İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hasan Pulur: `Sarı Gelin´i başkaları da seyretse…

“SARI Gelin” belgeselini seyrettiniz mi?

Biz, birinci bölümünü TRT’de seyrettik…

Yapımcı “Sarı Gelin, Türk – Ermeni ilişkilerini ortak kültür ve ortak tarih açısından değerlendiren, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı belgeseli” diyor. (x)

6 bölüm olarak hazırlanan belgeselin, araştırma çalışmaları üç yılda tamamlanmış, çekim ve kurgu aşamaları ise bir yıl sürmüş.

Yurtiçinde, 15 merkezde araştırma ve inceleme, yurtdışında 11 ülkede arşiv taraması yapılmış, on bine yakın yazılı arşiv görselleşmiş, Erivan, Moskova, Beyrut, Bakü ve Halep’te iki kez elde edilen bilgi belge ve görüntüler belgeselde yer almış, 13 ayrı ülkede çekim ve söyleşi yapılmış…

***

TANITIM dosyasında, daha çok bilgi var…

Ama biz, önce neyi aradık biliyor musunuz?

Şöyle bir bölümü:

“Sarı Gelin’in İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça kopyaları, 24 Nisan’dan itibaren, dünyanın sayılı ülkelerinin televizyonlarında, sinemalarında gösterilmeye başlanmıştır.”

Oysa tanıtım dosyasında şu bilgi var:

“Belgeselin 60’ar dakikalık İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça versiyonlarının kurgu ve seslendirme çalışmaları sürdürülmektedir.”

***

ŞU kafamızı bir değiştirip, Türk’ün Türk’e anlatımından vazgeçemiyoruz.

Elbette, bizim, bizi tanımamız da önemli ama, önemli olan yabancıların bizi tanıması, tanıyarak, belki anlaması, daha önemli değil mi?

Yine de, bir şeyler yapabiliriz, “Sarı Gelin”i dünya televizyonlarında oynatabilmek için bir gayretin içinde olmalıyız.

Ama bu gayret, hatırla gönülle olmaz, Ermenilerin, bize karşı, dinden ve yılların propagandasından gelen üstünlükleri olsa da, bunun yanında neler yaptıklarını, neler harcadıklarını herhalde biliyoruz.

***

EĞER bu yapılamazsa, “Sarı Gelin” Türkiye’nin içinde kalır, sadece “Sarı Gelin” türküsü, Ermenilerin mi, bizim mi tartışmasıyla hatırlanır.

Hem bunu tartışmaya ne gerek var, ha Ermenice söylensin, ha Türkçe, “Sarı Gelin” bu toprakta yaşayan insanların türküsüdür.

***

BELGESELDE, bizi en çok ne etkiledi bilir misiniz?

Viyana’da, “ASALA” katilleri tarafından öldürülen Türk Büyükelçisi Daniş Tunalıgil’in eşinin söyledikleri:

“Ben Ermenilere kin duymuyorum, ASALA başka, Ermeniler başka!”

Ya Erivan’da, üniversite öğretim üyesi olan genç Ermeninin söyledikleri:

“Kardeşimi öldüreni, ben de vururum!”

Şunu dünyaya duyurabilsek yeter!

————

(x)Videotek Prodüksiyon

Yorumlar kapatıldı.