İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

DERVİŞ, “HÜKÜMETTE EŞGÜDÜM YOK”

CNN
TÜRK ‘te yayınlanan 32. GÜN programında Mehmet Ali Birand’ın sorularını
yanıtlayan Kemal Derviş, Ecevit’in kendisini arayarak “Kemal bey
gelir misiniz yardım eder misiniz”
dediğini ancak kendisine nasıl
bir görev verileceğini ilk anda söylemediğini açıkladı. 
Bu konuda dostlarına danıştığını özellikle IMF Başkan Yardımcısı
Stanley Fısher’ın kendisini çok desteklediğini ve mutlaka gitmesi gerektiğini
söylediğini belirtti.Kemal Derviş Türkiye’ye gelmeden önce Merkez Bankası
Başkanlığına getirileceği konusunda çeşitli kaynaklardan duyumlar aldığını
nitekim Türkiye’ye geldikten sonra Başbakan ile yaptığı ilk görüşmede
de bu görevi kendisine teklif ettiğini açıkladı. Derviş “çok kısa
bir süre için 3 aylık bir dönem için Başbakan’a yardımcı olurum düşüncesiyle
gelmiştim
” dedi. Ancak Türkiye’ye geldikten sonra kriz yönetiminde
önemli bir eksikliği gördüğünü ve bunu da Başbakan Ecevit’e bildirdiğini
açıklayan Derviş “Kriz yönetiminde en önemli unsurun Bakanlar
Kurulunda olup, ekonomi yönetimine ve eşgüdüme sahip çıkan bir bakanın
olması gerektiğine inanmıştım. En önemli faktör oydu ve bu biraz eksikti.
Yani geçen programda 2000 programında Merkez Bankası Başkanıyla Hazine Müsteşarı
yürüttüler büyük ölçüde programı ve bu dışarıda da epey eleştirildi.
Sanıyorum Türkiye’de de eleştirildi. Dolayısıyla böyle bir bakanın
olmasında yarar gördüm
” dedi. Derviş Ecevit’e “Ben olacağım
diye değil ama öyle bir insana ihtiyacımız var dedim. Ben de olabilirim başkası
da olabilir ama buna ihtiyaç var dedim
.” 
Ecevit’in kendisine “ koalisyon ortaklarıyla görüşmeden bir
şey diyemem
” dediğini ve yapılan görüşme sonunda koalisyon
ortaklarının da bu görüşüne katıldığını ve Başbakan’ın görevi
kendisine teklif ettiğini söyledi.
 

Kemal
Derviş, krizin boyutunun ne kadar büyük olduğunu da Türkiye’de göreve başladıktan
sonra öğrendiğini açıkladı. Bakan Derviş “ Ben krizin bir kur
kirizi, faiz krizi yani cari işlemlerdeki açık çok büyümüştü. Kur çöktü.
Bunu yeniden dengeye götürmek, cari işlemlerdeki açığı kapatmak ve Türkiye’ye
yeniden güven vermek aynı zamanda bu birazda kriz ortamanıdan yararlanarak
bir takım toplumun çok beklediği, istediği aslında ve özellikle Türkiye’deki
reformcuların çok önem verdiği bir takım yapısal değişiklikleri özellikle
şeffaflığa götüren toplumun  yapısal
değişikliklerini yapmak… benim kafamda bu vardı. Ancak Bankacılık sektöründeki
hasarın boyutlarını görememiştim. Durumu biliyordum ama boyutunu anlamamıştım.
O zaman krizin ne kadar ağır olduğunu 4-5 hafta sonra anladım”
dedi.

Kemal
Derviş, özellikle Türkiye’de bazı şeylere alışmanın kendisi için zor
olduğunu da açıkladı. Türkiye’ye geldiği gün kalabalık bir grubun
kendisini karşılamış olması gazetecilerin bu kadar ilgili olmasının
kendisini şaşırttığını söyledi. Derviş özellikle “ Zor oldu alışmak
özellikle evinin önünde sabah kapıyı açarken gazeteci dostları görünce
şaşırdık
.” şeklinde konuştu.

BAHÇELİ İLE ARAMIZDA ANLAYIŞ FARKI VAR

 Hükümette hala eşgüdüm eksikliğinin olduğunu ifade eden
Derviş, kriz yönetimiyle ilgili siyasi sorumluluğu ve yetkisi olan bir kişi
olmadan ekonominin zor düzeleceği görüşünde. Yetki konusundaki belirsizliğin
hala devam ettiğini belirten Bakan Derviş, bu konuda MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli ile aralarında anlayış farkı bulunduğunu söyledi.. Kemal
Derviş, Devlet Bahçeli’nin görüşünü şu sözlerle açıkladı. 
Sayın Bahçeli, Kemal Bey 36 bakandan bir tanesidir, hazineden
sorumludur, ekonomiden değildir görüşünde
” Ne varki Bahçeli’nin
bu düşüncelerine katılmadığını ifade eden Derviş “Ben o görevi
o şekilde tanımlamıyorum, tanımlamakta güçlük çekiyorum. İşlevsel
olarak yani kişisel olarak değil hatta başkası 
da olur ama eşgüdüm sağlayan birisinin olması gerekir ve dünyada da
öyle olur genelde
” dedi. Kemal Derviş, ancak Bahçeli’nin çok
tutarlı bir insan olduğunu ve en başından beri bu konudaki görüşlerini büyük
bir açıklılıkla belirtmesinden ve bunu savunmasından dolayı kendisini
takdir ettiğini de sözlerine ekledi.

İSTİFA ETME NOKTASINA GELDİM

Derviş,
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile aralarında yaşanan en önemli krizin
Telekom krizi olduğunu da belirtti Kemal Derviş, Telekom krizinde istifa etme
noktasına kadar geldiğini söyledi.  Telekom
krizinde yaşanan gerginliğin insanların profesyonellik derecesine göre değil
bir siyasi partiye veya bir lidere bağımlılığına göre seçilmek
istenmesine karşı çıkmasından kaynaklandığını belirten Kemal Derviş,
kendisini istifa etmekten Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın
engellediğini söyledi.

Kemal
Derviş, ekonomi konusunda  yeterince
bilgilendirilmediklerini ifade eden Bahçeli’nin iddiasına karşılık
olarakta “ Çok acil bir durum vardı. Herkese bilgi vermek çok zor
oluyor ama daha fazla bilgi verebilirdim belki o doğru olabilir. Fakat Sayın
Bahçeli’yi mümkün olduğu kadar, özellikle niyet mektubunun taslağını
hazırlarken bilgi verdim
” şeklinde yanıtladı. Başbakan Bülent
Ecevit ile de zaman zaman  görüş
farklılığının yaşandığını ancak Başbakan’ın 
ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın kendisini ilgilendiren
konularda her zaman duyarlı davrandıklarını ifade etti. Kemal Derviş “Sayın
Ecevit ve Sayın Yılmaz özellikle beni ilgilendiren konularda mesela ben yurtdışındayken
karar verilmemesine çok özen gösterdiler. “Kemal Bey olsun da bir danışalım”
konusunda Sayın Ecevit ve
Yılmaz’dan her zaman destek aldım”
dedi.

BENİ DESTEKLEYEN BİR KİŞİ OLDU

Programı
uygulama konusunda zaman zaman Bakanlar Kurulunda tartışmaların yaşandığını
ve bununda çok normal olduğunu belirten Kemal Derviş, ancak Bakanlar
Kurulunda bazı bakanların sanki bu program yokmuş gibi davranmaları ve bu
programa uygun olmayan teklifler getirmelerine sinirlenmeden edemediğini de sözlerine
ekleyen Bakan Derviş bu nedenle ciddi tartışmaların da yaşandığını söyledi.
Derviş,  Bakanlar Kurulu içinde
herkesten imzaladığı bu programa destek beklediğini ancak bu konuda tek
desteğin Erkan Mumcu’dan geldiğini  açıkladı.
Kemal Derviş, “Bakanlar kurulu’nda çıkıp da 
yapmayın arkadaşlar biz bu programı birlikte hazırladık, bu bizim
programımız. Şimdi burada buna ters bir teklifle gelmenin ne anlamı var
diyen bir kişi oldu. O’da Sayın Erkan Mumcu
” dedi. 

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: