İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Star: İftar yemeğindeki gariplikler

Diyanet, hafta sonu ruhani liderleri iftarda biraraya getirdi. Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türk Ortodoks Patriği Selçuk Erenerol için, ‘Gelirse, gelmem’ resti çekti. Her zeminde Türkiye’yi savunan Erenerol’a ‘Gelme’ dendi.

24 Kasım Pazar günü, yani üç gün önce, İstanbul Topkapı Eresin Otel’de bir iftar yemeği vardı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ev sahipliğindeki geleneksel ‘Ruhani Liderler iftarı’na, bütün dinlerin Türkiye’deki temsilcileri davetliydi.

İşte bu buluşmanın bir gün öncesi…

Tarih 23 Kasım 2002 Cumartesi. Saat 17.00’ye geliyor…

İstanbul Müftü Yardımcısı Bayram Erdoğan, Türk Ortodoks Patriği Selçuk Erenerol’u arıyor ve maruzatını iletiyor.

O konuşma

– Selçuk Bey, dünden beri burada (İstanbul Müftülüğü) büyük bir sorun yaşıyoruz…

Patrik Erenerol konunun ne olduğunu soruyor ve yanıt geliyor.

– Efendim… Sıkıntımız büyük… Malumunuz, yarın akşam (24 Kasım Pazar) bir iftar yemeğimiz var.

– Evet…

– Şimdi Selçuk Bey… Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu iftar yemeğine, Fener Rum Ortodoks Patriği de davetli…

– Evet?..

– Patrik, ‘Eğer Türk Ortodoks Patriği gelirse, ben gelmem’ diyor…

– Yani… Ne diyorsunuz Bayram Bey?..

– Vallahi Selçuk Bey… Bizim için O’nun gelmesi çok önemli… Ve eğer siz katılırsanız, kendisi gelmeyeceğini beyan etti…

Bu konuşmanın tercümesi şu: Diyanet’in temsilcisi sıfatıyla arayan Müftü Yardımcısı diyor ki; ‘Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos’un restini göremiyoruz. O bizim için, sizden daha önemli bir isim. Onun için sizin, iftar yemeğine iştirak etmemenizi rica ediyoruz. Siz gelirseniz, O gelmeyecek ve biz O’nu tercih ediyoruz.’

Farklı sözcüklerle ama, verilen mesaj bu…

Patrik Selçuk Erenerol, ‘Peki Bayram Bey tamam… Onlar artık devleti de mi idare ediyorlar?’ diyor ve görüşme bu sert tepkiyle tamamlanıyor. Erenerol telefonu kapatıyor, ertesi günkü iftar davetine icabet de etmiyor…

Gerginlik, acz ve ayıp

Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos, Bağımsız Türk Ortodoks Patrikliği’ni tanımadığını söylüyor.

Bu tavrın nedeni açık. Türk Ortodoks Patrikhanesi, Bartholomeos’un Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarlarına aykırı faaliyetlerini deşifre ediyor.

Selçuk Erenerol’un başında bulunduğu Patrikhane, Bartholomeos’un siyasi faaliyetlerine karşı mücadele veriyor.

Şimdi önümüzde duran tabloya bir bakalım.

Resti çeken ve sonuç alan kim?

Yaşadığı ve faaliyet gösterdiği kenti Constantinapolis olarak adlandıran, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin ekümenik (evrensel) olduğunu iddia eden, öncelikli hedefi Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar açılmasını sağlamak olan, uzun vadede ise İstanbul’da Vatikan benzeri bir devlet kurma hayalini yaşatan Bartholomeos.

Bartholomeos, kendi yolunda bir engel, hatta bir sorun olarak gördüğü Erenerol ile aynı mekanı paylaşmayacağını söyleyebiliyor.

Peki bu ülkenin resmi makamları ne yapıyor?

Diyanet İşleri Başkanlığı böyle bir baskıya boyun eğip, içine sindirebiliyor.

Bu olay üzerine, olaylı iftar yemeğiyle verilmesi hedeflenen mesaj daha da bir anlam kazanıyor: ‘Dinler arası diyalog ve hoşgörü…’

Bütün bu ayrıntıları bir yana bıraksak bile, basit bir soru ile bitirebiliriz: ‘Bir ev sahibinin davet ettiği konuklardan birine bu muameleyi reva görmesi, ‘nezaket’ kurallarına ne kadar uygundur?’

FENER PATRİĞİ HEP GÜNDEMDE

FENER Rum Patrikhanesi yıllardır tartışma konusu. Son dönemde, Patrik Bartholomeos’un yurtdışındaki çeşitli temasları ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasıyla ilgili tartışmalar dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Patrikhane’nin durumu Lozan’da en çok tartışılan konulardan birisi oldu. Atatürk’ün ‘Burası artık, Osmanlı toprağı değil. Yeni Cumhuriyet kurulmuştur. Bu patrikhaneyi kendi topraklarımızda barındırmak zorunda değiliz’ dediği biliniyor. Fakat, o dönemde tüm Hıristiyan alemi, bunun kendilerini inceteceğini ifade etti. Lozan’da Venizelos, İsmet Paşa’ya, ‘Patrikhane bundan böyle, siyasi konulara karışmayacak. Sizin denetiminizdedir’ güvencesi verince, Yunanistan’ın Aynaros Adası’na naklinden vazgeçildi ve İstanbul’da kaldı.

Ancak, patrikhanenin bugünkü icaratleri kamuoyu tarafından sürekli tartışılıyor. Patrik Bartholomeos’un faaliyetlerinin hem Anayasa’ya hem de Lozan’a aykırı olduğu iddiaları sürekli gündemde.

PAPA EFTİM 1922’DE KURDU

TÜRK Ortodoks Patrikhanesi Basın Sorumlusu ve Patrik Selçuk Erenerol’un kızı Sevgi Erenerol, patrikhanelerinin Atatürk’ün emriyle İstanbul’a geldiğini söyledi. Sevgi Erenerol, bu olayı şöyle anlattı: ‘Bizim patrikhanemizi dedem Papa Eftim 1922’de Kayseri’de kurdu. Patrikhanemiz, o zaman 1.5 milyon Hıristiyan Türk’ün kilisesiydi. Aynı yıl Lozan Mübadelesi gündeme geldi. Dedem, cemaatiyle birlikte Yunanistan’a gidecekken, Atatürk yanlışlığı fark etti. Özel bir karar çıkararak, dedemi, ailesini ve yakın çevresini İstanbul’a getirtti. Çünkü Türk Hıristiyanlar, Müslüman Türkler ile düşmana karşı savaşmış kitleydi…’

Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni tanımıyor. Çünkü Türk Ortodoks Patriği Selçuk Erenerol, Fener Rum Patrikhanesi’nin faaliyetlerini yakından izliyor. Türkiye aleyhine yapılan bazı faaliyetleri kamuoyuna duyuruyor… -MURAT ÇELİK-

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: