İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Cemaat Seçimi Kaybetti

Dün sabah saatlerinden seçim bitene kadar Bakırköy’de oylamayı takip ettim. HyeTert’e de ilk görüntüleri oradan ilettik. Görüşüm o ki bu seçimi maalesef kimse kazanmadı. 7000 kayıtlı kişi olduğu söylenen Bakırköy’de 1900 kişi oy kullanıyorsa, toplamda oy sayısı 11.000 geçemiyorsa ve de en önemlisi gençlik katılımı yok denecek kadar az ise, tüm katılan gruplar bu seçimi
kaybetti demektir. Bu tablodan anlaşılan o ki gruplar yeterli çalışmayı yapamamışlar.

Daha ne olsun bu da yeter diyenler olabilir. İstatisliklere göre Hastanemize cemaatin %8i gidiyormuş. Eh, bu orana göre düşünürsek bu oy oranı gayet iyi…

Bu oranların korkunçluğunu, yöneticilerin geçmişteki yanlış tutumları yüzünden cemaatin kurumlardan uzaklaşmasını bir örnekle perçinlemek isterim. Hafızam beni yanıltmıyor ise Badriyark seçiminde 17.000 oy kullanılmıştı. Oy verme yaşı da 18 değildi. Bu seçimlerde yukardaki kıstasları gözönüne alırsak 20.000 seçmenin oy kullanması gayet normal idi. Aklı başında düşünenlerin de en büyük isteği bu idi. Bulunduğu listeden pek hoşlanmasa da, grup anlayışı içinde Cezo Taş’ı destekleyen ve çalışan Ervan Toparlak’ın oylama süresince defalarca
söylediği “kim kazanırsa kazansın ama katılımın 20.000 geçmesi en büyük dileğim” sözüne katılmamak mümkün değil. Umarım bugün seçilenler bu tabloyu görür ve bu güne kadar yaptıkları yalnışları yapmazlar.

“Biz olmazsak parerarlar para vermez” diye tağlarda propaganda yapanlar asıl tehlikeyi görürler. Eğer görmez iseler onlara bir tavsiyem var nasılsa iki seçim sonra oralar kimsenin umurunda olmayacak. O nedenle şimdiden yavaş yavaş yeni bir isim bulsunlar. Siz de hak verirsiniz ki toplumuyla ilişkisi olmayan bir yere “askayin” bir isim yakışmaz.

Sonuç olarak şu an azınlığın görevlendirdiği yönetimler, tüm
grupları kucaklayacak projeler geliştirin. Gençlere ulaşmanın yollarını deneyin. Biz olmasak bu işler yürümez düşüncesinden kurtulun, çünkü bunun iflas ettiği kurumların durumundan belli… Eğitimsiz, mesleğinde gerilemiş kalabalıklardan kurtulup, yenileri bulup yetiştirmeye yönelik yatırımlar yapın. Boya badanadan önce kültüre ve bilgiye yatırım yapın.

Seçimlerden önce tüm gruplar bu konularda sözler verdiler. Şu anda muhalif duruma düşen gruplar bunların takipçisi olur mu bilemem. Ben hem takipçisi hem de yardımcısı olmaları gerektiğini düşünüyorum. Fakat bizler toplumun düşünürleri olarak kurumlarımızın takipçisi olarak çarpıklıklarını yazmak, eleştirmek, doğruları göstermek, doğru uygulamaları da topluma iletmek en büyük görevimiz. Bizlerin de bugüne kadar bu görevi tam
anlamı ile yerine getirdiğimize inanmıyorum. Artık bu telekominikasyon çağında yönetimler üstü bizlerin de görevini daha ciddi olarak onun darılacağını bunun güceneceğini düşünmeden yapmamız gerekir.

Toplum olarak kaybettiğimiz bu seçimlerin cemaatimize ve
geleceğimize hayırlı olması dileklerimle.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: