İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

azg: ALMAN YATIRIMLARI İÇİN ERMENİSTAN KÜÇÜK BİR PAZAR

Birkaç gün önce, Almanya’nın Magdeburg kentinde, Alman- Ermeni Birliği’nin (AEB)düzenlediği “Karşı karşıya yollar. Alman Ermeni ilişkileri bugün” başlıklı 1 günlük konferans haberini vermiştik. Konferansa dinleyici olarak katılan 30 kişilik salonda, Bundestag Kafkasya Parlamenter Grubu Başkanı Bergner, siyaset adamları ve iş dünyasından isimler yer alıyordu.

Ermenistan toplumunu yakınen tanıyan, alman siyaset adamı Ditrich Shperling “Alman Fed. Cum. Kafkasya Siyaseti kontekstinde Almanya ve Ermenistan” başlıklı tebliğini katılımcılar dikkatle dinlediler. Konferansa ilişkin bize izlenimlerini aktaran AEB eski Bşk. Raffi Kantyan, bölgeyi iyi tanıyan eski parlamenterin, Güney Kafkasya’da çatışmaların çözülmesi için eski görüşü olan, çatışmaların tek-tek çözülmesine ilişkin görüşünü değiştirip, sorunların beraber çözmesi gerektiğini itiraf ettiğini söyledi. Burada Kuzey-Güney (Rusya-İran) doğu-batı (ABD-Türkiye) dengeleri mevcut. ABD’nin doğuya bakış açısı, petrol ve diğer siyasi sebeplerden kaynaklanıyor. Bu dengeler ne kadar varolurlarsa çatışmaların çözümlenmesi de güçleşiyor. Deneyimili siyasetçiye göre, Minsk Grubu çalışma sonuçlarını değerlendirirken, barışın korunmasını pozitif değerlendirebiliriz dedi.

1952’de şekillenen Berlin Alman Ekonomisi Doğu Komisyonu, yeni tayin edilen temsilcisi Dr. Martin Hofman, “Doğu Komisyonu ve Alman Ermeni Ekonomik bağları” başlıklı tebliğinde 2000, 2001, 2002 yılı istatistiklerine göre kendi ekonomik ilgi alanlarına giren ülkelerle ticari ilişkilerde artış kaydedildiğini belirtti. Eğer ABD-Almanya ekonomik ilişkileri %10 iken, Rusya, Belorusya, Ukrayna, Kafkaslar ve Doğu Avrupa ülkeleriyle bu oran %12. Belirtilen ülkeler içinde en çok ilgi Rusya’ya, en azıysa Kafkas ülkeleriyle yapılan ticarette, %1. Konuşmacının verilerine göre, Ermenistan’la 2002’de 77 milyon Euro tutarında mal dolaşımıgerçekleşmiş, ki bu çok düşük bir miktar, Gürcistan’la daha fala, Azerbaycan’la ise yaklaşık 10 katı daha fazla iş yapılmakta. Sn. Hofman’ın gelecekte, Romanya ve Bulgaristan’ın da AB’ye katılmaları durumunda, Karadeniz ülkeleri, bu kapsamda, güney Kafkasya ülkeleriyle işbirliğine ilişkin yeni teklifler olacağı ilanı ilginçti. Berlin’deki Ermenistan Elçisi Garine Hazinyan “Alman-Ermeni Ekonomik bağlarının katalizatörü olarak, İş Forumu” başlıklı bir tebliğ sundu. Bayan Elçi, bölge sorunlarından bahsetti ve resmi Erivan’ın komşularıyla işbirliği yapmaya hazır olduğunu belirtti ve ayrıca Kasım 2003-Ocak 2004’de Almanya’da yapılması öngörülen İş Forumu’nun halihazırdaki bağlantılarından ve hazırlıklarının önemini belirtti. Sn. Şperling, Ebert Vakfının yaptığı bir araştırmayı sundu, buna göre Azerbaycan Halkının %5’i, Ermenistan’ınsa %50’si siyasal sorunların çözümünde işbirliğini önemsiyor. İşbirliği ermeni tarafı için güçlenme silahı, aracı. Azerbaycan içinse işbirliğini reddetmek Ermenistan’a tek baskı aracı. Alman siyaset adamının bu değerlendirmesine yanıt olarak Ermenistan elçisi, Ermenistan’ın çevrelenmesinin, onunla işbirliği yapılmamasının amacına ulaşmadığını, Ermenistan’ın ekonomik büyüme kaydettiğini, belirtti. Gelecek İş Forumundan da bahsederken Bn. Elçi, Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın 2003 Almanya ziyareti esnasında belli ön anlaşmaların yapıldığını söyledi. İş Forumu aracılığıyla Ermenistan kendi ekonomik olanaklarını göstertecek ve iş çevrelerine gerekli bilgiyi sağlayacak. Alman Yatırımlar ve Gelişm Kuruluşu (DEG) Md. Franz Flosbah; iki ülke ekonomik ilişkileri için 4 sahayı özellikle belirtti. Bunlar; Gıda Sanayii, Kuyumculuk, Yüksek Teknolojiler ve Turizm. Bu alanlarda Alman pazarına girmek mümkün. Alman yatırımları için Ermenistan pazarı çok küçük, ülke nüfusunun %50’si fakirlik sınırında ve ticarete daha fazla önem veriliyor. Konferans katılımcılarından biri, ekonomik gelişimi engelleyen konulardan birinin de korupasyon olduğunu belirtti. Ditrih Şperling buna yanıt olarak, bunun sadece Ermenistan’a değil, bölgede yaygın olduğunu, eğer devlet memurlarının hayati ihtiyaçlarını sağlayamıyorsa, memur da ailesini geçindirebilmek için bu yola başvurmaktadır, dedi.

Ağır kalkınan ekonomimiz tersine, konferansın son iki konuşmacısı, kültürel muazzam Ermenistan’dan bahsettiler. Helle Wittenberg, Martin Luter Ün. Profesörü, Lepsius Arşiv Yöneticisi ve Loykorya Fonu Mesrop Ermeni Araş. Mkz. Md. Herman Goldz “Günümüz Alman-Ermeni Bilimsel Kültürel bağları/gerçeklik ve öneri” başlıklı bir tebliğ sundu.

Mümhen Kertnerpladz Devlet Tiyatrosu dramaturgu ve basın sekreteri Konrad Kuhn “Almanya’daki günümüz ermeni müziği. Müzisyen Avet Terteryan” başlıklı bir tebliğ okudu. Kompozitörün değişik yaratıcılık aşamalarından bahsetti ve 16 Mart 2003’de kendi yeni tiyatro oyunlarının gösterisindeki, “Deprem” Senfonisi’nin Almanya’da oldukça yüksek değerlendirildiğinden bahsetti.

Günün ilerleyen saatlerine kadar devam eden konferansta, Ermenistan’la işbirliğinin geçmişe değil, geleceğe yönelik olduğu, özellikle Saxonya –Anhalt Kültür Bakanlığı Devlet sekreteri Wolfgang Byohm sözleriyle vurgulandı. Onun konuşmasından, 2003’te yapılması öngürülen Ermeni Kültürü günleri’nin 2004’de yapılacağı açıklığa kavuştu.

Konferansı takip eden, 15 Haziran günü AEB’nin Kurul toplantısı yapıldı ve yeni başkan olarak Jasmine Dur-Trakut seçildi. Eski başkan raffi Kebabcyan-Kantyan; AEB’nin bir STÖ olduğunu ve hep aynı kişilerin görev almaması gerektiğini, Birliğin yenilenmesinin bir zorunluluk olduğunu, bunların yeni ufuklar açabileceğini, belirtti. Kantayn “Edebiyat ve edebi çeviriiler beni bekliyor” dedi.

Anahit Hovsepyan, Almanya

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: