İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

NTV’de ‘Ararat’ tartışmaları


Ermeni soykırımı iddialarını konu alan film, Türkiye’deki bazı çevrelerden sert tepki almıştı. Filmin oyuncuları arasında Christopher Plummer da bulunuyor.

9 Ocak 2004 — Filmle ilgili tartışmalar sürerken Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu bir açıklama yaptı. Bakan Mumcu filmin Türkiye’de gösterilmesi gerektiğine inandığını söyledi.

Bakan Mumcu, “Ararat filmi, çok kaba, tarihi ve bilimsel gerçeklerle uyuşmayan, estetik değer taşımayan bir propaganda filmi. Ama bunun böyle olduğunun anlaşılabilmesi için, bunun böyle olduğunun görülmesi gerekiyor. Bekledikleri şey, Türkiye’nin buna çok büyük tepki göstermesi, yasaklamasıdır. Ama bu oyuna gelmeyeceğiz” dedi.

Ancak Bakan Mumcu bu açıklamaları yaparken, Belge Film gösterimden vazgeçtiklerini duyurdu. Yapılan yazılı açıklamada “Polis veya kolluk kuvvetleri gözetiminde filmi seyrettirme garipliğini Türkiye’ye yakıştıramadığımız için, filmin gösterimini istemeyen vatandaşlarımızın arzusuna uyarak, filmi gösterimden kaldırıyoruz” denildi.

Ermeni Soykırımı iddialarını konu alan ‘Ararat’ filmi tek bir kişinin güncesinden yola çıktığı için, sığ bir kaynağa dayandığı yönünde eleştiriler alıyor.

NTV’de Erdoğan Aktaş’ın hazırladığı ‘Yakın Plan’, Atom Egoyan’ın ‘Ararat’ filmi etrafında dönen tartışmaları Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Sabah gazetesi yazarı Ömer Lütfi Mete ve sinema yazarı Esin Küçüktepepınar’la birlikte ele aldı. Programa ‘Ararat’ın dağıtımını üstlenen ancak daha sonra vazgeçen Belge Film’in sahibi Sabahattin Çetin de telefonla katıldı.

“İZİN VERİLDİ, FİRMA VAZGEÇTİ”

Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, filmin yasaklanmadığını, ancak dağıtıcı firmanın gösterimden vazgeçtiğini, bu iki olay arasında çok fark olduğunu vurgulayarak Ararat’ın “Dünyanın bir çok yerinde zaten beğenilmediğini, Türkiye’de oluşacak tepkileri kullanarak yeni seyircilere ulaşmayı hedeflediğini” söyledi.

Bakan Mumcu sözlerine şöyle devam etti: “Filmi değerlendiren komisyon gösterime izin verdi. ‘Gösterilemedi’ denilerek gündem yaratılmaya çalışılıyor. Ticari umudu olmayan bir film için tehdit varmış gibi gösteriliyor. Oysa dağıtıcı firma, henüz bir tek sinema salonu ile bile anlaşmış değil.”

Sinema yazarı Esin Küçüktepepınar, filmin bir çok sinema eleştirmeni açısından hayal kırıklığı yarattığını söylerken, ilk gösterimin 2002’de Cannes’da gerçekleştiğini, ancak Almanya’daki ilk gösterimlerin bundan ancak bir yıl sonra ve çok sınırlı sayıda salonda olduğunu belirtti.

“HER TÜRK SEYRETMELİ”

Sabah gazetesi yazarı Ömer Lütfi Mete, kendisinin de filmi izlediğini söyleyerek, “Egoyan, ırkçı bir saplantıya düşmeseydi iyi bir film olabilirmiş. İyi bir yönetmen… Hatta bu filmde de bunun izleri var. Ama önyargılı bir görgü tanığından yola çıkarak çok komik yanlışlıklar yapmış” dedi.

‘Ararat’ filminin oyuncuları arasında, Ermeni asıllı Fransız şarkıcı Charles Aznavour da bulunuyor.

Mete, gündeme gelen tepkileri anlayışla karşıladığını, ancak bu tepkinin tehdite dönüşmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Yazılarında, genellikle milliyetçi kesime hitap eden Ömer Lütfi Mete, “Bu tür tehditkar tutumlar, Ermeni tezleri karşısında Türkiye’ye zarar verir. Bana kalırsa her Türk bu filmi izlemeli; Ermeni tezlerine cevap verebilmemiz için bu gerekli” dedi.

“POLİS KORUMASINDA FİLM SEYREDİLMEZ”

Yakın Plan’a telefonla bağlanan Belge Film’in sahibi Sabahattin Çetin, Bakan Mumcu’nun iddialarına karşı çıkarak, “İstanbul’da Yeşilçam ve Majestik, Ankara’da da Kızılırmak sinemaları ile anlaştık” dedi. Gelen tepkiler üzerine filmi gösterime vermekten vazgeçtiklerini belirten Çetin, devletin kendilerine gereken onayı verdiğini ancak kapısında polis-jandarma bekleyen bir sinemada film izlemenin söz konusu olamayacağını söyledi.

Filmden bir beklentisi kalmadığını söyleyen Çetin, “Cesur bir TV kanalı gösterim hakkını almazsa filmi iade edeceğim” dedi.

Film, eleştirmenler tarafından koca bir tarihi 15 dakikaya sıkıştırdığı için eleştirilerek ‘abartılı’ bulundu.

“ÜLKÜCÜLER KULLANILDI”

Sabahattin Çetin’in bu açıklamaları üzerine Bakan Erkan Mumcu, “kendilerine o ana kadar sinema salonlarıyla anlaşma yapıldığına dair bir bilgi ulaşmadığını, zaten sorunun da bu olmadığını, bir çok ülkede gösterim izni alamayan filme Türkiye’de izin verildiğini” belirtti.

Bakan Mumcu, ülkücülerin tepkisini eleştirirken “Bu tepkiler Türkiye’ye zarar vermiştir. Birileri ne kadar milliyetçi olduklarını göstermek istiyorlarsa Türkiye’nin yararına işler yapsınlar. Kullanılmışlardır, kötü bir görüntünün oluşmasına neden olmuşlardır” dedi.

“DEVLET SALONLARI ‘ARARAT’A AÇIK”

Mumcu, konuşmasında dağıtıcı firmaya da çağrı yaptı ve gerekirse filmin gösterimi için devlete ait salonları açabileceğini söyledi.

‘Ararat’ filminin ilk gösterimi 2002 yılında Cannes’da gerçekleştirilmişti.

EGOYAN’IN ARARAT’I HAKKINDA BİLGİLER

Tartışmalara yol açan ‘Ararat’ filminin yönetmeni Atom Egoyan geçen yıl Ekim ayında Toronto Star Gazetesi ile The Globe and Mail Dergisi’nde yer alan söyleşisinde, “Türk kamuoyu, filmi izlediğinde son derece dürüst ve âdil bir yapım olduğunu görecek. Türk toplumunun ‘Geceyarısı Ekspresi’ ve hatta ‘Arabistanlı Lawrence’ filmleri ile fazlasıyla iftiraya uğradığını biliyorum ama bu öyle bir film değil. İnsanlar görmedikleri bir film hakkında tartışıyor, filmde var olmayan sahneler hakkında konuşuyor. Daha önce hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım” ifadesini kullanmıştı.

Egoyan, filmi daha fazla politikleştirmemek için Cannes’daki Altın Palmiye Yarışması’ndan geri çektiğini de vurgulamıştı. Yine Toronto Star Gazetesi’nde Atom Egoyan’ın “Benim biraz saflık ettiğimi sananlar olsa da, ‘Ararat’ın İstanbul Film Festivali’nde gösterileceğine inandığımı söyleyebilirim. Bu olasılık, şaşırtıcı bir aşama olurdu” yorumuna yer verilmişti.

Toronto Film Festivali’nde gösterime girdikten sonra, aynı gazetede yeralan ‘film eleştirisinde’ ise şu yorumlar yer almakta:

‘Ararat’, kurgusu bütünlük taşımayan, içeriği ve betimlemeleri karmaşayla dolu bir film. Karşımıza senaryo yazarı olarak da çıkan Atom Egoyan, giderek bir dağınıklık gösterisine dönüşen filmine gereken özeni göstermemiş. Sinema dünyasında disiplinli yönetmen olarak tanınan Egoyan, birçok bölümünde tökezlendiği ‘Ararat’ta, anlatmayı amaçladığı epik öyküyü çıkmaza sokmuş. Ticari sinemaya sırt çevirmesiyle ünlenen yönetmen Egoyan, kendi ulusunun varolma savaşımını geçmiş ve güncel boyutlarda irdelerken, sanatsal ısrarını sürdürüyor ama, ‘Ararat’ı yapısal karmaşadan kurtaramıyor.

Not: Kanada McGill Üniversitesi’nden N. Defne Karaosmanoğlu’nun teknik yorumuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

www.ilef.ankara.edu.tr

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: