İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

RADİKAL: Bildiklerini okuyorlar

SSCB’nin çözülme sürecinde, Ermenistan ile Azerbaycan arasında Kafkaslar’ın
en kanlı savaşlarından birine sahne olan Dağlık Karabağ, 1991’deki bağımsızlık
ilanından sonraki üçüncü devlet başkanlığı seçimi
için dün sandık başındaydı. Azerbaycan toprakları içinde Ermeni nüfusun
çoğunlukta olduğu Dağlık Karabağ için bağımsızlığın tescili olan bu seçim,
uluslararası topluma göre barış girişimlerini baltalamaktan başka bir şey değil.

Seçim, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde kurulan Minsk
grubunun gözetiminde Dağlık Karabağ’ın statüsüne ilişkin görüşmeler yürüten
Azeri ve Ermeni Devlet Başkanları Haydar Aliyev ve Robert Koçaryan’ın kasımdan
bu yana yapacakları ilk yüz yüze görüşmenin üç gün öncesine denk geldi. Bu da
uluslararası toplumun kaygılarına tuz biber ekti. Azerbaycan, seçimi
uluslararası hukukun ‘ciddi bir ihlali’ olarak niteleyip ‘Ermeni
saldırganlığını’ yansıttığını öne sürdü. Bu kez AB ile Avrupa Konseyi’nin yanı
sıra Rusya da seçimin barış çabalarını baltalayacağını savundu.

‘Aliyev fırsatı tepti’

Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si üzerinde bağımsızlık idealine sarılan
Dağlık Karabağ’da dört adayın yarıştığı dünkü seçimin favorisi, Devlet Başkanı
Arkadi Gukasyan. İkinci kez aday olan Gukasyan, "Ülkemizde demokrasi için
atıyorum bu oyu. Bazı uluslararası kurumlar bu seçimleri meşru görmezlerse, bu
demektir ki onlar demokrasiye karşı. Dağlık Karabağ’da demokrasinin olması,
uluslararası toplumun çıkarınadır." dedi. "Aliyev bugün barış sürecinde bir
engeldir" görüşünü savunan Gukasyan, 78 yaşındaki Azeri liderin çoktan vaktini
doldurduğunu söyledi.

Seçimin geçerli olabilmesi için gerekli en az yüzde 25’lik katılım oranı ise
fazlasıyla aşıldı. Seçim düzenlenmesine karşı çıkan Washington ve Moskova’nın da
üye olduğu AGİT gibi uluslararası teşkilatlar gözlemci göndermedi. Ancak
Ermenistan, Rusya ve ABD’den gelen 40’a yakın bağımsız gözlemci seçimi izliyor.
Dağlık Karabağ’ın, SSCB’nin çözülme sürecinde bağımsızlık idealine sarılması,
1988-94 döneminde 30 bin kişinin öldüğü, bir milyon kişinin de göç etttiği kanlı
bir savaşa yol açmıştı. 1994’te
ateşkes yapıldığında Dağlık Karabağ topraklarının büyük bölümü Ermenilerin
kontrolündeydi. Karabağ’ın çevresinde oluşturulan tampon bölgede, zaman zaman
Azeri askerleriyle çatışmalar yaşanıyor. Ancak Karabağ Ermenileri savaşı
geçmişte bırakmak istiyor. 72 yaşındaki emekli Georgui Karapetian, "Seçimler dış
dünyanın bağımsızlığımızı tanımasını sağlayacak, ama şimdi hayat standardımızı
yükseltmenin zamanı" diyor. Başkent Stepanakert’te son birkaç yılda açılan
diskolar ve kafelerden çıkmayan gençlerse savaşı çoktan geride bırakmış
görünüyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: