İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

azg: “GAZETEMİZDE BATI ERMENCESİNİ KENDİ GÜZELLİĞİ İÇİNDE SAKLIYORUZ”

Istanbullu ermeni aydın Rober Haddecyan, kimliğin en önemli parçasının dil olduğunu, eğer ermeni ermenice bilmiyorsa, ulusal kimliğine tam yerleşemiyeceğini söyledi.

“35 yıldır editörü olduğum “Marmara”nın 25 yılında gazetenin tirajı düşmedi. Düşüş son on yılda başladı. Bu sadece Istanbul’da değil, tüm diaspora’da da aynı. Ermenice okuyanların sayısı Beyrutta, Amerika’da, Fransa’da azaldı” dedi Haddecyan.

1947 yılından bu yana 50 kitap yayımlayan Haddecyan, basılmaya hazır bir o kadar daha eseri olduğunu, kendisinin sadece yazar gazeteci değil, aynı zamanda bir sanat aşığı olduğunu da belirtti. Haddecyan’ın eserleri arasında mizah yapıtları, tiyatro eserleri, makaleler, denemeler, konferanslar, hikayeler, romanlar, Zweigdan, kaça ve saroyan’dan çeviriler de yer alıyor. 1981 yılından bu yana Maramara’da “Huşadedr” ana başlığı altında hergün makale yazıyor. Haddecyan, edebiyata yaptığı katkılardan ötürü, Beyrut “Anahit”, birkaç kez “Alek Manukyan” ve Vartkes ve Rita Balyan “Ermeni basını” ödülleri aldı.

Hayatında çok ödüller aldığını söyliyen Haddecyan, kendisi için herşeyden önemli olanın okuyucunun ilgisi olduğunu söyledi ve ermenice gazete yayımlamanın hayatının mutluluğu olduğunu belirtti. 77 yaşındaki editör, Diaspora’da ilk öğretmenin basın olduğunu ve “Marmara”yla batı ermenicesini kendi güzelliği içinde koruduklarını da söyledi.

Istanbul ve Tiflis’in bir zamanlar ermeni basınının en önemli ocakları olduğunu, 1832’den bu yana Istanbul’da 300’den fazla periyodik yayın basıldığını, bugün 60.000 ermeninin yaşadığı kentte, 6 periyodik yayın olduğunu, 2’si günlü Jamanak ve Marmara gazeteleri,Agos haftalık gazetesi, Jbid aylık çocuk dergisi, patrikhanenin Lraper haber bülteni ve Ermeni hastanesinin Surp Prgiç aylık dergisi olduğunu olduğunu söyleyen Haddecyan, Istanbul’un bir kültür merkezi olduğunu, bugün de bu geleneğin devam ettiğini sözlerine ekledi. Istanbul ermenilerinin, Ermenistan ve Türkiya arasında ilişkilerin tesisinden büyük kazanımlar elde edeceğini, bunlar arasında, okullar için Ermenistan’dan öğretmenler getirilmesi, sanat adamlarının davet edilmesi de bulunuyor.

Türk-Ermeni diplomatik ilişkilerinin olmadığı koşullarda, Ermenistan ve Türkiye birbirine düşman devletler gibi olmakta, bu durumda Istanbul ermenileri kendi kimliğini korumak için sadece kendi gücünden faydalanmakta, ve ne üzücü ki her geçen gün Istanbul ermenilerinde Türkçe kullanımı yaygınlaşmakta, günlük Jamanak ve Marmara gazeteleri okuyucu kaybetmektedir diyen Haddecyan, “Fakat 10-20 yıl sonra ne olacak, bilmiyorum” diyor.

Tatul Hagopyan, Istanbul

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: