İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

azg: AZERBAYCAN BASINI SALDIRGAN TUTUMUNA DEVAM EDİYOR

Dün Erivan Gazeteci Evi’nde, Avrupa Parlamentosu “Güvenin güçlendirilmesi etkinlikleri” programı kapsamında, “Karabağ çatışmasının aydınlatılması ve düzenlenmesinde STÖ’lerin rolü” konulu bir toplantı düzenlendi.

“Spektor” Askeri Analizler Mkz. Md. Gayane Novikova’nın açılış konuşmasından sonra, gündemde öngörülen 2 esas konuda; “Karabağ çatışmasının aydınlatılmasında STÖ’lerin rolü-çözüm perspektifler”(Sunan, Aved Demuryan) ve “Hükümet dışı alanın, Karabağ çatışmasının karşılıklı feragat arayışıyla düzenlenmesinde rolü” (Sunan, Aleksandr İskandayan) tebliğleri sunuldu.

İlk konuşmacının tebliği; Azerbaycan STÖ’leriyle uzun süreli ilişki ve ortak çalışmalar üzerine kurulmuş olup, esasta, Azerbaycan tarafının –devletin tutumundan kaynaklanan- agresif tutumuna vurgu yapıyordu. Burada Azerbaycanlı gazetecilerin konuyla ilgili yazılarında etik normları çoğu kere dikkate almamaları rastlantı değildir. Devlet propaganda makinasını çalıştırarak, toplumda negatif görüşlerin dışa vurumunu destekliyor ve böylece Ermenistan ve ermenilere yönelik düşmanlık tohumları ekiyorlar. İşte bu sebepten ötürü, bugün hiçbir ermeni Bakü sokaklarında yürüyemez.

Erivan Basın Kulübü’nün son 2 yıllık gözlemleri, Azerbaycan haber araçlarının devamlı saldırgan ifadeler kullanarak, çatışmayı daha da derinleştiriyorlar. Onların kanısına göre meseleyi görüşmeler yoluyla çözme denemeleri, bölgede olumlu hiçbir hareketlilik görülmediğinden, faydasız. Burada günahın büyük kısmı, onlara göre, esasta aracı ülkelerde, dolayısıyla çatışmaların düzenlenmesini onlar sadece ermenistan ve azerbaycan liderlerinin çözeceği bir mesele saymakta ve Karabağ yönetimi’nin rolünü gözle dörülür bir şekilde etkisizleştirmektedirler. Tebliği sunanın kanısına göre, çatışmanın çözülmesinde -zamanında bizde de yaygın olan yanlış kanı- benzer yargılamalar tekrar gündeme sokulmakta. Senelerin deneyimi gösterdi ki; Karabağ sorununun çözümü hakkı sadece Karabağlılara aittir ve sorunun çözümünün sadece 2 yolu vardır, ya bağımsızlık ya da Ermenistan’la birleşme, üçüncü yol yoktur ve olamaz.

Ermenistan STÖ’leri, Azerbaycanlılardan farklı olarak, Karabağ çatışmasının aydınlatılmasına ilişkin haberlerde düşmanca ifadeler kullanmaktan kaçınıyorlar. Azerbaycanlıları bir düşman değil, karşıt olarak görüyorlar.

İkinci tebliğin konusu da birinciyle bağlantılıydı, ancak burada 2 halkın ilişkisi sorunu incelenerek, burada STÖ’lerin rolü önemseniyordu. Tebliğciye göre; Hükümet dışı alanın Kafkasyada gelişmediğine ilişkin yanlış kanının gerçek durumu ifade etmediği belirtildi. Geniş kapsamlı incelemeler düzenliyerek sorunun esasına inilmesi ve gereksiz karışıklıklardan uzak durulması önerildi. Hernekadar uluslararası ilgili kuruluşlar, Kafkas halklarının hiç birbirlerini anlamadıkları görüşüne saplanmış olsalar da, bunun yanıltıcı izlenim olduğu söylendi. Birçok buluşma, onların brbirlerini, söz kullanmadan da anladıklarını, yani onlar kendi değer ve eksikliklerinin iyi biliyorlar.

Karabağ Sorunu’nun düzenlenmesine ilişkin projeleri finanse edcen kuruluş temsilcileri de çok iyi biliyorlar ki, her yerde,uzun yıllar içinde işlenmiş, benzer modeller işlemekte. Herkes, çatışan halkların, esasta birbirleriyle ciddi sorunları olmadığı, bunların gerginleştirilmesinin özellikle siyasal kazanç peşinde koşan güçlerin menfaatine olduğunun bilincinde.

Ruzan Boğosyan

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: