İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

radikal: Bu iş idama gider!

ADNAN KESKİN

ANKARA – Kilis’in Elbeyli ilçesinde 30 Mayıs’ta düzenlenen ve memurlar için katılımı zorunlu kılınan ‘Asılsız Ermeni Soykırım İddiası’ konulu konferansta sorulan bir soru nedeniyle yaşanan skandal büyüyor. Konferansta, konuşmacı Kilis Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kabacık’a, “Ermeniler, güçlü lobileri sayesinde soykırımı kabul ettirdikleri takdirde Türkiye’nin buna karşı bütünlüklü politikaları var mı” diye soran ve açılan adli soruşturma nedeniyle bir gün cezaevinde tutulan öğretmen Hülya Akpınar, bu kez de görevinden uzaklaştırıldı.

Dün okul müdürlüğünce Akpınar’a tebliğ edilen yazıda şöyle denildi:

“Valilik oluru gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 137 ve 140. maddeleri uyarınca 06.06.2003 tarihinde görevden uzaklaştırıldınız. Bu süre içinde görev mahallinde bulunmanız hususunda gereğini…”

Akpınar: Beni asın bari

Yaşadıklarına inanamadığını belirten Akpınar, “Ben ne yaptım? Bir soru sormak istedim, başıma gelmedik kalmadı. Cezaevini gördüm, üç yıl hapsimi istediler, yetmedi bir de ifademi bile almadan görevden uzaklaştırdılar. Bari beni assınlar” dedi.

Olaya tepki gösteren Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer de yetkilileri uyardı. Dinçer, “Suç işlemeyen, düşüncesini ifade etmesine bile izin verilmeyen bir öğretmene yapılanlar hukuku, adaleti çiğnemektir. Öğretmen derhal göreve iade edilmeli. Konuyu bugünden itibaren ülke kamuoyuna ve uluslararası kuruluşların gündemine taşıyacağız, hukuki yönden de AİHM’ye gideceğiz” diye konuştu.

CHP Milletvekili Muharrem İnce de, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yanıtlaması istemiyle önerge verdi. Bakan’dan, Akpınar’ın sorusu nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanmasını nasıl karşıladığını öğrenmek isteyen İnce,

“Böylesi önemli konu tartışılmazsa, kamuoyunda ortak bir anlayış ve tavır nasıl oluşabilir?” sorusunu yöneltti.

Kabacık da şaşkın

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kabacık da gelişmelere şaşırdığını açıkladı. Soruya yaptığı müdahaleyi kabul eden, “Ancak, ben ‘Ermeni katliamı’ terminolojisini kullanmasına karşı çıktım” diyen Kabacık, şunları söyledi: “Olanlar orada kalmalıydı. Tutuklama ve davayı duyunca çok üzüldüm. Farklı da olsa düşünce özgürlüğü olmalı. Davayı onaylamıyorum, mahkemede de tanıklık yaparım. Kişilerin protesto hakları olduğunu da kabul etmemiz lazım.”

Konferansta öğretmen Akpınar’ın sorusu üzerine Kabacık, “Sen kimsin? Kimin adına konuşuyorsun, hangi sıfatla soru soruyorsun” diye çıkışmıştı. Kabacık’ın bu sözleri üzerine de diğer öğretmenler tepki göstererek kısa bir süre için salonu terk etmişti. Bunun üzerine yedi öğretmen hakkında ‘huzur ve sükûnu bozmaktan’ dava açılmıştı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: