İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

hürriyet: Porto Şarabı ve Gülbenkyan Vakfı Portekiz Heyeti´nde

Gila Benmayor

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz temmuz ayında Portekiz’e yaptığı resmi ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio başkanlığındaki bir heyet Türkiye’de.

1986 yılında, İspanya ile birlikte Avrupa Birliği’ne üye olana kadar Avrupa’nın en yoksul ülkesi olan Portekiz bizim için ilginç bir örnek.

Portekiz heyetinde, cumhurbaşkanının yanısıra ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Franquelim Garcia Alvas ile 50 işadamı var.

DEİK tarafından düzenlenen toplantıdan sonra konuşmak fırsatını bulduğum Alvas Portekiz ekonomisinin bir panoramasını sunuyor. 1986’dan 2000 yılına kadar yüzde 3.6 oranında büyümüş.

Kişi başına milli gelir 16 bin dolar.

Alvas, AB üyeliğinin de, Euro’ya geçiş sürecinin de sancılı olduğunu gizlemiyor. 80’li yılların sonunda başlatılan özelleştirme devam ediyor. Banka, telekom, sigorta, enerji özelleştirmenin en yaygın olduğu alanlar.

Direkt yabancı yatırım 2002 yılında 38 milyar dolar.

Yabancı yatırımı hızlandırmak için geçtiğimiz günlerde bir ‘‘Yatırım Ajansı’’ kurulmuş. Her şey tek elden, buradan yürütülecek. Ne diyelim. Darısı başımıza. Vergi oranları 2006 yılına kadar yüzde 20 oranında düşürülecek.

‘‘Portekiz ABD ve Afrika ile Avrupa arasında bir köprüdür’’ diyor Alvas. Portekiz için Afrika’daki eski sömürgeleri de iyi bir pazar.

MÜSLÜMAN CEMAAT BAŞKANI

Alvas’tan sonra heyette tanışma fırsatını bulduğum diğer bir kişi Portekiz’deki Müslüman cemaatinin başkanı Abdül Mecit Karim Vakil.

Meğer Vakil, Mozambik’ten Portekiz’e 1950’lerde göç ettiğinde ülkede müslüman yokmuş. ‘‘Ben ikinciydim’’ diyor gururla. ‘‘Bugün 35 bin kişilik bir Müslüman cemaati var.’’

Efisa Bankası’nın Başkanı olan Vakil, İstanbul’da Taib Yatırım Bank ve TEB ile işbirliği yapıyor.

Gelelim diğerlerine…

İstanbul, Üsküdür doğumlu Kalust Gülbenkyan bir zamanlar dünyanın sayılı zenginlerindendi. İstanbul’dan sonra İngiltere, Fransa’da yaşamış, 2. Dünya Savaşı sırasında Lizbon üzerinden ABD’ye gitmeyi planlarken ölünceye kadar Portekiz’de yaşamıştı.

Lizbon’da kurduğu Gülbenkyan Vakfı’nın sermayesi 2.2 milyar Euro dolayında. Yıllık bütçesi ise 100 milyon Euro. Resmi heyetle gelen Vakıf Başkanı Emilio Rui Vilar’a ‘‘bu bütçeyi nerelere harcıyorsunuz’’ diye soruyorum. Sanat, eğitim, bilimsel araştırma ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunuyorlarmış.

Portekiz kültürünü ve lisanını öğrenmek isteyen Türk öğrencilerinin de Gülbenkyan bursundan yararlanabileceklerini söylüyor.

Manuel Lima Ferreira ise Porto Şarabı Enstitüsü’nün temsilcisi olarak gelmiş. Türklere ünlü Porto Şarabı’nı sevdirecek yani.

Kendisini hemen Tuğrul Şavkay’a havale ediyorum. Sadece Türklerin ne kadar Porto Şarabı içtiklerini soruyorum. Hemen söyleyeyim ki Porto Şarabı’yla aramız pek iyi değil.

Alıcı listesindeki 91 ülke arasında 72. sıradayız.

2002 yılında, 4 bin 892 Euro ödeyerek 662 litre almışız.

2003 yılının ilk ayında ise 1323 litre alıp 9 bin 300 Euro ödemişiz.

Yalnız önemli bir nokta: Aldığımız Porto Şarabı’nın kalitesi ortalamanın üzerinde…

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: