince Köyü’nün 1984 yılında “kentsel SİT” ilan edildiğini belirten Nişanyan, “Kanun gereğince bir yılda yapılması gereken ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ tam 19 yılda tamamlanmadı. Dolayısı ile 19 yıldan beri bu köyde yasal olarak bir çivi çakmanın imkanı yok” dedi.

1984’ten bu yana Şirince’de 90’ı aşkın yapının “kaçak” olarak yenilendiğini, tadilatının yapıldığını, kat çıkıldığını ve eklentiler yapıldığını belirten Nişanyan, “40’tan fazla komple kaçak yeni ev yapıldı. Anıtlar Kurulu ‘ihbar’ mekanizmasına göre çalıştığı için tabii ihbarı yiyen işlem gördü, diğerleri kurtuldu” şeklinde konuştu.

‘Büyük çaba sarf ettik’

Bu köyün koruma altına alınmasın için önemli gayretler sarf ettiklerini belirten Nişanyan, 1997’de sit alanının genişletilmesi için çaba gösterdiklerini vurguladı. Yıkılıp harabeye dönmüş, ahır olarak kullanılan bazı taş evleri 1997 yılında satın aldıklarını belirten Nişanyan, şöyle konuştu: “Tamamen geleneksel malzeme ile ve geleneksel estetiğe uygun olarak yeniledik. Geri kalmış bir köy ortamında, kısıtlı bir yatırımla, köy dokusunu hiç bozmadan Türkiye’nin en mükemmel turistik tesislerinin yaratılabileceğini kanıtlayan önemli örnektir. Bununla gurur duyuyoruz.”

5 yıldan beri inanılmaz bir bürokrasi labirenti içinde debelenip durduklarını belirten Nişanyan, Türkiye’de iyi şeyler yapmanın önünde bürokrasinin engel olduğunu kaydederek, yine de mücadelelerine devam edeceklerini söyledi.

Bürokrasinin dar ufuklarını aşan herhangi bir şey yapan herkesin başına bu tür olayların gelebileceğini aktaran Nişanyan, “Türk olsun, Ermeni olsun, Kürt olsun, Japon olsun fark etmez. Ama insanın adı Sevan Nişanyan olunca, aleyhte kullanılacak bir koz oluyor. Sonuçta yerel düzeyde kararları verenler pek fazla eğitim görmemiş, dünyaya açılmamış insanlar. Önyargıların esiri oluyorlar. Başka türlü ifade edemediği nefreti ‘o zaten gavur, kapat gitsin’ diliyle dışa vuruyor. Yani asıl mesele bağnazlık, çapsızlık, önyargı, haset, kompleks. Kısacak bürokratik bataklık” diye konuştu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: