İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Lraper: 1700 ve 540 Yildonumleri Resepsiyonu

Not: Fotograf Nor Marmara’dan alınmıştır.


Ermeni Kilisesi’nin resmen taninmasinin 1700’uncu, Istanbul Ermeni Patrikligi’nin kurulusunun ise 540’inci yildonumleri 15 Agustos saat 19:00’ da Kinaliada’daki Surp Krikor Lusavoric Kilisesi bahcesinde verilen kokteylle kutlandi. Patriklik Ruhani Kurul uyelerinin, sivil danismanlarin, Patrikhane komisyon uyelerinin, cemaat ve kilise vakif yoneticilerinin, aydinlarin, hayirseverlerin, okul kurucu temsilcilerinin davetli oldugu
resepsiyona 400’u askin kisi katildi.

Resepsiyonda once Ermenice sonra da Turkce bir konusma yapan Patrik Hazretleri, Istanbul’daki Ermeni toplumunun ve kilisesinin tarihine kisaca degindikten sonra, cemaatin Turkiye’deki ve dunyadaki olumlu degisimlere ayak uydurmasi gerektigini, tum cemaat kurumlarinda ozellikle de egitim kurumlarinda reformun sart oldugunu, yoneticilerin daha verimli, daha seffaf, daha koordinasyonlu bir calisma modelini yakalamalari gerektigini
vurguladi.

Patrik Hazretleri konusmasindan sonra, ikibucuk yildir hizmet veren Patriklik Danismanlari Dr Karabet Arman’a, Dt Murat Ekmekcioglu’na, Doc Dr Arus Yumul’a, Av Luiz Bakar’a, Garo Bagdad’a ve Murat Bebiroglu’na birer takdir ve tesekkur belgesi verdi. Ikibucuk yildir hizmet veren Mali Komisyon (Aret Citci, Dikran Gulmezgil, Melkon Karakose, Karnik Kavurmaci, Avedis
Mosikoglu, Zadik Toker, Mihran Ulikyan) ve 15 yildan beri hizmet veren hesap uzmanlarindan olusan Ekonomi Komisyonu (Mihran Karakizyan, Yetvart Kovan, Sarkis Kulegec, Berc Manukoglu, Hagop Yakar) uyelerine de takdir ve tesekkur belgeleri verildi. Patrik Hazretleri yeni komisyonlari en gec Eylul sonuna
kadar atayacagini bildirdi. Bilindigi uzere Patrikhane’deki gecici tertip ve planlama heyetleri geleneksel olarak iki yilda bir yenileniyor.

Patrik Hazretleri Arsak Polat baskanligindaki hesap kontrolorlerine, Hukuk Komisyonu, Kadinlar Kolu, Hovagim Fonu Komisyonu uyelerine ve hayirseverlere gonullu hizmetlerinden dolayi takdir ve tesekkurlerini bildirdi.

Patrikhane’nin onarimi hakkinda da bilgi veren Patrik Hazretleri, Lincy Fondasyonu’nun 382,000 ABD dolarlik yardiminin da ulastigini bildirdi ve bu vesileyle hayirsever Kirk Krikorian’a tesekkur etti. Patrikhane’nin, Yuksek Mimar Kevork Ozkaragoz ve arkadaslari tarafindan gereklestirilen onariminin 2002 yilinin sonuna dek bitmesinin ongoruldugunu, 2003 yilinda ise Tum Ermeniler Katolikosunu, Kilikya Katolikosunu ve Kudus Patrigini Istanbul’da
agirlamayi arzuladigini belirtti. Patrik Hazretleri ayrica Onarim Komisyonu (Tavit Aynali, Nazaret Binatli, Murat Coskun, Arman Sirin, Yetesya Tirtir) ve Onarim Hesap Denetim Komisyonu (Aret Citci, Rober Kucukaltunyan, Arsak Polat, Nazaret Semerci, Arto Vartanyan) uyelerine de titiz calismalarindan dolayi tesekkurlerini bildirdi.

1961 Bakanlar Kurulu kararnamesi, Osmanlı ‘Ermeni Milleti Nizamnamesi’nin dini hukumleri ve Ermeni Kilisesi’nin dini kurallarina gore hazirlanan “Patrik ve Patriklik Kurumuna Dair Esaslar” adli belgenin Hukuk Komisyonu tarafindan iki yillik bir calisma sonucunda tamamlandigini, resmi cevrelerin de belge hakkindaki olumlu gorusunun alindigini, onumuzdeki donemde cemaat kurumlari ve aydinlarla birlikte belgeyi bir kez daha inceledikten sonra onay icin Basbakanlik makamina resmi basvuruda bulunacagini bildiren Mesrob II, toplumumuzu ilgilendiren bu ve diger konularda yapici tum elestirilerin
yararli olacagini ifade etti.

Resepsiyon suresince Levon Kuzikoglu baskanligindaki Kinaliada Kilisesi yoneticileri tum davetlilere yakindan ilgi gosterdiler. Kinaliada Kilisesi Vakfi ve Patrikhane Kadinlar Kolu tarafindan hazirlanan ikramlar, gencler tarafindan tepsiler icinde davetlilere sunuldu. Boylece normalde Hokekalust yortusunda verilen Patrikligin Kurulus Yildonumu resepsiyonu, birkac ay ertelendikten sonra Kinaliada’da gerceklesmis oldu.


Patrik Hazretlerinin Konuşması

Değerli ve Sevgili Konuklar,

1. Patrikliğimizin 1461 tarihinde kuruluşunu kutlamak amacıyla her yıl Mayıs ayı sonuna veya Haziran ayı başlangıcına rastlayan Hokekalust yortusunun arefesinde bir resepsiyon düzenliyorduk. Ancak ülkemizi dolayısıyle de cemaatimizi etkileyen ekonomik kriz nedeniyle daha uygun bir zamana ertelemiş olduğumuz bu kutlamayı bugün otel salonları veya bahçeleri yerine,
Kınalıada’daki bu şirin kilisemizin bahçesinde gerçekleştirmeyi yeğledik.
Sevginin, beraberliğin, vefanın ve dürüstlüğün olduğu her yerde mutlu olunabilir. Sn Levon Kuzikoğlu başkanlığındaki Adalar Bölgesi Kınalıada Ermeni Kilisesi Vakfı yöneticilerine konukseverlikleri için teşekkür ediyorum.

2. İstanbul’daki Ermeni toplumunun tarihi MS Dördüncü yüzyılın sonlarında Surp Nerses Bartev’e, Beşinci yüzyılın başlarında ise Surp Mesrob Maşdots’a kadar dayanıyor. Yani Istanbul’daki Ermenilerin ve Ermeni Kilisesi’nin tarihinin yaklaşık 1600 yıllık bir geçmişi var. 2001 yılında ise Patrikliğimizin, Bursalı Hovagim Srpazan’ın önderliğinde ve Fatih Sultan Mehmed’in fermanıyla kuruluşunun 540. yılını idrak ediyoruz. Ermeniler tarih
boyunca yaşadıkları yerlerden bazen mal ve can güvenliği, bazen de ekonomik nedenlerle sürekli göç etmek zorunda kaldılar, bu göçler genellikle de Batı’ ya doğru gerçekleşti. Bunların büyük bir kısmı yerleştikleri ülkelerde asimile oldular, bazıları ise daha hoşgörülü ortamlarda yeni cemaatler oluşturdularsa da dil, din ve kültürlerini yaşatmakta pek başarılı oldukları söylenemez. İstanbul’a göç etmiş olanlar için de durum pek farklı olmadı.
Bizans döneminde İstanbul’da yaşayabilmek, geçinebilmek ve kabul edilebilmek için Ermeniler kiliselerini ve kültürlerini terk etmeye mecbur bırakıldılar.
Bizans döneminde İstanbul’daki Ermeniler sosyal ve kültür alanlarda kayda değer bir gelişme sağlayamadılar.

3. Ermeni Patrikliği’nin İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra, tam 540 yıl önce tesis edilmesiyle durum tamamen değişti. Patrikliğin, önceleri İstanbul ve Marmara Bölgesi’ni kapsayan yetki alanı, zamanla Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü tüm topraklara yayıldı. İstanbul Patriği, Osmanlı tabiyetindeki tüm Batı Ermenilerinin milletbaşı ve ruhani önderi oldu.
İstanbul ise artık tüm Batı Ermenileri’nin sadece ruhani merkezi değil, aynı zamanda kültürel merkeziydi. Fatih’e ve onun hoşgörülü yöntemlerin uygulayan Osmanlı sultanlarına teşekkür borçluyuz. Bugün dünyanın herhangi bir köşesindeki Ermeni okuluna girdiğiniz zaman kültür, dil ve edebiyat müfredatının önemli bir bölümünün İstanbul’lu aydınların eserlerine ayrıldığını gururla görüyoruz. 19. yüzyılın sonlarındaki ve 20. yüzyılın başlarındaki acı olaylar yaşanmamış olsaydı, İstanbul’daki Ermeni toplumu doğal olarak dünyadaki en üretken, en verimli, en gelişmiş Ermeni cemaati
olacaktı.

4. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan kısa bir süre sonra, Ermeni toplumu Patrik 1. Mesrob Naroyan önderliğinde toparlanmaya çaba sarfettiyse de, gerçek anlamda istikrar, Devlet’le daha bir normalleşen ilişkiler, edebiyat ve kültür alanlarında yeni açılımlar Patrik 1. Karekin Haçaduryan’ın döneminde gerçekleşmeye başladı ve Patrik Şınork Kalustyan’ın döneminde de gelişti. Bir yandan İstanbul’lu Ermeniler batıya göç ederken, Anadolu’daki
Ermeniler ise İstanbul’a göç etmeye başladılar, dolayısıyle cemaatin dokusu yeni gelenlerle değişti. Toplumsal hayatımızın bazı alanları yeşerirken, özellikle dil ve edebiyat alanında bir gerileme dönemi başladı. Ancak Osmanlı’dan kalan cemaat kurumlarımızı yaşatmak için büyük hatta kahramanca
bir gayret sarfedildi. Bugün bu haliyle bile, İstanbul Ermenileri,
diasporadaki birçok cemaate örnek teşkil edebilecek durumdadır.

5. Değerli Konuklar, mutluluk ve keder, coşku ve hüzün, görkem ve sefalet, onur ve utanç dolu evreleriyle, doğru ve yanlışlarıyla, bu uzun tarih bizimdir. Her yönünden ibret almalı, bu ülkenin onurlu, çağdaş ve yasalara saygılı yurttaşları olarak bireysel ve toplumsal yaşamımıza devam ederken, kültürümüz ve manevi zenginliklerimizle de haklı bir gurur duymalıyız.

6. Üçüncü Binyıl’a girerken Türkiye büyük bir değişim sürecine girmiş bulunuyor. Daha çağdaş, daha hoşgörülü, daha demokratik, istikrarlı, barış ve huzur dolu yarınlar bu ülkede yaşayan her bir yurttaşın öncelikli amacı durumunda. Bu değişime Türkiye Ermenileri olarak ayak uydurmak zorundayız.Ruhani, kültürel, sosyal ve eğitim kurumlarımızın yeniden yapılanmaya, yeni
bir anlayışla, daha açık, daha verimli bir şekilde yönetilmeye ihtiyacı vardır. Kültür erozyonu hat safhaya dayanmadan, önlenmeli ve bu doğrultuda dayanışma içerisinde yeni atılımlar gerçekleştirilmelidir. Değişik nedenlerle bizlerden uzaklaşan sevdiklerimizi yeniden kazanmayı, onların toplumumuzun yaşamına tekrar katılımını sağlamayı ruhani veya sivil her
yönetici görev edinmelidir. Suni gündemler, boş çekişmeler, budalaca yarışlar reddedilmeli, yapıcı ve üretken yaklaşımlar desteklenmelidir. İlk hedef okullarımızın reformudur. Ermeni dilini, dinini, kültürünü öğretemeyen bir Ermeni azınlık okulu kavramı ısrarla reddedilmelidir. Çocuğunu yabancı okul veya kolejlere kayıt ettiren yönetici modeli kesinlikle benimsenmemelidir. Okullarımıza maddi kaynak yetiştirmekteki ustalığımızı, ne yazık ki eğitim sorunlarımıza çözüm üretme alanında gösteremiyoruz. Bu
konuda bir hayli geç kalındığını hatırlatmayı görev biliyorum. Böyle devam ettiği taktirde, bu topluma yazık olacaktır.

7. Görüldüğü gibi uzun ve görkemli bir tarih onurla kutlandığı gibi, bugünkü varisleri olan bizlerin omuzlarına da sorumluluklar yüklemektedir. 1998 yılının Kasım ayında asa tevdi töreninde, daha sonra Ağustos 1999 tarihli ilk patriklik genelgemde söylediğim gibi, ruhani alanda olduğu gibi, dil ve din eğitimi ile kültür alanlarında da Patrikliğim döneminde elimden gelen desteği vermeye devam edeceğim. Bir bütünmüş gibi değil, aksine her şeye rağmen bir bütün olma bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor. O zaman verdiğimiz hizmet kalıcı olacak, hayret verici gelişmelere ve başarılara hep birlikte imza atabileceğiz.

8. Bildiğiniz gibi bu yıl ayrıca Ermeni Kilisesinin Kral 3. Drtad tarafından resmen tanınmasının 1700. yıldönümünü kutluyoruz. Azizlerin deyimiyle Kilise halkımızın anasıdır. Kilisenin rahmi olan vaftiz havuzunda doğuyor, Rabbin Sofrası’nda Krisdos’un sevgi, barış ve adalet öğretileriyle besleniyor, ailelerimizi onun nurlu horanları önünde kuruyor, onun omuzunda teselli buluyor, onun kucağında mutlu oluyoruz. Tanrı Kilisemiz’i ve üyelerini ruhani yaşamlarında manen güçlendirsin, onun dört patriklik makamlarını,
Surp Eçmiyadzin’deki Başpatrikliğimiz olan Tüm Ermeniler Katolikosluğunu, Antilyas’taki Katolikosluğumuzu, Kudüs ve İstanbul Patrikliklerimizi ve tüm imanlı halkımızı korusun ve bereketlesin.

9. Bu duygularla, 1700. ve 540. yıldönümlerimiz vesilesiyle hepinizi Rabbimiz Hisus Krisdos’un sevgisiyle kucaklıyor, kutluyor, sağlık ve mutluluk diliyorum.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: