İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Fikret Bila: `Kürtçe yayını TRT yapmalı´ – milliyet

Radyo ve televizyonlarda Kürtçe dahil anadil ve lehçelerde yayın yapılmasına ilişkin tartışma yeniden alevlendi. RTÜK’ün bu yayının TRT tarafından yapılmasını düzenleyen yönetmeliğine karşı TRT’nin Danıştay’a iptal davası açtığı da anlaşıldı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, yayının TRT’den yapılmasının sakıncalı olacağını açıkladı. TRT’den yayın yapılmasının ikinci bir resmi dil algılamasına neden olacağını vurguladı. Kürtçe yayınla ilgili olarak Devlet Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay, RTÜK Başkanı Fatih Karaca ve eski TRT Genel Müdürü Yücel Yener’le konuştuk.

ÖZEL SEKTÖRE YOL

Devlet Bakanı Atalay, RTÜK Yasası’ndaki hükmün, yayının kamu veya özel sektör tarafından yapılması konusunda bir ayırım taşımadığını belirttikten sonra, RTÜK Yönetmeliği’nin yayın görevini TRT’ye vermesiyle özel sektör olasılığının ortadan kalktığına değindi ve şu bilgiyi verdi: “Ancak Dışişleri Bakanlığı kanalıyla hükümete gelen talep bu yayınların özel televizyonlar için de mümkün kılınması şeklindeydi. Bunun üzerine 6. Uyum Paketi’nde söz konusu yasa hükmüne (kamu ve özel) ibareleri eklenerek özel sektör için de yol açılmış oldu. Sonra hükümette bu yayının TRT yerine özel televizyonlardan yapılmasının daha uygun olacağı genel kanısına varıldı. Ancak yeni düzenleme kamu yayıncılığına olanak tanıyor, TRT’nin yayın yapması yine mümkün. Zaten yeni yasa gereği yeni yönetmelik çıkarılması da gerekiyor.” RTÜK Başkanı Fatih Karaca ise bu yayınların TRT’den yapılmasının daha uygun olacağı görüşünde. Karaca’nın verdiği bilgiler de şöyle: “Yasa değişikliği gerçekleşince biz RTÜK olarak, TRT dahil bütün kamu kurumlarıyla toplantı yaptık. Fransa ve İspanya örneğinden yola çıkılarak, ilk aşamada bu yayınların kamu televizyonları tarafından yapılmasının daha doğru olacağı sonucuna varıldı. Fransa ve İspanya bu sorunu böyle çözmüşler. Bunun üzerine TRT’nin yayın yapmasını öngören yönetmeliği hazırladık ve çıkardık. Ancak, TRT yayını başlatmadı. Danıştay’a dava açtı. Oysa TRT’nin bize yazılı başvurusu var. Yayın için üzerimize düşeni yapmaya hazırız, diye yazı yazdılar. Ama sonradan her nedense bir türlü yayına geçmediler.”

ASKER NE DİYOR?

RTÜK Başkanı Karaca, yayının özel televizyonlardan yapılması konusunda rezervleri olduğunu da belirterek, şöyle devam etti: “Özellikle denetim ve özel televizyonlarda bu yayının siyasi amaçlarla istismar edilmesi konusunda kaygılarım var. Bu nedenle ilk aşamada TRT’den yapılması daha uygun olur. Ulusal bütünlük açısından istismarın önlenmesi ve denetim kolaylığı nedeniyle bu görüşü koruyorum.”

Karaca, bu görüşünün MGK Genel Sekreterliği tarafından da paylaşıldığını vurguluyor. Yönetmeliği düzenlemeden önce ilgili kamu kurumlarıyla toplantılar yaptıklarını ve yazıştıklarını belirten Karaca, MGK Genel Sekreterliği’nin de yayının TRT’den yapılmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirdiğini kaydediyor. Ayrıca Başbakanlık AB Genel Sekreterliği’nin TRT’nin yayının başlaması için kendilerine birkaç kez başvurduğunu anımsatıyor. Askeri kanatta daha sonra bu görüşün değiştiği, TRT’nin yayın yapmasının sakıncalı olacağı kanısına varıldığı iddiaları da mevcut. Karaca, kendisine bu yönde bilgi ulaşmadığını söylüyor.

Yayına hazırdık

Eski TRT Genel Müdürü Yücel Yener ise anadilde yayın yapmaya karşı olmadıklarını, TRT’nin bu yayını yapmak üzere hazırlıklarını tamamladığını kaydetti. Yener, TRT açısından durumu şöyle özetledi: “Bizim yayına karşı olduğumuz ve yayını özellikle geciktirdiğimiz savı doğru değil. Teknik hazırlıkları tamamladık. Programları da saptadık. Önce radyodan deneme yayına geçecektik, sonra televizyona başlayacaktık. Ama yönetmelik yasamıza aykırılıklar taşıyordu. Onun için Danıştay’dan görüş alınmasını hükümetten istedik. Ama hükümet bunu yapmadı. Onun üzerine iptal davası açtık. Eğer dava reddedilirse TRT yayını yapmaya hazırdır. Danıştay ‘yönetmelik yasanıza aykırı değildir’ kararı verirse, TRT yayını yapar. Aykırıdır kararı verirse o zaman yeni yönetmelik gerekir. Yoksa TRT’nin yayına karşı olması söz konusu değil.”

GÖRÜŞ BİRLİĞİ OLUŞMADI

Tarafların verdiği bilgilerden anlaşılıyor ki, Kürtçe yayın konusunda kamu kurumları arasında tam bir görüş birliği oluşmamış ve hukuki düzenleme TRT’de tereddütlere yol açmış… Şimdi hükümet siyasi iradesini yeniden ortaya koydu.

Yayının özel televizyonlardan yapılmasının uygun olacağını belirtti. Yeni yasa düzenlemesinde ise kamu yayıncılığına da açık kapı bırakıyor. Siyasi irade belli olduğuna göre geriye gereğinin yapılması kalıyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: