İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mine Kırıkkanat: Benim teröristim hain, seninkisi kahraman

İsrail ezip geçiyor Filistin’i. Sivil halka reva görülen eziyet, kasap Şaron’un azmettirdiği cinayet timleri, ölüler, yaralılar, her gün karşımızda, ekranlarımızda. Başta ABD ve Avrupa, tüm dünya seyirci kalıyor vahşete. Acıyor, ama parmağını kıpırdatmıyor kimse.

Parmağını kıpırdatmayanlar arasında en dikkat
çekenler, bizzat Filistinlilerin Arap ‘din’ kardeşleri. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Mısır, Ürdün… Neredeler? Niye imdadına yetişmiyorlar Arafat’ın ‘çocuklarının’? Neden şahin gibi inmiyorlar üç buçuk İsraillinin tepesine?
İsrail’den korkuyorlar, küçük ama askeri anlamda onlardan güçlü bile değil, daha cesur çünkü. Ama yalnızca korku mu Arapları durduran?

Filistin devletini gerçekten istiyor mu müstakbel komşuları?
Arafat’ı tutuyorlar mı gerçekten?
Aralarından tek ‘erkek’, Saddam çıktı yine. Hiç olmazsa petrolü kesti. Kendi bıyığını kesecek değil ya! Tıraş için ABD pusudayken, ancak bu kadarını yapabilirdi ve yaptı.

CNN Türk’te (32. Gün) Şirin Payzın’ın çok iyi bir röportajıydı. Beyrut’un göbeğindeki Sabra mülteci kampında, tam 25 yıldır en ilkel koşullarda yaşıyor Filistinliler. Lübnan, mülteciler Filistin’e dönsün istiyor, Arafat istemiyor! Çünkü yıllardan beri şantaj malzemesi olarak kullanıyor onları. Bir de terörist çiftliği olarak. Evet, terörist çiftliği.

Şaron, İsrail’i yaşatacağım derken, yüzyıllarca sürecek bir kine hedef gösteriyor, belki de sonunu hazırlıyor. Ya Arafat, bir Filistin devletinin toplumsal altyapısını hazırladı mı? Nereye gitti başta Avrupa Birliği, ABD’nin bile Filistin’e verdiği milyarlarca dolarlık yardımlar? Okullar mı kuruldu, cepheye sürülen, İsrail silahlarına kalkan yapılan sapanlı çocuklara?

Postaneler mi kuruldu, hastaneler mi? Yollar mı yapıldı, su kuyuları mı açıldı? Bir kez, niçin İsrail’de on yılda iyi kötü bir sürü başbakan geldi gitti, sonuncusu en kötüsü, Şaron; ama niye Filistin lideri hep AYNI Arafat ve başkası çıkmadı hiç?

Yoksa özellikle mi çıkartılmadı, Arafat tarafından? İsrail, gömlek değiştirir gibi hükümet değiştirdi, karşı tarafın BİR Arafat’ı, kefiye bile değiştirmedi. Kasap Şaron, “Ben bu adamı yok edersem, yerini alacak kimse yok, dolayısile Filistin’i ezer geçer, haklarının da üstüne otururum,” hesabı
yapıyorsa, ki yapıyor, kendi açısından
doğru mudur, yanlış mıdır?

İsrail ordusunun Filistin topraklarında yaptığı zulmü, insan olan kimse onaylayamaz! Ama öte yandan, İsrail’e bu konuda taş atacak ve ‘soykırım’ yapıyor diyecek son kişi Başbakan Ecevit, son halk Türkler ve ağzını bile açmak hakkına sahip olmayan devlet, Türkiye’dir.

Yalnızca bir vefa borcu, Türkiye dünyaya karşı “Tarihimde Ermenilere soykırım yapmadım,” diye çırpınırken, kendisine arka çıkan tek kavim, Yahudiler olduğu için değil…
Çünkü ülkenin güvenliği, devletin bekası için İsrail bugün Filistin’de Filistinlilere ne yapıyorsa, aynısı Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde yapılmıştır. Türk devleti PKK’ya karşı mücadelesinde ne kadar haklıysa,
İsrail de Hamas’a, El Aksa mücahitlerine vb. karşı mücadelesinde o kadar haklıdır.

İsrail’in terörizmden temizlemek için işgal ettiğini öne sürdüğü Filistin topraklarına gelince: Bugün köylerine ve mezralarına geri çağrılan, çünkü köyleri ve mezraları terörizmden temizlenen, Hıristiyan azınlık bazılarına ise henüz geri dönüş izni bile verilmeyen milyonlarca T.C. vatandaşının PKK savaşı sırasındaki durumu farklı mıdır?

Benim teröristim terörist, seninkisi
‘kahraman’ naralarına ise…
Recai Kutan gibi Filistinli canlı bombaları
‘anlayışla karşılayan’ ve ‘terörist’ demeye dili varmayanlara; PKK’lı canlı bombalar senin sokaklarında masum insanların yaşamına patlarken ‘kahraman’ mıydılar, diye sorarlar.
Üstelik sınırlarımızda hâlâ beş bin terörist,
uygun zaman kollarken.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: