İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Güngor Uras: Milliyet `Business´ta Acemoğlu

Bırakalım artık şu ucuzculuğu. Türkiye’nin ucuz işgücüne dayalı ucuz don – gömlek üreterek döviz kazanması, büyümesi imkansız… Türkiye’nin tekstilde Çin ile rekabet şansı yok… Belki bazı ufak boşluklardan yararlanılabilir. İtalya nasıl moda boşluğunu doldurdu ise, Türkiye de havlu pazarında boşluğu doldurabilir… Ama işte o kadar… Türkiye teknoloji ağırlıklı alanlara geçiş yapmak zorundadır. Otomotiv, yedek parça, ufak elektronik eşyada ABD’li ve Avrupalı şirketlerin ilgisini çekmek mümkün. Kore Türkiye gibi tekstilde başladı ama, tekstille büyümedi. Önce hızlı bir şekilde eğitime, sonra tekstil dışı sanayilere önem verdi. Türkiye eğitime önem vermiyor. Küreselleşmede mal rekabetinden önce eğitimli, bilgili insanlar arası rekabet ağırlık taşıyor.

Bunları söyleyen İstanbul doğumlu Daron Acemoğlu. Dünyanın en önemli bin ekonomisti listesinin 12’nci sırasında yer alan Acemoğlu 1993’ten beri ABD’nin ünlü üniversitesi MIT’te öğretim üyeliği yapıyor.

İki haftadır, pazar günleri Milliyet ile birlikte okuyucularımıza “Milliyet Business” isimli haftalık ekonomi gazetesini sunuyoruz. Büyük boy, 16 sayfalık bu gazeteyi de Milliyet Ekonomi Bölümü hazırlıyor. Geçen haftaki Milliyet Business’ta İbrahim Ekinci’nin 36 yaşındaki iktisatçı Acemoğlu ile söyleşisi yayımlandı. Türkiye’yi dışarıdan gözleyen ünlü iktisatçı Türkiye’yi ilgilendiren gelişmeleri bakın nasıl değerlendiriyor:

Gelişmekte olan ülkeler hızla dışa açılıyor ve küresel pazarda rekabete başlıyor. Bu ülkeler giderek dünya ekonomisinin parçası oluyor. Türkiye bu hareketin dışında kalmamalı.

Dış tedarik (out – sourcing) artıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri üretiminin bütününü veya bir kısmını gelişmekte olan ülkelere kaydırıyor. Türkiye bu hareketin dışında kalmamalı.

Sermaye hareketi hızlandı. Gelişmekte olan ülkeler için bu bir fırsat. Türkiye bu hareketin dışında kalmamalı.

Politikacılar başarısızlıklarda, krizlerde sorumluluğu yabancı sermayeye, yabancı yatırımcıya, yabancı kuruluşlara yükleyerek halkı yanılttıklarından, halkta küreselleşme karşıtı görüşler güçleniyor. Bu arada ülkelerin kurumsal yapılarındaki sorunlar, yolsuzluklar gözden kaçıyor. Türkiye küreselleşme hareketinin dışında kalmamalı.

Siyasetteki ağırlık

Eğitim olmadan hiçbir şey olmaz. İyi devlet de iyi ekonomi de, iyi sanayi de, iyi ticaret de iyi eğitime bağlı. Gelişmiş ülkelerle aynı dili konuşamayan aynı eğitim seviyesinde olmayan Türk insanı, başka ülkelerle rekabete giremez.

Türkiye’de büyük şirketler siyasi etki sahibi. Dışa açılma ve sanayide yeniden yapılanma için verimsiz şirketlerin batması lazım. Ama bunlar devlete dayanarak varlıklarını sürdürüyor. Verimli olacak yeniler ortaya çıkamıyor.

Sorunların temelinde kurumsal yapının iyi olmaması var. Devlet yanlış şeyleri teşvik ediyor, denetleyemiyor, kanunlar uygulanamıyor. Bu durumda vergi toplanamaz, bütçe açığı da önlenemez, faizler de aşağıya çekilemez.

AKP deneyimsiz ve sallantı içinde bir görünüm veriyor. AKP’liler reformlar konusunda istekli görünmüyor. Belki reformları tehdit olarak görüyorlar. “Her yere adamlarını yerleştirmek”ten başka iş yapmıyorlar.

Sayın okuyucularım, Milliyet Business’taki söyleşisi sayesinde Acemoğlu’nu tanıdık. Biz Milliyet Business’ı severek hazırlıyoruz. Umarız sizler de beğeniyorsunuzdur. Bu pazar üçüncü sayısı yayımlanacak.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: