İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doğan Hızlan: Sezen Aksu ve Daniel Barenboim

SEZEN AKSU, hiçbir siyasi partiye üye olmadı, hiçbir siyasi eyleme katılmadı ama geçen cuma akşamı öyle bir şey yaptı ki Türk sanat ve siyaset tarihine geçti.

İşte bu büyük sanatçının/sanatçıların ‘‘joker’’ gücüdür. Sanatçının elindeki güç hergün kullanılacak güç değildir.

Öyle bir gün gelir ki, ‘‘joker’’i masanın üzerine koyduğunuz zaman bir şeylerin kaderi değişir.

Çünkü o ‘‘joker’’, sizin bütün hayatınız boyunca biriktirdiğiniz, hakettiğiniz güçtür.

O gücü ya bir reklam programında satarsınız ya da böyle bir toplumsal hizmetin emrine meccanen verirsiniz. Bir başka ‘‘joker’’ de ünlü Musevi piyanist ve orkestra şefi Daniel Barenboim’dir.

Değişik zamanlarda, değişik mekánlarda, Musevilerin, Rumların, Ermenilerin sesini birlikte dinledim, şimdi bunlara, çağdaş, özgür, eşitlikçi, kendinden emin Türkiye’nin bir başka sesi katıldı, Güneydoğu ses dostluğundaki yerini aldı.

Bizim söylediğimiz türküleri de, onlar kendi dillerinde seslendirdi.

Sezen Aksu’nun bu dillere, seslere özgürlük konseri, benim açımdan yazılması gereken bir özellik taşıyor:

Bu yaptıklarıyla da siyasal bir amaç gözetmiyor, arkasında siyasal bir rantı hedeflemiyor.

O zaman bu girişimin sanatsal saflığı etkileyicilik kazanıyor.

Sezen Aksu, sanatın, sanatçının işlevini ispatladı, onun için de kutlamak, desteklemek gerekiyor.

* * *

SEZEN AKSU’nun konserini yazacakken, Time’da buna paralel bir haber çıktı.

Ünlü piyanist ve orkestra şefi Musevi Daniel Barenboim ile ünlü Filistinli yazar ve eleştirmen Edward Said’in girişimiyle kurulan gençlik orkestrasının adı West-Eastern Divan. 60 yaşından sonra Arapça öğrenmek isteyen ünlü Alman edebiyatçı Goethe’nin kitabının adı.

Divan’ın en yeni anlamı, özel tür bir müzik.

78 müzikçiden oluşan, yaş ortalaması 13 ile 26 arasında değişen orkestranın yarısı Musevi, yarısı da Arap ülkelerinden.

Onlar intihar bombalarında, ölümde değil, bir orkestrada buluşuyor.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen ünlü yöneticiler, müzik öğretmenleri onları çalıştırıyor.

1 Eylül’de Berlin’de, 2 Eylül’de Strasbourg’da Beethoven’in 5. Senfoni’sini çaldılar.

Anımsayacaksınız, Danielle Barenboim, İsrail’de Naziler’in bestecisi olarak nitelendirilen Wagner’i bütün tepkileri göze alarak, çaldırmıştı.

* * *

BARIŞI, kardeşliği seslerin dostluğu sağlayacak.

Sezen Aksu gibi, Danielle Barenboim gibi, Edward Said gibi adlar barışın tarihini yazıyorlar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: