İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Serpil Yılmaz : ‘Cesur yürek’ operasyonu

Amerika Birleşik Devletleri, Kafkaslar’a kadın eliyle uzanıyor. ABD’nin desteklediği yeni Kafkas düzeninde, dört sınır komşusu; Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Türkiye’ye roller dağıtılıyor.

Barış ve sürdürülebilir kalkınma ortamının sağlanması için Azeri, Gürcü ve Ermeni kadınları, Kafkas Kadınlar Diyaloğu Birliği’nde siyasetçilere politik taban hazırlıyorlar. Söz konusu birlikte eksik kalan komşu Türkiye. Onun için de merkezi yönetimi Washington’da bulunan Türk – Ermeni İş Geliştirme Konseyi (TABDC) devreye girdi ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü organizasyonunu, Türkiye ve Avrasya Koordinatörü Şula Kılıçarslan üstlendi.

Amerika sponsor

Arı Grubu temsilcisi Elif Dağdeviren, ANAP MKYK üyesi ve gazeteci Pınar Türenç, LDP Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Kızılöz, İstanbul Ticaret Odası (İTO) temsilcisi Özlenen Sezer ve iş kadınları Ayşe Şemin ile Meral Ekmekçioğlu’dan oluşan Türk ekibini; Kafkas Kadınlar Diyaloğu Birliği Başkanı Hranush Kharatyan ve yardımcıları Susanna Vartaryan ile Svetlana Aslanyan misafir etti. Heyet, Ermeni Üniversiteli Kadınlar Birliği ve iktidar milletvekili Hermine M. Nagdalian ile de görüştü.

Türk ve Ermeni kadınlarının buluşması Amerikan üniversiteleri tarafından finanse edildi. Türk heyetinin sponsoru Amerikan Üniversitesi Global Barış Merkezi olurken, Kafkas Birliği’nin sponsoru da yine Washington’daki bir üniversitenin ulusal komitesi.

Türk heyeti Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Yukarı Karabağ dahil olmak üzere siyasi ve diplomatik sorunları; politikacılar ve tarihçilere bırakmayı tercih ederken, Ermeni kadınlar sorunların “açık açık” konuşulmasından yana tavır aldılar.

Bu ince ayar buluşmanın ne kadar zor ve çetin olduğu, 11 Mart günü ortaya çıktı. Aynı gün programda yer almasına karşılık, TABDC’nin Ermenistan’daki Eşbaşkanı ve Ermeni TÜSİAD’ı UMBA’nın Başkanı Arsen Chazarian beraberindeki Ermeni işadamları ile buluşma iptal edildi. Ermenistan Başbakan Danışmanı da olan Chazarian ile görüşülememesi Türk heyetine, “Başbakan çağırdı” gerekçesi ile açıklandı. Bu durum en çok Türkiye’nin Ermenistan sınır kapısını açması için yoğun çaba harcayan ve burada ilk Türk fuarını açma teması kuranı İTO temsilcisi Sezer’i etkiledi.

‘Tarih yazıldı’

Erivan’ın her köşesinden görülen, Ermeniler’in Ararat dedikleri Ağrı Dağı’nın eteklerinde gerçekleşen “kadınlar diyaloğu”, gezinin son akşamı (11 Mart) düzenlenen yemeğe sürpriz bir biçimde katılan Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Tigran M.Davtyan’nın “Burada bir ilki gerçekleştirip, tarih yazıyorsunuz” sözlerine tanık oldu. Davtyan, Ermenistan sınır kapısının açılması gerektiği mesajının altını çizerken, “Ermenistan, iş dünyası buluşmasını erken buluyor” yorumunu yapmak güç olmadı.

Gezi süresince korumasız adım atmadığımızı ve tarafların yaptığı görüşmelerin Washington’dan anı anına izlendiğini görmek de çok zor değildi ve daha da önemlisi bu gidiş normal bir gidiş değildi, ABD’nin taktığı isimle bir “Cesur Yürek” operasyonuydu. Orijinal isim: Brave Heart Operation.

Rusya ve İran

Biz Erivan’dayken, Türkiye’de manşetlerden inmeyen Milli Güvenlik Genel Sekreteri Tuncer Kılınç’ın, AB’nin dışında Rusya ve İran yakınlaşmasına işaret eden açıklamaları bana hiç yabancı gelmedi. Çünkü aynı günlerde Erivan’da Ermenistan – İran yakınlaşmasını gözlemlerken, Rusya’nın Kafkaslar’da yeniden güç olma projesine tanıklık ediyordum.

İngiltere Büyükelçisi de geldi

Türk – Ermeni kadınlarının son gecesinde tek sürpriz konuk Bakan Davtyan değildi. Yemeğe Erivan’dan önce İran’da bulunan İngiltere Büyükelçisi Timoty Marchall Jones de (soldan ikinci) katıldı. Bakan Davtyan, Türkiye ile Ermenistan arasında başka ülkeler üzerinden gerçekleşen 40 milyon dolarlık dış ticaret hacminin sınırın açılmasıyla, “misli misli” artacağını söyledi.

Yahşi buluşma, köhne konuşma

Erivan’da, Türkiye ve bölgesel barış söz konusu olduğunda yalnız gazeteci kalınamıyor. Elin not tutarken, yüreğin Erivan Üniversitesi’nde rektör yardımcısının özür dilemesine karşılık, “Türkiye soykırımı er geç kabul edecek” diyen bir öğretim görevlisinin karşısında bulunmak ne demek onu yaşıyor. Kimi zaman gergin, kim zaman dost gözlere tanıklık eden bu kritik buluşma; Türkiye’den giden grubun sözcüsü Kılıçarslan olmasına rağmen, bana da Ermeni kadınlarla diyalog görevi yükledi ki, kaçınamadım. Sonuçta; ben de bir kadındım ve ben de iki toplumun yeşertmeye çalıştığı barış tohumlarına su dökmeye gelenlerin tarafındaydım.

Not: Erivan’da Azeri Ermeniler hiç de az değil.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: